sim ile cümle

sim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi bu dünyada en çok ne istiyorsun?What do you want the most in this world now?
Şimdi her şey ait olduğu yere geri döndü.Everything is now back where it belongs.
Şimdi hiç kimse banyo yapmıyor.Nobody's taking a bath right now.
Tom şimdi iş için Londra'da.Tom is in London on business now.
Tom 2.30'dan beri içki içiyor ve daha şimdiden biraz sarhoş.Tom has been drinking since 2:30 and is already a little drunk.
Onlar yoğun bir yol yakınında yaşıyor ama şimdiye kadar gürültüye alışmış olmalılar.They live near a busy road, but must be used to the noise by now.
Bir ziyaretçi bekliyorum bu yüzden şimdi dışarıya çıkamam.I'm expecting a visitor, so I can't go out now.
İsaac Newton bir İngiliz simyacıydı.Isaac Newton was an English alchemist.
Şimdi bir duş al!Take a shower, now!
Şimdi seni annemle ve babamla tanıştıracağım.Now I will introduce you to my parents.
Şimdi sana anne ve babamı tanıtmak istiyorum.Now I want to introduce my parents to you.
O şimdiye kadar yalnızca 10 sayfa okudu. Bense şimdiden 60 sayfa okudum.He has only read 10 pages so far, I've already read 60.
Tom'u sima olarak tanıyor musun?Do you know Tom by sight?
Ve şimdi ne olacak?And now what?
Bu araba bizimdi. Şimdi onların.This car was ours. Now it is theirs.
Şaşırdım. Şimdi ne yapacağım?I'm confused. What am I going to do now?
Şimdiye kadar Shakespeare'in üç tane yapıtını okudum.I have read three of Shakspeare's works so far.
O tamamen iyileşti ve şimdi tekrar çalışabilir.He has recovered completely and is now able to work again.
Şimdi o bir elma çizimi yapıyor.Now he is sketching an apple.
Şimdi her şey bir anlam ifade ediyor.Everything makes sense now.
Şimdi her şey mantıklı geliyor.Everything makes sense now.
Şimdilik hoşça kal, sonra görüşürüz.So long, see you later.
Şimdi dünyayı değiştirmek zorundayım.I have to change the world now.
Onu şimdi hatırlayamıyorum.I can't remember that now.
Onu şimdi onaracağım.I'll repair it now.
Fırlatma başarılı oldu. Biz şimdi güneş sistemini terk ediyoruz.The launch was successful. We're now leaving the solar system.
Sen şimdiye kadar başıma gelen en iyi şeysin.You are the best thing that has ever happened to me!
O şimdi altı yıldır yurt dışında bulunuyor.He's been abroad for six years now.
Ve şimdi o, evde dinleniyor.And now he rests at home.
Şimdilik, hayır.For now, no.
Şimdi her şey iyi.Everything's OK now.
Lütfen hemen şimdi gel.Please come right now.
Polis şimdi Tom'un mazeretini kontrol ediyor.The police are now checking on Tom's alibi.
Ya şimdi hareket et ya da havanı alırsın.Either you act now or you get nothing.
Şimdi ayrılman gerekiyor mu?Do you need to leave now?
Ben şimdi sana sadece bir e-posta gönderiyordum!I was just sending you an e-mail!
Şimdi bir şüphe gölgesi onun yüzünü kapladı.Some shadow of doubt now covered his face.
Şimdi Matsutake mantarlarının mevsimi bu yüzden onlar ucuz.Matsutake mushrooms are in season now so they are cheap.
Gösteri şimdi mahvoldu!The show is ruined now!
Şimdi TV izliyorum.I'm watching TV now.
Şimdilik haklısın.You're right for now.
Bu karakter İskoçya'yı simgeliyor.This character represents Scotland.
Şimdi bana otuz dolar ver ve ben sana pazartesi günü geri ödeyeceğim.Give me thirty dollars now and I'll pay you back Monday.
Şimdi onların hepsi eğleniyor.They're all having fun now.
Şimdi yola çıkmak zorundayım.I have to head out now.
Şimdi onun raporuna göz gezdiriyorum.I'm skimming his report right now.
Şimdi saat tam olarak üç.It is exactly three o'clock now.
Şimdi bir toplantıya gitmeliyim.I have to go to a meeting now.
Şimdi Taipei'ye döndün mü?Are you back in Taipei now?
Şimdi siz anlatın.Now you tell.
Onu çok sık duyduğum için şimdi şiiri ezbere okuyabilirim.Because I heard it so often, I can now recite the poem by heart.
Şimdi okulda olman gerektiğini düşündüm.I thought you were supposed to be at school now.
Şimdiye kadar yüksek okulda olmam gerekiyordu.I was supposed to be in graduate school by now.
Tom'un şimdiye kadar burada olması gerektiğini düşündüm.I thought Tom was supposed to be here by now.
Şimdi burada olman gerekmiyor.You're not supposed to be here now.
Şimdi orada olman gerekiyor.You're supposed to be there now.
Şimdi eve gidersem sorun yaratır mı?Is it OK if I go home now?
Şimdi gidebilir miyiz?Can we go now?
Şimdi gidemez miyiz?Can't we go now?
Bırak şimdi gitsinler.Let them go now.

İlgili Sayfalar