İki tane yüzme havuzu, çeşitli sinemalar, marketler, mağazalar, her şey vardır.There are two swimming pools, several cinemas, markets, shops, everything.
O beni sinirlendirmeye başlıyor.She's starting to annoy me.
O, sinemaya gitmemizi önerdi.She suggested going to the cinema to us.
Babam mı? O, kütüphane, sinema ve tiyatroya gider. Çok aktiftir.My father? He goes to the library, to the cinema, to the theatre. He's very active.
Tom, Singapur'da Londra merkezli bir şirket için çalışır.Tom works in Singapore for a London-based company.
Sinüs enfeksiyonu çoğu insan için bir sıkıntıdır.Sinus infection is a nuisance to most people.
Bu sincap utangaç.This squirrel is shy.
Bu sincap ürkek değil.This squirrel is not shy.
Tom'un sincabı hiç ürkek değil. Hatta o burnumun dibinden fındık çaldı.Tom's squirrel is not shy at all. He even stole nuts from right under my nose!
Dün gece dışarı çıkmadık. Sinemaya gidebilirdik ama evde kalmaya karar verdik.We didn't go out last night. We could have gone to the cinema but decided to stay at home.
Tom kız kardeşine çok sinirlendi ve onun en sevdiği bebeği yırttı.Tom got very angry at his sister and tore up her favorite doll.
Tom sincaplara deli oluyor.Tom is nuts about squirrels.
Tom sincaplara hayran.Tom is nuts about squirrels.
Neden sincaplar bu kadar şirin?Why are squirrels so cute?
Mary resmi baş aşağı asınca Tom sinirlendi.Tom got angry when Mary hung the picture upside down.
Sincapları görebiliyor musun?Can you see the squirrels?
Bir sinemaya gideceğiz.We're going to a movie.
Sinyali bekleyeceğiz.We'll wait for the signal.
Tom'un sinirli olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom's nervous.
Beni sinirlendiriyorsun.You make me nervous.
Oldukça sinirli görünüyorsun.You look pretty angry.
Sizler bugün sinemaya gitmek niyetinde misiniz?Do you guys intend to go to the movies today?
Sinirli olmamalısın.You shouldn't be nervous.
Sen sinirlisin, değil mi?You're nervous, aren't you?
Tom sinsi değil.Tom isn't sneaky.
Sinirli olmana gerek yok.You don't need to be nervous.
Sinirli olmak zorunda değilsin.You don't have to be nervous.
Ben sinemayla ilgileniyorum.I am interested in movies.
Onlar birlikte sinemaya gittiler.They go to movies together.
Tom beni sinsi sinsi izliyor.Tom is stalking me! Help!
O bir sincap mıydı?Was that a squirrel?
Bana yalnızca gerçeği söyle. Söz veriyorum sinirlenmeyeceğim.Just tell me the truth. I promise I won't get mad.
Hayatımda hiç bu kadar çok sincap görmemiştim.I had never seen so many squirrels in my life.
Sinirli miydin?Were you nervous?
Tom sincapları sever.Tom likes squirrels.
Sincap "aptal insanlar" dedi."Stupid humans," said the squirrel.
Tom çok sinsi.Tom is very sneaky.
Tom omzunun üzerinden sinirli şekilde baktı.Tom looked nervously over his shoulder.
Tom sinirli olarak ayağını vurdu.Tom tapped his foot nervously.
Tom'un araba sürüşü Mary'yi sinirlendirdi.Tom's driving made Mary nervous.
Tom çok sinirli.Tom is very nervous.
Tom sinirliydi.Tom was nervous.
Tom oldukça sinsi, değil mi?Tom is quite sneaky, isn't he?
Tom sinsi, değil mi?Tom is sneaky, isn't he?
Tom biraz sinirli, değil mi?Tom is a little nervous, isn't he?
Tom gerçekten sinirli, değil mi?Tom is really nervous, isn't he?
Tom oldukça sinirli, değil mi?Tom is pretty nervous, isn't he?
Tom çok sinirli, değil mi?Tom is very nervous, isn't he?
Tom sinirli, değil mi?Tom is nervous, isn't he?
Tom senin sinirini bozuyor, değil mi?Tom is getting on your nerves, isn't he?
Tom ne hakkında bu kadar sinirli?What's Tom so nervous about?
Mary hayvanlara kafayı takmış ve özellikle sincaplara.Mary is obsessed with animals, and especially squirrels.
O ne kadar sinir bozucu!He's so annoying!
Tom biraz sinirleniyor.Tom is getting a little frustrated.
O, yüzünde sinsi bir gülümsemeyle bana baktı.She looked at me with a sly smile on her face.
Tom çok sabırsız, sinirli bir kişi.Tom's a very impatient, angry person.
Sinyal kırmızı renkte iken yolu geçmeyin.Tom kicked the door shut behind him.
Şunlar sincap.Those are squirrels.
Tom açıkçası çok sinirli.Tom is obviously very nervous.
Tom sinirli ve korkuyor.Tom is nervous and scared.