Mary çok sinirli olduğu için oyundan önce kustu.Mary threw up before the play because she was so nervous.
Tom sinirli olarak güldü.Tom chuckled nervously.
Biz çok, çok sinirliyiz.We're very, very angry.
Tom benim olduğum kadar sinirliydi.Tom was as nervous as I was.
Tom'un etrafında sinirli değilim.I'm not nervous around Tom.
Biz hâlâ sinirliyiz.We're still nervous.
Sen gerçekten sinirli görünüyorsun.You look really nervous.
O son derece sinirli, asla sakin değil.She's terribly nervous, never calm.
Bu konuda sinirli olmama izin ver.Let me be nervous about this.
O sinirli görünüyordu.She sounded irritated.
Tom sinirli ve heyecanlı.Tom is nervous and excited.
Düğün provasında, konuşmak için neredeyse çok sinirliydi.During the wedding rehearsal, he was almost too nervous to speak.
Gerçekten kızgın ve sinirliyim.I'm really angry and frustrated.
O açıkça seni sinirli yaptı.It's clearly made you angry.
Bu kitabın içerikleri zayıf sinirli insanlar için uygun değildir.The contents of this book are not suitable for people with weak nerves.
Tom bu konuda sinirli mi?Is Tom nervous about that?
Tom gerçekten sinirliydi.Tom was real nervous.
Ben sinirli olduğumda gülmek eğiliminde olurum.I tend to laugh when I'm nervous.
Tom gittikçe daha sinirli hale geldi.Tom became more and more angry.
Tom'un oldukça sinirli göründüğünü düşündüm.I thought Tom looked pretty mad.
Tom sinirli göründüğümü söyledi.Tom said I looked annoyed.
Ben sadece sinirliydim.I was just nervous.
Oldukça sinirlisin.You have quite a temper.
Sinirli olmalısın.You should be nervous.
Çok sinirli görünüyorsun.You look very nervous.
Çok sinirli hissettim.I felt very nervous.
Beni affet! Ben yorgunum ve sinirliyim.Forgive me! I'm tired and irritable.
Leyla neden bu kadar sinirli?Why is Layla so upset?
Leyla o zaman çok sinirliydi.Layla was very nervous at the time.
Tom o oluyorken çok sinirliydi.Tom was very nervous when that was happening.
Tom sinirli hissetti.Tom felt nervous.
Mary çok sinirlidir ve sık sık tepesi atar.Mary's very short-tempered, and often throws a wobbly.
Sinirli olduğun için seni suçlamıyorum.I don't blame you for being mad.
Sinirlisin, değil mi?You're annoyed, aren't you?
Tom bana sinirli olduğunu söyledi.Tom told me that he's nervous.
Tom Mary'nin muhtemelen hâlâ sinirli olduğunu söyledi.Tom said Mary is probably still nervous.
Tom Mary'nin muhtemelen sinirli olacağını söyledi.Tom said Mary was likely to be nervous.
Tom Mary'nin sinirli olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be nervous.
Tom Mary'nin bu kadar sinirli olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know why Mary was so upset.
Tom muhtemelen sinirli olacak.Tom is likely to be nervous.
Tom, Mary'nin sinirli göründüğünü düşünmemişti.Tom didn't think Mary looked nervous.
Tom sinirli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't nervous.
Tom çok sinirli görünmüyordu.Tom didn't seem too upset.
Tom Mary'nin sinirli olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is nervous.
Tom Mary'nin sinirli olmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be nervous.
Ben sinirli hissediyordum.I was feeling nervous.
Biraz sinirli hissettim.I felt a bit nervous.
Tom Mary'nin sinirli olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't nervous.
Tom Mary'nin sinirli olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is nervous.
Tom sinirli olacak.Tom will be nervous.
Tom Mary'nin sinirli olduğunu söyledi.Tom said Mary was nervous.
Tom'un bu kadar sinirli olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so nervous.
Sen sinirli gibi görünüyordun.You looked like you were irritated.
Tom kızgın olmaktan daha sinirli görünüyordu.Tom seemed more annoyed than angry.
Sinirli gibi görünüyorsun.You look like you're irritated.
Tom biraz sinirli görünüyordu.Tom seemed a little nervous.
Hâlâ sinirli misin?Are you still nervous?
Ne Tom ne de Mary sinirliydi.Neither Tom nor Mary was nervous.
Tom hâlâ sinirli.Tom is still nervous.
Tom, Mary'nin bunu yaparken sinirli göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary looked nervous doing that.