Sinirlisin. Tamam, anlayabiliyorum.- Βλέπω ότι είσαι τσαντισμένος.
Sinirlisin. Tamam, anlayabiliyorum..אעשה זאת עוד לעולם
Sinirlisin. Tamam, anlayabiliyorum.أنت غاضب صحيح أرى ذلك
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Acestei țări cultura...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Adott ország kultúrájának...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Cultura daquele país...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Dieses Landes Kultur...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!- Kebaikan ... kamar terpisah sampai kamu lulus, oke? aku sangat marah!
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!- Kebaikan ... kamar terpisah sampai kamu lulus, oke? aku sangat marah!
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Kultura tego kraju...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Landets kultur...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Maan kulttuuria...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Tejto krajiny kultúra...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Této země kultura...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Τον πολιτισμό αυτής της χώρας...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!Культурою цієї країни...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!התרבות של אותה המדינה...
- Tanrım... Mezun olana kadar ayrı odalardasınız tamam mı? Çok sinirliyim!تلك ثقافة البلاد
Tanrı serbest kalan günahlar için sinirliydi.죄를 씻은 인드라는 기뻐서 날뛰었고,
Tanrı serbest kalan günahlar için sinirliydi.האל ניקה את כפיו,
Tanrı serbest kalan günahlar için sinirliydi.وأن إلهاً قد نجى من العقاب
Tanrı serbest kalan günahlar için sinirliydi.満たされたことに怒りました
Ve böylece öldürülen at... ...ortaya çıktı. Tanrı serbest kalan günahlar için sinirliydi.E il risultato fu che un cavallo venne ucciso, un uomo fu assolto dai suoi peccati,
Ve böylece öldürülen at... ...ortaya çıktı. Tanrı serbest kalan günahlar için sinirliydi.Так оно и произошло, лошадь была убита, богу отпустили грехи,
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiDepois, o cirurgião assinalou, muito zangado: "Porque é que isto acontece?
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiDopo di che il chirurgo ha aggiunto, con molta rabbia,
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiJak gniewnie zauważył chirurg:
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi ki그리고 그 수석의사는 격분하며 "서로를 향해 총을 겨누던 남북전쟁 때
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiUnd dann meinte der Chirurg, sehr verärgert:
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiТогава хирургът отбеляза, с доста гняв, той каза:
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiואז המנתח ציין, בהרבה זעם, הוא אמר, "עוד בסוף מלחמת האזרחים
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi kiوأشار الجراح بغضب شديد وقال: " لماذا عند انتهاء الحرب الأهلية
Ve sonra cerrah sinirli bir sekilde su noktaya degindi dedi ki「南北戦争のときにはマスケット銃で戦い 兵士が腕を失ったら
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Ahogy közeledtünk, dühös tömeg támadt a kocsijainkra és kövekkel dobálták, emberek százai mindenfelől.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Când ne-am apropiat, oamenii furioși ne-au atacat mașinile și sute de oameni au aruncat cu pietre.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Khi chúng tôi tới gần, những đám đông giận giữ tấn công xe chúng tôi và ném đá, bởi hàng trăm người.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.우리가 근처에 다 다랐을 때, 분노한 사람들은 우리 트럭에 공격을 가했고 그 주위에 있는 수 백명의 사람들이 돌을 던졌습니다.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Toen we naderden, vielen woedende menigten onze auto's aan en honderden mensen gooiden stenen van overal.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.С приближаването ни разярени тълпи атакуваха камионите ни и ги обградиха, със стотици хора навсякъде.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.כשהתקרבנו, המון זועם תקף את המשאיות שלנו ומאות אנשים בכל הסביבה יידו אבנים עליהם.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.عند إقترابنا ، هاجمت جموع غاضبة شاحناتنا والقى عليهم الحجارة ، من قبل مئات من الأشخاص من كل المكان.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.消防車に向かって石を投げたり襲いかかりました 暴徒に襲撃され
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.Mein Leben,dass ich bis jetzt gelebt habe, ich denke, dass ich die wütendste letztes Jahr war.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.När jag tänker hur jag levt tills nu, så tror jag att jag var argast sista året.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.Từ đây tôi sẽ sống cho cuộc đời mình, tôi nghĩ năm ngoái tôi là người nóng giận nhất.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.Vivre ma vie jusqu'à maintenant, je crois que j'étais le plus furieux l'an dernier.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.Za celý môj život, som bol najnervóznejší minulý rok.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.Σε όλη μου τη ζωή μέχρι τώρα, νομίζω πως ήμουν πιό θυμωμένος το τελευταίο χρόνο.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.За всю свою жизнь до сих пор, кажется, больше всего я злился в прошедшем году.
Yaşamımı düşününce, Sanırım en sinirli yılım buydu.За целия ми живот до сега, най-много съм се вбесявал през изтеклата година.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Bola som zrazená k zemi, bola som zlomená, a bola som nahnevaná.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Byla jsem na dně, zlomená a měla jsem vztek.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.E eu estava no chão, despedaçada, e estava chateada.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Elestem, összetörtem, és mérges voltam.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Ero a terra, ero distrutta ed ero arrabbiata.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Et j'étais à terre, et j'étais brisée, et j'étais en colère.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Ich war am Boden, ich war zerbrochen, und ich war wütend.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.Ik was onderuit gegaan, ik was geradbraakt en ik was woedend.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim.전 어안이 벙벙해졌고 무너졌어요 또 화가 났었어요.
Yerdeydim, çökmüştüm, ve sinirliydim. Ne yapacağımı bilmiyordum.Και ήμουν στο πάτωμα, είχα σπάσει, και ήμουν θυμωμένη. και δεν ήξερα τι να κάνω.