Simyacılar bilim adamıdır.Οι αλχημιστές είναι επιστήμονες.
Simyacılar bilim adamıdır.Алхимики - это учёные.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Alchemicy nie byli w stanie używać jej w pełni.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Alkemisterna här kunde inte utnyttja den till fullo.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Alkemistit eivät pystyneet hyödyntämään energiaa täysin.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Alkymisterne her kunne ikke udnytte energien til fulde.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Gli alchimisti non erano riusciti ad usarla pienamente.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Los alquimistas no eran capaces de usarla en todo su potencial.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Os alquimistas não a conseguiam usar em toda a sua extensão.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Οι αλχημιστές δεν ήταν σε θέση να την χρησιμοποιήσουν πλήρως.
Simyacılar bunu tümüyle kullanamıyordu.Алхимики не могли использовать её до конца.
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Alchemicy pewnie nie używają pulsu smoka?
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Alkemistit eivät käytä lohikäärmeen pulssia.
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Alkymister bruger ikke dragens puls vel?
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Gli alchimisti non usano il battito del drago, vero?
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi? Hayır.Alkemister använder inte drakens puls väl?
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Los alquimistas no usan el pulso del dragón, ¿verdad?
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Os alquimistas não usam o impulso do dragão, pois não?
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Οι αλχημιστές δε χρησιμοποιούν τον παλμό του δράκου, σωστά;
Simyacılar, ejder nabzını kullanmaz, değil mi?Алхимики не пользуются пульсом дракона, правда?
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Alchemicy są poszukiwaczami prawdy".
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Alkemister ska söka sanningen."
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Alkemistit etsivät totuutta."
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Alkymister skal søge sandheden."
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Gli alchimisti sono coloro che ricercano la verità".
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Los alquimistas van en busca de la verdad".
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Os alquimistas procuram a verdade."
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Οι αλχημιστές αναζητούν την αλήθεια."
"Simyacılar gerçeği ararlar.""Алхимики - искатели истины".
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Già sapevo che tutti gli alchimisti sono egocentrici.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Jag trodde att alla alkemister var självcentrerade.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Jeg troede, at alle alkymister var selvcentrerede.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Luulin, että kaikki alkemistit ovat itsekeskeisiä.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Myślałem, że wszyscy alchemicy są egocentrykami.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Pensaba que todos los alquimistas eran unos egocéntricos.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Pensei que todos os alquimistas eram centrados em si mesmos.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Νόμιζα ότι όλοι οι αλχημιστές ήταν εγωκεντρικοί.
Simyacıların bencil olduğunu sanırdım.Я думал, все алхимики - эгоисты.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alchemicy mają tabu, którym jest transmutacja ludzi.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Alchemicy mają tabu, którym jest transmutacja ludzi.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkemister har ett tabu. Det är mänsklig transmutation.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Alkemister har ett tabu. Det är mänsklig transmutation.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkemister har ett tabu: mänsklig transmutation.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkemister har ett tabu, nämligen mänsklig omvandling.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkemistien tabu on ihmisen transmutaatio.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Alkemistien tabu on ihmisen transmutaatio.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkymister har et tabu. Det er menneskelig forvandling.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkymister har et tabu. Det er menneskelig transmutation.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Alkymister har et tabu. Det er menneskelig transmutation.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkymister har et tabu: Menneskelig forvandling.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkymister har et tabu, nemlig menneskelig forvandling.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Alkymister har et tabu. Nemlig menneskelig forvandling.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Los alquimistas tienen un gran tabú: la transmutación humana.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Los alquimistas tienen un gran tabú: la transmutación humana.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Os alquimistas têm um tabu, que é a transmutação humana.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Os alquimistas têm um tabu, que é a transmutação humana.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Per gli alchimisti la trasmutazione umana è vietata.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönüşümüdür.Per gli alchimisti la trasmutazione umana è vietata.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Η ανθρώπινη μεταστοιχείωση απαγορεύεται στους αλχημιστές.
Simyacıların bir tabusu vardır, o da insan dönü,sümüdür.Η απαγόρευση της αλχημείας είναι η ανθρώπινη μεταστοιχείωση.