30 Ocak 1990'da komünist rejim yıkılarak demokratik sisteme geçildi.In questo modo, 70 anni di regime comunista vennero portati a termine.
Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır.I riflessi endocrini sono quelli che riguardano il sistema endocrino.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Chiunque vi può partecipare.
Kontinü sisteme, tam otomatik sistem denir.L'intero sistema è completamente automatizzato.
Ancak, bu yöntemi kullanan sistemelere kablosuz bağlanan kullanıcılar için verim yarıya iner.Sistemi di questo genere hanno tuttavia costi proibitivi per l'utente medio.
El Fren Kolu Havalı Fren sisteminde el freni de pnematik sisteme entegre edilmiştir.A richiesta era disponibile il sistema di antibloccaggio dei freni ABS.
Toplumların hepsi aynı sisteme sahip değildir.Не все муравьи имеют одинаковый вид общества.
Türkmenistan çok partili sisteme sahiptir.Швейцария имеет многопартийную систему.
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Россия вопиет против этого беззакония.
Ordusunun hacmine çok güvenen Rusya bile şu anda bu sisteme yönelmektedir.И то, что сейчас он взят на вооружение в России, очень опасно.
Bu sisteme en uygun dizim, Gantt'ın oluşturduğu çizelgedir.Таким инструментом и является диаграмма Гантта.
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.Вероятно, при создании объекта контроль осуществлялся отсюда.
Nisan 2017'de sınıflandırma 3 aşamalı bir system, mevcut 4 aşamalı bir sisteme uzatıldı.وفي أبريل 2017 تم استبدال نظام التصنيف المكون من ثلاث مراحل إلى نظام الأربع مراحل الحالي.
Toplumların hepsi aynı sisteme sahip değildir.جميع المجتمعات لديها الحضارة ذاتها.
Oyun ayrıca "Aşk ve Nefret" adlı bir sisteme sahip olacak.هناك عرض أصوات أيضاً ويسمي"الانتحاب".
Türkmenistan çok partili sisteme sahiptir.جمهورية التشيك لديها نظام متعدد الأحزاب.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.فكان للجميع مساهمتهم.
Eğitim taşımalı sisteme göre Saçmalıpınar merkez ilköğüretim okulunda yapılmaktadır.أنه شديد الكلام لدرجة السخافة وهو القلب النابض في المدرسة.
Aynı gün, Donetsk Halk Cumhuriyeti (tweeti silene kadar) böyle bir sisteme sahip olduklarını iddia ettiler.Nesse mesmo dia, a República Popular de Donetsk reivindica a posse desse sistema em um tweet deletado.
Duyarlılık genelde görünür sisteme ve kullanılan dedektörler ile filtrelere bağlıdır.A sensibilidade normalmente depende do sistema óptico, detectores e filtros utilizados.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Qualquer pessoa pode contribuir.
Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır.Endocrinopatias são doenças que afetam o sistema endócrino.
Türkmenistan çok partili sisteme sahiptir.O país possui um sistema multipartidário.
Elektronik sisteme girmekte zorlanınca kendi pusulamı verdim." açıklamasını yaptı."Quando eu chego à NHL, tenho de vender meu nome", explicava.
Bu eko sisteme insani müdahalelerin sonucudur.Esse caminho duplo é o resultado da ação humana.
Yani bir sistemin sadece madde veya enerji giriş-çıkışı bilinse dahi bu sisteme uygulanabilirler.Um mecanismo destes, isoladamente, levaria à exaustão ou esgotamento energético do sistema.
Destek protokolleri sisteme servis sağlar.Ajuda - chamar o sistema de ajuda.
Ardından devlet memuru olarak görev almış ve bu dönemde demokratik sisteme geçişe tanık olmuştur.Durante esse período chegou a assumir o governo do Estado, durante viagem do então intervento estadual.
Maksimum 112 bayt yük taşıyan keyfi paketlerin, sisteme nasıl enjekte edileceğini göstermişlerdir.Os gráficos de 128 bits do console adicionavam detalhes aos circuitos.
Baştan çıkan Von Bohm işin ucunu bırakır ve sisteme teslim olur, sonunda da Lola'yla evlenirler.Von Bohm raakt geleidelijk zelf verwikkeld in het systeem door met Lola te trouwen.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Iedereen kan een bijdrage leveren aan de code.
Türkmenistan çok partili sisteme sahiptir.Mozambique heeft een meerpartijenstelsel.
Toplumların hepsi aynı sisteme sahip değildir.Niet iedere kerk heeft eenzelfde statuut.
Almanya, Locarno Antlaşması ile yeniden dışlanmış olduğu uluslararası sisteme dahil edilmiştir.7 - Duitsland bezet, in strijd met het Verdrag van Locarno, het Rijnland.
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Rusland protesteert fel.
Çalışmalar ilerleyince ilk deneme sistemi kurulmuş ve 1974 yılında bu sisteme ilk ev bağlanmıştır.Wkrótce opracowano eksperymentalny system, do którego w 1974 podłączono pierwszy dom.
Bu yüzden de EPF Ajanlığı denilen yeni bir sisteme geçilmiştir.W ten sposób została utworzona nazwa rodzajowa Eustreptospondylus.
Bu sisteme İngiltere'de "Kapsamlı Okul (Comprehensive Okul)" denilmektedir.W Wielkiej Brytanii istnieje tzw. „angielska szkoła etnologiczna”.
Bir kötü amaçlı yazılım sisteme bulaştıktan sonra amacına gerçekleştirmek üzere çalışır.Przełamując poczucie strachu, osiągają swój cel.
Tutarlı bir sisteme sahiptir.Utrzymywał solidny porządek.
Bu işlem yalnızca, sisteme root olarak giriş yapıldığı takdirde gerçekleştirilebilir.Polecenie to można wykonać tylko jako root.
2009 başında, sitede listenen ürünler için uzman yorumları sisteme dahil edildi.W 2015 roku oferta firmy została wzbogacona m.in. o produkty z kategorii smart.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Alla kan delta.
Sisteme üye bankalar belli likidite ve rezerv şartları yerine getirmek zorundadırlar.Till exempel måste banker enligt lag upprätthålla en viss soliditet och likviditet.
Vikipedi'nin kendisi bu tip karmaşık bir sisteme örnek verilebilir.Wikipedia själv förbjuder denna typ av fusk.
Almanya, Locarno Antlaşması ile yeniden dışlanmış olduğu uluslararası sisteme dahil edilmiştir.En tysk remilitarisering av Rhenlandet stred både mot Versaillesfördraget och Locarnofördraget.
Toplumların hepsi aynı sisteme sahip değildir.Inte alla anteckningar har samma struktur.
Politik komiserlerin ve teknik sınıfların rütbeleride bu sisteme göre değişti.Den politiska stilen hos kommissionens ordförande och i övriga kollegiet har förändrats över tiden.
Bunun esaslarından biri de bütün deney sonuçlarının ve cihazın etkilerinin de sisteme dahil edilmesidir.Detta har bland annat berört testets struktur och resultatens reliabilitet.
Bu sisteme uygun olarak, 1829 yılında kurulan Doğu Eyalet Hapishanesi ilk olma özelliğini taşır.Första fängelse byggt efter systemet var Eastern State Penitentiary, som stod färdigt 1829.
Fazlalıkları ekleyerek mesela son 64 bitin tekrarıyla sisteme tek bir kök ürettirilebilir.Наприклад, при додаванні надмірності, повторення останніх 64 біта, можна зробити корінь єдиним.
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Росія категорично заперечує такий підхід.
Luhmann gözlemciyi gerçekliğin entegral bir parçası olarak sisteme dâhil etmektedir.Вільгельм Стейніц розглядав атаку як засіб реалізації досягнутої переваги.
Yeni Sisteme Geçişte Neler İzlenmeli?.Що потрібно покращити в наступному?
Kuruluşundaki amaç Yerlileri sisteme alıştırmaktı.При цьому намагався впорядкувати питання власності індіанців.
11 yıl içinde tüm pasaportlar yeni sisteme geçirilecekti.Наступні паспорти могли видаватися вже з терміном дії в 10 років.
Yeni teknolojiler ve donanımlar sisteme kolayca entegre edilebilir.Nové technologie a hardware lze snadno integrovat do systému.
1997 yılında sürüm 7.6 sürümü ile Apple resmen işletim sisteme "Mac OS" adını verdi.Po vydání verze 7.6 v roce 1997 Apple oficiálně přejmenoval operační systém na Mac OS.
Yeni Sisteme Geçişte Neler İzlenmeli?.Jak je přenesu do jiného systému?
Bu sisteme göre imparatorluk idarî açıdan iki kısma ayrılıyor ve her birinde iki augustus hâkim oluyordu.V rámci něho byla říše fakticky rozdělena na dvě části, spravované dvěma císaři (augusti).