Bunu yaptığımız için Tom bize sinirlenecek.Tom is going to be mad at us for doing this.
Tom bunun hakkında hâlâ sinirli.Tom is still nervous about this.
Tom sinirli olmalı.Tom must've been nervous.
Tom gerçekten beni sinirlendirdi.Tom really got on my nerves.
Tom sinemaya gitmeyi sever.Tom loves going to movies.
Tom sinirli olarak kapıyı açtı.Tom nervously opened the door.
O ses sinir bozucu.That sound is annoying.
Tom onu sinirlendirdiğimi söylüyor.Tom says I make him nervous.
Tom sadece sinirli, hepsi bu kadar.Tom is just nervous, that's all.
Tom sinirli ve korkmuştu.Tom was nervous and scared.
Tom benim sinirlerimi bozuyor.Tom is getting on my nerves.
Sakin ol, Tom. Sinirlenme.Calm down, Tom. Take it easy.
Sinirli olması gereken Tom.It's Tom who should be nervous.
Sincap meşe palamudu kaskını giydi.The squirrel put his acorn helmet on.
Tom sinirleniyor gibi görünüyor.Tom seems to be getting nervous.
Sinirli olmaya gerek yok.There's no need to be nervous.
"Orada, bir sincap" "Ne? Nerede?" "Yukarıda ağaçta. Görüyor musun?" "Evet, onu gördüm!""There, a squirrel" "What? Where?" "Up there on the tree. Do you see it?" "Yes, I see it!"
Lütfen anne! Zencefilli bir sincap istiyorum!Please mom, I want a gingerbread squirrel!
Sinemada bir yangın başladı.A fire broke out inside the movie theater.
Tom'a muhtemelen bir sincap olarak yeniden hayat verilecek.Tom will probably be reincarnated as a squirrel.
Tavşanlar sincaplardan daha şirin mi?Are rabbits cuter than squirrels?
Beni sinirlendirmeye mi çalışıyorsun?Are you trying to get a rise out of me?
Molly ve ben sinemaya gittik.Molly and I went to the cinema.
Yaptığın şey beni sinirlendiriyor.What you're doing makes me nervous.
O müzik sinirlerimi gıcık ediyor.That music is grating on my nerves.
Bu müzik sinirimi bozuyor.That music is grating on my nerves.
Beni sinirlendiren bu.That's what makes me nervous.
Benim en sevdiğim bisküvi, Singoalla'dır.My favourite biscuit is Singoalla.
Bu plastik sincap Çin'de üretildi.This plastic squirrel was made in China.
Sinyal vermeden şerit değiştirmeyin.Don't change lanes without signaling.
Çok fazla yemek yeme ve midenin normal sindirim sürecini bozma.Don't eat too much and disrupt the stomach's normal digestion process.
Sih İmparatorluğu Ranjit Singh tarafından 1799 yılında kurulmuştur.The Sikh Empire was established in 1799 by Ranjit Singh.
Mary gözlerini kapattı ve sincapları saymaya başladı.Mary closed her eyes and began to count squirrels.
Sincap gözlerini kapattı ve fındıkları saymaya başladı.The squirrel closed its eyes and began to count hazelnuts.
Sivri sineklerin dişleri olduğunu biliyor muydun?Did you know that mosquitoes have teeth?
Filmlerden konuşmuşken, neden akşama sinemaya gitmiyoruz?Speaking of films, why not go to the cinema tonight?
Jackie Chan, Hong Kong sinemasının bir yıldızıdır.Jackie Chan is a star of Hong Kong cinema.
Onlar ne zaman sinemadan geri dönecekler?When will they be getting back from the movies?
Hangi sinek seni ısırdı?Which fly bit you?
Hangi sinek sizi ısırdı?Which fly bit you?
O sinirlendi ve gitti.He got upset and left.
Bazı sincaplar çok akıllıdır.Some squirrels are very smart.
Kuzeyden uçan sincap Kuzey Amerika'da uçan tek sincap türüdür.The Northern flying squirrel is the only species of flying squirrel in North America.
Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.Northern flying squirrels nest inside trees.
Kuzeyden uçan sincaplar genellikle kış aylarında yuvalarını paylaşır.Northern flying squirrels often share nests during the winter.
Sinirlenme amca. Gel! Yarın bizimle birlikte akşam yemeği ye!Don't be angry, uncle. Come! Dine with us tomorrow.
Tom gerçekten sinirli bir tip.Tom is a real hothead.
Tom'un sinirini bozan şeyin ne olduğunu biliyorum.I know what got Tom rattled.
Biz geldiğimizden beri Tom'un sinirleri bozuldu.Tom has been a nervous wreck ever since we arrived.
Tom son derece sinirlenmişti.Tom was extremely annoyed.
Köpeğim ne zaman gök gürültüsünü duysa masanın altına siner.My dog cowers under the table whenever he hears thunder.
Tom sinirle kapıyı tıklattı.Tom angrily rattled the locked door.
Bir kadeh şarabın sinirlerimi sakinleştirmeme yardımcı olacağını düşünüyorum.I think a glass of wine would help me calm my nerves.
Onlar bizi sindirmeye çalışıyorlar sanırım.I think they're trying to intimidate us.
Sinir olmanın hiçbir anlamı yok.There's no point in being nervous.
Eh, seni sinirlendirmek istemedim.Well, I didn't want to make you nervous.
Bu sinir bozucu değil mi?Isn't it infuriating?
Tom, ruhsal sinir bozukluğundan hiç tedavi gördü mü?Has Tom ever been treated for mental illness?
Tom sinirli görünüyordu.Tom seemed annoyed.
Sinyal çok zayıf.The signal's very weak.