O, beş gün önce sinemaya gitti.He went to the cinema five days ago.
Hala sinirli misin?Are you still mad?
Mary sincaplarla ilgili her şeyi toplar.Mary collects anything that's connected with squirrels.
Sinirli olduğunuzu biliyorum.I know you're irritated.
Mary ve erkek arkadaşı cuma akşamı bir sinemaya gitmeyi planlıyor.Mary and her boyfriend are planning to go to a movie Friday evening.
Tom biraz sinirli ve endişeli görünüyor.Tom looks somewhat nervous and apprehensive.
Tom deneyimi sinir bozucu buldu.Tom found the experience frustrating.
Tom sinirli gibi görünmüyor.Tom doesn't appear to be nervous.
Tom sinirli olarak etrafına baktı.Tom looked around nervously.
Tom herkesi sinirlendirir.Tom makes everyone nervous.
Tom ve ben her ikimiz de sinirliyiz.Tom and I are both nervous.
Tom'un giderek sinirleri bozuluyor.Tom is growing frustrated.
Tom gözle görülür şekilde sinirlenmişti.Tom was visibly annoyed.
Tom sinirli olduğunu söyledi.Tom said he was nervous.
Tom çok sinirli görünüyor.Tom seems very nervous.
Tom oldukça sinirliydi.Tom was quite nervous.
Belki Tom sinirliydi.Maybe Tom was nervous.
Tom çok sinirliydi.Tom was very nervous.
Tom gerçekten sinirli.Tom is really peeved.
Tom korkudan sindi.Tom cringed in fear.
Sinyal lambanı tak.Put on your blinker.
Tom çok sinir bozucu.Tom is so annoying.
Buralarda sinekler korkunç.The flies around here are terrible.
Ofisim pencerenin yanındaydı ve sincapları görebiliyordum.My office used to be by the window and I could see the squirrels.
Cesaretimi toplamama ve Mary'yi bir sinemaya davet etmeme rağmen, o beni atlattı.Even though I summoned my courage and invited Mary to a movie, she gave me the slip.
Bunca zaman sinirliydim.I was nervous the whole time.
Bu sinir bozucu deneyimdi.It was a nerve-wracking experience.
İlk defa sinemaya gittiğinizde kaç yaşındaydınız?How old were you when you went to the movies for the first time?
Tom çabuk sinirlenir.Tom has a short temper.
Tom aniden çok sinirlendi.Tom suddenly got very angry.
Biraz sinirli görünüyorsun.You seem a little nervous.
Bugün bir albino sincap gördüm.I saw an albino squirrel today.
Sen sinirlendiğinde hep bağırırsın, değil mi?You always shout when you are angry, don't you?
Bu gece sinemada iyi bir film var.Tonight, there's a good movie at the cinema.
Mary'nin küçük sincabı artık nasıl fındık getireceğini öğrendi.Mary's little squirrel has now learned how to fetch nuts.
Tom gözle görülebilir şekilde sinirliydi.Tom was visibly nervous.
Erkekler kızlar kadar sinirliydi.The boys were as nervous as the girls.
Tom Mary kadar sinirliydi.Tom was as nervous as Mary.
Hem Tom hem de Mary çok sinirliydi.Both Tom and Mary were very nervous.
Tom Mary'nin eskisi kadar sinirli olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary was as nervous as he was.
Bu sinek tamamen zararsız.This fly is completely harmless.
Sincaplar fındık yemeyi sever.Squirrels like to eat nuts.
Sincaplar hakkındaki cümleleri severim!I love sentences about squirrels!
Neden sincapları bu kadar çok seviyorsun?Why do you like squirrels so much?
İblis bir sincap olabilir ama bütün sincaplar iblis değildir.The devil may be a squirrel, but not all squirrels are the devil.
Onlar kalkış sinyalini bekliyorlardı.They were waiting for the signal to start.
Ben yanlışlıkla bir sinek yedim.I ate a fly by mistake.
Sincaplar böcekler ve mantarların yanı sıra tohumlar ve fındıklar da yer.Squirrels eat seeds and nuts, as well as insects and mushrooms.
Tom, bak, sincap geri döndü!Tom, look! The squirrel is back!
Babam dün gece beni sinemaya götürdü.My father took me to the movies last night.
Sincap pizza yiyor.The squirrel is eating pizza.
Tom bir sinir bozukluğu çekiyor.Tom is suffering from a nervous disorder.
Tom çelikten sinirlere sahip olmalı.Tom must have nerves of steel.
Bu gece sinemaya gitmek isterim.Tonight I'd like to go to the movies.
Tom'un sinirlenme nedeni hiçbir şey söylemememdi.The reason Tom got angry was that I didn't say anything.
Biraz sincap şeklinde kurabiyeler yaptık.We made some squirrel-shaped cookies.
Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.You never know when he's going to throw another tantrum.
O, sincapları seviyor.She loves squirrels.
O sinir krizi geçirdi.She had a nervous breakdown.
Sinyal sesinde, lütfen mesajınızı kaydedin.At the tone, please record your message.