Bu bana yiyecekleri sindirmek yardımcı olur.הם עוזרים לעיכול המזון שלנו
Bu bana yiyecekleri sindirmek yardımcı olur.انها تساعدني على هضم الطعام
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Bea asta. Este suc de prune. Te va ajuta la digestie.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Bevi questo. E' succo di prugne. Digerirai molto bene.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Bois ça. C'est du jus de prune. Ça facilite la digestion.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Drick den här. Det är plommon juice. Du kommer å smälta maten bättre.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Drink dit. Het is pruimensap. Je gaat er goed van verteren.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Minum ini. Ini jus plum. Ini bagus untuk percernaan.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Popij tole. Slivov sok. Pomaga pri prebavi.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Trink das. Es ist Pflaumensaft. Damit kannst du gut verdauen.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Uống cái này đi. Là nước mận đấy. Sẽ giúp cậu tiêu hóa tốt.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Πιες αυτό. Ειναι χυμός δαμάσκηνου. Για να χωνέψεις καλά.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.Выпей. Это сливовый сок. Будет приятней переваривать.
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin..שתי את זה. זה מיץ שזיפים. זה יעזור לך לעכל את האוכל
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin..اشربي هذا، إنه عصير خوخ، اشربيه وسوف ينهضم الطعام بشكل جيد
Bunu iç,Bu erik suyu.Güzelce sindirmelisin.ジュングはホントにすごいわね
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.자연히 소들은 그런 곡식들을 소화해 내는데 어려움을 겪었지만 생산자에게 그건 문제되는 일이 아니였습니다.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Majú problémy tieto zrná tráviť, samozrejme, ale to nebol problém pre producentov.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Naturalmente avevano problemi a digerirli, ma questo non costituiva un problema per gli allevatori.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Ne eivät tietenkään sulata hyvin niitä, mutta se ei ollut ongelma.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Normal ca au avut porobleme in a digera cerealele, dar asta nu era o problema pentru producatori.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Oczywiście miało problemy z trawieniem ziaren, ale dla producentów nie było to problemem.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Por supuesto tienen problemas digiriendo esos cereales, pero eso no era un problema para los criadores.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Samozřejmě, že má problémy strávit tyhle oblininy, ale to výrobci nepovažovali za problém.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Természetesen ezeket a magvakat nehezen emésztik, de ez nem jelentett problémát a tenyésztőknek.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Und obwohl die Tiere Probleme hatten, dieses Futter zu verdauen, war das kein Problem für die Züchter.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Ze kregen problemen met het verteren, natuurlijk, maar dat was geen probleem voor de producenten.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Δυσκολεύονται να χωνέψουν αυτούς τους καρπούς, φυσικά, αλλά αυτό δεν ήταν πρόβλημα για τους παραγωγούς.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Конечно, им было трудно переваривать эти зерновые. Но для производителя это не было проблемой.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.Те имат трудности да храносмилат тези зърна, разбира се, но това не беше проблем за производителите.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.יש להם בעיה לעכל את הדגנים הללו, כמובן, אבל זו לא היתה בעיה ליצרנים.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.ولدى الماشية مشكلة في هضم هذه الحبوب بالطبع، لكن هذه لم تكن مشكلة للمنتجين.
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.これは生産者達にとっての問題じゃないもの 新しい薬で動物を健康にさせていた
Bu tahıllara sindirmekte zorluk yaşıyorlardı, ama tabii ki, bu üretici için bir problem değildi.啲牛當然消化唔到啲穀物 但呢啲唔係生產者嘅間題
Çimeni sindirmeleri mısırdan daha mı kolay?È più facile per loro a digerire erba piuttosto del mais?
DNA'yı sindirmesini engelliyordu.막는 것으로 밝혀졌습니다.
DNA'yı sindirmesini engelliyordu.ומנע מהאנזים לעכל את ה DNA.
DNA'yı sindirmesini engelliyordu.من هضم الـ DNA.
DNA'yı sindirmesini engelliyordu.つまり イースト菌から染色体を取り出し
Eğer bunu gerçekten anlarsanız, bugünkü değer konusunu gerçekten sindirmeye başlamışsınız demektir.A pokud tomu skutečně rozumíte, myslím, že si začínáte uvědomovat řadu věcí o současných hodnotách.
Eğer bunu gerçekten anlarsanız, bugünkü değer konusunu gerçekten sindirmeye başlamışsınız demektir.E se você entender isso, eu acho que você está começando a ter muita intuição sobre valores presentes.
Eğer bunu gerçekten anlarsanız, bugünkü değer konusunu gerçekten sindirmeye başlamışsınız demektir.あなたは現在価値について、多くの洞察力を持っているという、 始まりになっていると思います。 率直に、私達はここで割引率の、
Faryon: Çimeni sindirmeleri mısırdan daha mı kolay?Ist es denn leichter für die Tiere, Grass zu verdauen anstatt Mais?
Faryon: Çimeni sindirmeleri mısırdan daha mı kolay?האם קל להם יותר לעכל עשב לעומת תירס?
Faryon: Sığırların mısırı sindirmekte zorlandıklarına dair hiç araştırma var mı?Gibt es Untersuchungen, die belegen, dass die Tiere Probleme haben, Mais zu verdauen?
Faryon: Sığırların mısırı sindirmekte zorlandıklarına dair hiç araştırma var mı?Los americanos beben más jugo de naranja que cualquier otro tipo de jugo de fruta.
Faryon: Sığırların mısırı sindirmekte zorlandıklarına dair hiç araştırma var mı?האם יש מחקר המצביע על קושי של פרות בעיכול תירס?
Gülmek, hapşırmak, yürümek... ...şekilleri tanımak, çoğalmak... ...ve elmayı sindirmenin bilgisi.Como rir, como espirrar, como andar, como reconhecer modelos, como se reproduzir, como digerir uma maçã.
Gülmek, hapşırmak, yürümek... ...şekilleri tanımak, çoğalmak... ...ve elmayı sindirmenin bilgisi.어떻게 웃는지, 어떻게 재채기 하는지, 어떻게 걷는지 어떻게 패턴을 인식하는지, 어떻게 후손을 남기는지 어떻게 사과를 소화하는지를 말입니다.
Gülmek, hapşırmak, yürümek... ...şekilleri tanımak, çoğalmak... ...ve elmayı sindirmenin bilgisi.Wie man lacht, niest, geht... ...Muster erkennt und sich vermehrt... ...und einen Apfel verdaut.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Deixe dois verões mais murchar em suas Ere orgulho podemos pensar dela maduro para ser uma noiva.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Deja dos veranos más se marchitan en sus Ere orgullo que puede pensar que su maduro para ser una novia.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.두 번 더 여름 자신의 자존심 ERE에 우리가 신부로 그녀 익은 생각할 수 있습니다 죽는다 보자.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Facciamo due estati più appassiscono nella loro Ere orgoglio possiamo pensare lei maturo per essere una sposa.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Hãy thêm hai mùa hè khô héo trong ere niềm tự hào của họ, chúng tôi có thể suy nghĩ chín cô là một cô dâu.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Laat nog twee zomers verdorren in hun trots Ere we misschien denken dat ze rijp is om een bruid te zijn.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Lad to somre visne i deres stolthed Ere vi måske tror hun moden til at blive en brud.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Låt två somrar vissna i sin stolthet innan vi kanske tycker hon är mogen att vara en brud.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Legyen még két nyarat elsorvad a saját büszkesége Hé azt gondolhatnánk, ő érett, hogy egy menyasszony.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Naj še dve poletji vihra v svojem ponosu ere lahko mislimo, da ji zrela za nevesto.