sinema ile cümle
sinema kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İran Yeni Dalgası veya İranlı Yeni Dalga (İngilizce: Iranian New Wave), İran sinemasındaki bir akımın adıdır.La Nouvelle Vague iranienne (موج نوی سینمای ایران) est un mouvement du cinéma iranien.
Osmanlı'nın sinemayla tanışması ilk kez 1895 yılında gerçekleşmiştir.Le Chemin de fer au cinéma est apparu pour la première fois en 1895.
Özön, sinema tekniği ile ilgili terimlerin de mümkün olduğunca Öztürkçelerini kullanmayı seçmişti.Ils doivent ensuite donner au séminariste les moyens de choisir sa vocation le plus librement possible.
Sinema yönetmenliğine 1944'te başladı.Il débute au cinéma en 1944.
Sinemada sahne, yazarı rahatlatan "vurgu" olarak adlandırılır.Retrospectivement, le cinéaste le regardera comme « son préféré ».
Kavur'un sinemasal kariyeri bu filmden sonra duraklamıştır.Siegel arrête sa prolifique carrière après ce film.
What a Lovely War adlı sinema filminde küçük bir rolle başladı.Elle tient un petit rôle dans le film Love Actually.
Şan Sineması’nda iki haftada bir Pazar günleri konser vermeyi on yıl boyunca sürdürdü.Elle a également organisé pendant plus de 20 ans les Samedi cinéma.
1984'te tiyatro ve sinema oyunculuğuna başladı.Il débute au cinéma et à la télévision en 1984.
1981 yılında sinemayı bıraktı.Il se retire du cinéma en 1983.
Sinema - Aylık dergi.Feasta - un magazine mensuel.
Ateşdağlı, 1985 yapımı sinema film.Cahiers du cinéma 1985.
1995'te çıkan Clear and Present Danger filminin Laserdisc versiyonu Dolby Digitalin ilk ev sineması örneğidir.Le premier film Home theater compatible Dolby digital a été Danger immédiat au format Laserdisc en 1995.
Disney'in sinema filmi Alaaddin'in devamı olarak çekilmiştir.Historiquement la société Disney est issue du monde du cinéma.
Sinema kariyerinden önce profesyonel futbol oyuncusuydu.Il a travaillé comme journaliste sportif avant d'entreprendre sa carrière cinématographique.
IMDb Sayfasi SinemaTürk SayfasiGlossaire du cinéma l’optique
1977) Tiyatro ve sinema oyuncusu.1977 : La femme et le cinéma.
My Best Friend's Birthday, (1987) Quentin Tarantino'nun sinema yaşamındaki ilk yönetmenlik denemesidir.My Best Friend's Birthday est un film américain inachevé de Quentin Tarantino tourné en 1987.
Animeler, genelde mangaların televizyona ya da sinemaya uyarlanmasıdır.Les lignes originales des Lotus leur ont souvent valu d'être utilisées au cinéma ou à la télévision.
Halen Tiyatro İstanbul kadrosunda olup, sinema ve dizi filmlerde rol alıyor.Toujours à Daegu, il se consacre au théâtre, écrivant et montant des pièces.
Bir Kadın Bir Hayat, 1985 çıkışlı sinema filmi.Goodbye Charlie, un téléfilm de 1985.
Daha sonra sinema fimleri çekti.Il a par la suite réalisé 7 films.
2016 IMDb'de Çırak SinemaTürk'te ÇırakLa sortie de ce film est prévue pour 2016, selon IMDB.
1990 yılında İstanbul’a yerleşecek ve sinema alanında eserler verecekti.En 1990, elle gagne la Californie pour percer dans le cinéma.
Deneysel sinemanın ilk örneği kabul edilmektedir.Le premier projecteur de film est acheté.
Burada Paris Yüksek Sinema Enstitüsü 'nü (Institut des Hautes Etudes Cinématographiques - IDHEC) bitirdi.Il entre par la suite à l'Institut des hautes études cinématographiques (IDHEC).
Alman film aktörü ve sinema sanatçısı.Actrice dans le cinéma allemand.
Sinemadan iş gelmemesi maddi gücünü ciddi anlamda zayıflattı.Par conséquent, à l'arrivée au sol, l'énergie cinétique n'est pas diminuée.
Metriksizm, sinema filmi Matrix'den esinlenerek kurulmuş bir dindir.Concept car de Lexus créé pour le film.
Üstelik bu film sinemaya sesin gelmesinden sonra çekilen ilk sesli filmlerden biriydi..C'est aussi le film le plus piraté avant sa sortie en salle.
"Futbol ve Sinema".“Arts et cinéma”.
Neden insanlar sinemaya gidiyor?¿Por qué la gente va al cine?
İnsanlar neden sinemaya gidiyorlar?¿Por qué la gente va al cine?
Ben sinemaya gitmeyi severim.Me encanta ir al cine.
Erkek kardeşimle sinemaya gittim.Fui al cine con mi hermano.
Buraya yakın hiç sinema var mı?¿Hay algún cine cerca de aquí?
Ben sinemadaydım.Estaba en el cine.
Arkadaşlarım bensiz sinemaya gitti.Mis amigos se fueron al cine sin mí.
Canım sinemaya gitmek istiyor.Tengo ganas de ir al cine.
Ayda bir kez sinemaya giderim.Voy al cine una vez al mes.
Evde kalmayı sinemaya gitmeye tercih ederim.Prefiero quedarme en casa a ir al cine.
Tom babasına sinemaya gidip gidemeyeceğini sordu.Tom le preguntó a su padre si podía ir al cine.
Sinema salonu doluydu.La sala de cine estaba repleta.
Yarın gece sinemaya gitmek ister misin?¿Te gustaría ir por una película mañana en la noche?
Ben sık sık babamla birlikte sinemaya gittim.A menudo iba al cine con mi padre.
Biz sinemaya gidiyoruz. Bizimle gel.Vamos al cine. Ven con nosotros.
Tom her hafta sinemaya gitti.Tom iba al cine cada semana.
Sinema bir endüstridir.El cine es una industria.
Sinemaya gidecek misin?¿Vas a ir al cine?
O, onunla sık sık sinemaya gider.Ella va al cine con él a menudo.
Deneyeceğim ama sinemaya gelip gelemeyeceğimden emin değilim.Lo intentaré, pero no estoy seguro de si podré venir al cine o no.
Bu gece sinemaya gitmeye ne dersin?¿Qué te parece ir al cine esta noche?
O, nadiren sinemalara gider.Ella rara vez va al cine.
Bu gece sinemaya gidebilir miyim?¿Puedo ir al cine esta noche?
O beni sinemaya götürmeye söz verdi.Me prometió llevarme al cine.
Ben sinemaya gitmek istiyorum.Quiero ir al cine.
Dün sinemaya gittim.Ayer, fui al cine.
Sinemaya gitmek ister misiniz?¿Queréis ir al cine?
Sinemaya gitmesi için onu davet ettim.Le invité a ir al cine.
Bu gece sinemaya gidiyor musun?¿Esta noche vas al cine?