Ana içeriğe geç
Sözlük

sinirler ile cümle

sinirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Müzik onun sinirlerini sakinleştirdi.Music has settled her nerves.
Tom'un konuşma şekli benim sinirlerimi bozuyor.Tom's way of speaking gets on my nerves.
Tom'un konuşma şekli sinirlerime dokundu.Tom's way of speaking got on my nerves.
Gürültü sinirlerimi bozuyor.The noise gets on my nerves.
Birbirimizin sinirlerini bozmuyor musunuz?Don't you get on each other's nerves?
Karımın sürekli dırdırı gerçekten sinirlerimi bozuyor.My wife's constant nagging really gets on my nerves.
Keşke şu gürültü dursa. Sinirlerimi bozuyor.I wish that noise would stop. It gets on my nerves.
O, sinirlerimi bozuyor.It is getting on my nerves.
Onun davranışı gerçekten sinirlerimi bozdu.His behavior really got on my nerves.
Onun konuşma tarzı benim sinirlerimi bozuyor.Her manner of speaking gets on my nerves.
Davranışı gerçekten sinirlerimi bozdu.Her behavior really got on my nerves.
Onun konuşma şekli sinirlerimi bozdu.Her way of talking got on my nerves.
O, gerçekten sinirlerimi bozuyor.It really gets on my nerves.
3 yaşındaki çocuğum harbiden sinirlerimi hoplatıyor.My 3-year-old is really getting on my nerves.
Tom'un konuşma şekli sinirlerime dokunuyor.Tom's way of talking gets on my nerves.
Tom gerçekten sinirlerimi bozuyor.Tom really gets on my nerves.
Mary sinirlerime dokunuyor.Mary is getting on my nerves.
Senin sinirlerin bozulmuş.You're a nervous wreck.
Ben sinirlerini germek istiyorum.I want to strain your nerves.
Sinirlerinizi yatıştırın.Calm your nerves down.
Sinirlerinizi sakinleştirin.Calm your nerves.
Tom'un giderek sinirleri bozuluyor.Tom is growing frustrated.
Tom çelikten sinirlere sahip olmalı.Tom must have nerves of steel.
Bu sinirlerimi bozuyor.This is getting on my nerves.
Tom benim sinirlerimi bozuyor.Tom is getting on my nerves.
O müzik sinirlerimi gıcık ediyor.That music is grating on my nerves.
Biz geldiğimizden beri Tom'un sinirleri bozuldu.Tom has been a nervous wreck ever since we arrived.
Bir kadeh şarabın sinirlerimi sakinleştirmeme yardımcı olacağını düşünüyorum.I think a glass of wine would help me calm my nerves.
Gürültü sinirlerimi bozdu.The noise got on my nerves.
Bu sinirlerimi bozdu.It got on my nerves.
Onun konuşma biçimi sinirlerimi zıplatıyor.The way she speaks gets on my nerves.
Sen sinirlerimi bozuyorsun.You get on my nerves!
Fadıl sinirlerini rahatlatmak için duş aldı.Fadil took a shower to calm his nerves down.
Tom bazen sinirlerimi bozar.Tom sometimes gets on my nerves.
Lütfen musluğu kapatın. Damlama sinirlerimi bozuyor.Please turn off the tap. The dripping gets on my nerves.
Tom sinirlerine hâkim olamıyor.Tom can't seem to control his anger.
Sami sinirlerimi tepeme çıkarıyordu.Sami was annoying the fuck out of me.
Sami sinirlerimi zıplatıyordu.Sami was annoying the fuck out of me.
Müzik onun sinirlerini yatıştırdı.Music has settled her nerves.
Her bir segmentte bir çift duyu ve motor sinirleri bulunur.With each segment, there is a pair of sensory and motor nerves.
Kan damarları normal sinir fonksiyonuna, sinirler ise yeterli kan akışına bağlıdır.Blood vessels depend on normal nerve function, and nerves depend on adequate blood flow.
1a iğ getiren sinirler, 1a inhibitör nöronları aktive eder.1a spindle afferents activate 1a inhibitory neuron.
Pericardiacophrenica'dır arterler ve venler kendi frenik sinirler ile seyahat.The pericardiacophrenic arteries and veins travel with their respective phrenic nerves.
Sağ ekstremitenin alt bölümündeki sinirlerin posterior (arkadan) görünüşü.Nerves of the right lower extremity Posterior view.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.In them are contained numerous arteries and nerves.
MAC-2'nin dejenerasyonlu sinirlerdeki etkileri daha çok miyelin fagositozunda görülür.Furthermore, the effects of MAC-2 in degenerating nerves are associated with myelin phagocytosis.
Sinirler gerildikçe ayaklananlar arasında alkol tüketimi de arttı.As the tensions grew, so did the consumption of alcohol among the instigators.
Ahali Prens'e büyük tezahürat yapmaya başlarlar ve bu da Turandot'un sinirlerini ayağa kaldırır.The crowd cheers the Prince, provoking Turandot's anger.
Bu iş insanların çelik gibi sinirlerinin olması gerektiriyordu.He told us that steel needs to feel like steel.
Schmitt'in çalışması kalamar sinirlerdeki, darbe yayılmasının doğrudan bir sonucuydu.It was a direct result of Schmitt's study of the neural impulse propagation in squid nerves.
Ağrısızdır, çünkü bütün sinirler zarar görmüştür.The operation was botched, causing nerve damage.
Bu sinirleri dimağ, murdar ilik yardımiyle besler.""정다빈 등 아역스타 불우이웃돕기 나서".
Bu hasar etkilenen sinirlerde sinyallerin iletimini bozar.This damage impairs the conduction of signals in the affected nerves.
Duman ve haykırışlar bozmaya yeterliydi çelikten sinirleri.The smoke and shouting were enough to shake nerves of steel.
Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar. JA:JA:
Onun sinirleri aldıkları şok kurtarmak için başladı.Her nerves began to recover from the shock they had received.
Yani hala, Henfrey sinirleri var.So still, it got on Henfrey's nerves.
"Senin sinirlerin üzgün olduğunu.""Your nerves is all upset."
Duman ve bağırmaya çelik sinirleri sarsmaya yetti.The smoke and shouting were enough to shake nerves of steel.
Uyarıyı alanlar sinirlerin kendileridir.And the nerves themselves are the ones who are receiving input.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod