Silindir bir şapka takar ve genellikle İngilizce konuşur.Носит бандану, часто танцует и говорит что-то бессмысленное по-английски.
Tacı dar, genç ağaçlarda konik, yaşlı ağaçlarda ise silindiriktir.Крона узкоконическая у молодых деревьев, у старых деревьев становится цилиндрической.
Kuş genel olarak; kağıt gözler, silindir şapka ve bir veya birden fazla kuştüyü ile dizayn edilir.Птичка обычно украшена бумажными глазами, пластиковой шляпкой и одним или несколькими хвостовыми перьями.
Daha sonra silindirik yığınlara farklı miktarlarda sinyaller göndererek yaptı.Так появились войска-тамачи, которых рассылали по разным местам.
Helisin silindir üzerine sarılma yönüne göre, sağ ve sol vidalar oluşur.В зависимости от направления вращения гребные винты бывают правого и левого вращения.
Mayının kutusu kısa silindir şeklinde ve üst kısmında baskı tapası bulunmaktaydı.Ранние модели вместо целика имели прорезь в верхней части затвора.
1888 yılında 6 silindirli motoru ve 1891'de 4 dik silindirli ve subap kumandalı motoru bulmuştur.وقد وجد محرك ذو ست إسطوانات في عام 1888، وذو أربع إسطوانات عمودية في عام 1891، ومحرك ذو تحكم صميمي.
Klarinette ise (gövdesi silindir biçiminde olduğundan) elde edilen doğuşkanlar tek sayılıdır (3, 5, 7, 9).أما هوميروس (Homer) ، فكان يكثر من استعمال الأعداد 3 ، 5 ، 7 ، 9 .
Sütunların çoğu silindirik, dördü de sekizgen gövdeye sahiptir.أغلب العناكب تملك ستة مغازل وبعضها أربعة وبعضها ثمانية.
Oyun, satranç tahtasının sol tarafıyla sağ tarafının birleşerek bir silindir oluşturduğu varsayılarak oynanır.تلعب اللعبة على رقعة الشطرنج حيث يتم تعديل بادئة صفوف الزوجية إلى اليمين حتى تشبه البناء بالطوب.
Küp, silindir veya diğer geometrik şekillerde olabilir.يمكن أن يوجد بشكل لامائي أو على شكل أحادي هيدرات.
Eski Babil silindir mühürleri.جسور خرسانية سابقة الصب.
Vakumla aplikasyonda, fularda emdirilen kumaş çok hafif bir basınçla sıkma silindirleri arasından geçirilir.قابلة للفرك، عندما يسهل فرك التربة تحت ضغط بسيط بين الأصابع.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.يعد التبغ من أشهر المواد التي يتم تدخينها.
Tam bu dönemde Porsche Formula 1'e katılmış ve 8 silindirli Porsche 804'ü üretmiştir.Ao mesmo tempo, Porsche estava envolvido com a F1 e desenvolveu um motor de 8-cilindros para o Porsche 804.
En çok kullanılan silindir sayısıdır.Claramente, o botão esquerdo é o mais utilizado.
Düşük işletme basıncı, daha hafif ve dayanıklı olmayan silindir kullanımına imkân verir.Com pressão suficiente torna-se um sólido e com menor pressão volta ao estado líquido.
Vücutları genel görünüşüyle silindir şeklinde, karın tarafları düzdür.Portanto, se teus olhos forem bons, teu corpo será pleno de luz.
Eski Babil silindir mühürleri.Antepassado do Tio Patinhas.
Bu modelde ilk defa 6 Silindirli motor kullanılmıştır.Voor het eerst werden zescilindermotoren toegepast.
Alt ucundaysa içinde cıva bulunan küresel veya silindirik bir hazne bulunur.Of juist een laagte, hel of helle een moerassige plaats.
Panzer IB'de ise 100 beygirlik 6 silindirli Maybach NL38TR motor bulunuyordu.A en monteerde men een de zwaardere 6-cilinder Maybach NL38TR motor.
Bu silindir üzerindeki her noktada manyetik kuvvetin genliği aynıdır.Rond ieder magneetje zit hetzelfde type magneetveld.
Bunun sebebi 5 silindirli motorun enlemesine yerleştirilmesinden kaynaklanıyor.Dit komt doordat de Euro 5 motoren een andere plaatsing vereisten.
Dar, silindirik bir şekle sahiptir.Echter, het elfje heeft een verborgen leefwijze.
Puro veya sigar; silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir tütün mamülü.Een peuk is het restant van een sigaret of sigaar wanneer deze is opgerookt.
Bu silindirin yüzeyi AdS/CFT iletişiminde önemli bir rol oynar.Powierzchnia walca odgrywa istotną rolę w korespondencji AdS/CFT.
Kale dörtgen şekilde olup dört köşesinin her birinde silindirik birer kule bulunmaktadır.Zamek ma czworokątną strukturę, w każdym z czterech kątów znajduje się wieża.
David silindiri ve içindeki sıvıyı inceler.David bada cylinder i ciemny płyn z jego wnętrza.
Bucakların her birinde silindirik kulecikler birleşir.Na każdym z nich umieszczone są w rzędach różne słodycze.
Silindir bir şekle sahip olup, highball bardaktan daha dardır.W porównaniu do szklanki typu Highball jest węższa.
Büyük motorlarda ise her silindirin kendi silindir kapağı vardır.W każdym wagonie jeden wózek ma dodatkowo magnetyczny hamulec szynowy.
Genç ağaçlarda taç konik, yaşlılarda silindiriktir.U młodych drzew korona jest stożkowata, natomiast u starszych kopulasta.
V8 motoru, 8 silindirli v tipi motordur.B8 – silnik typu bokser o ośmiu cylindrach.
Sentriyoller, küçük, silindirik yapıda ve 0,2 μm genişlikte ve 0,4 μm uzunluğundadırlar.Liczne i drobne nasiona do 0,4 mm długości i 0,2 mm szerokości.
Dizel modeli 3 silindirlidir.Motorn är 3 cylindrig.
Vücutları uzamış, silindirik, bilateral simetrilidir.De har en geléartad, genomskinlig och bilateralt symmetrisk kropp.
Bu dönemde yüksek kaliteli silindir mühürler genelde bulunmaz.Verken i sådana ur brukar hålla en hög kvalitet.
Bu durum 1993 yılında büyük silindir tankların kullanılmasıyla değişmiştir.Detta är på grund av att de genrerna var stora just år 1993.
Aracın Škoda 6 silindirli motoru 120 beygirlik güç üretiyordu.Motorn var en sex-cylindring Škoda som gav 120 hästkrafter.
Gövdesi silindiriktir.Kroppen är cylindrisk.
Sumer silindir mühürleri.Akkaderna intar Sumer.
1876’da ilk kez tanımlandığında, strok bir silindir içinde pistonun aşağı veya yukarı hareketiydi.Takten, första gången beskriven 1867 av Otto, är en upp- eller nedåtgående rörelse hos en kolv i en cylinder.
B-MAX, Ford'un yeni 3 silindirli 1.0 litre SCTi EcoBoost motorlarıyla donatıldı.Med nya medel utvecklade Bentley den sexcylindriga 6½ Litre-modellen.
Silindir şeklinde, kubbeli bir yapıdır.Det är ett svart pulver med kubisk struktur.
İki, üç, dört, beş ve altı silindirli olarak yapılabilirler.Motorn kan byggas en, två, tre, fyra eller så många cylindrar man vill.
Silindir biçimli olup ağızları dilinin üstü dahil çok keskin dişlerle doludur.Є у них рот, що повний гострих зубів, які розміщені навіть на язиці.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.Як правило, їх курять, закладаючи в цигарки разом з тютюном.
Asalak olarak yaşar ve silindirik yapıdadır.Живе й творить на Тлумаччині.
En çok kullanılan silindir sayısıdır.Найчастіше використовуються натуральні числа.
Modüler tasarımlı motorun 4 veya 6 silindirli olarak bir veya iki sıra üretilebiliyordu.Велика частина моторної гами складають рядні двигуни з чотирма або шести циліндрами.
Arko markasını Türk halkı ilk olarak silindir şeklinde ve kırmızı renkli tıraş sabunu olarak tanımıştır.Турецький народ вперше визнав бренд Arko як мило для гоління циліндричної форми і червоного кольору.
Üst kısmı silindir kapağı ile kapatılır.Horní část je provedena z cihly.
Her silindir, kendi özel minyatür ateşleme bobinine sahiptir.Každý válec má svou vlastní malou zapalovací cívku.
Silindir geliştirilebilir, ama küre değil.Lze použít vodopád, ale ne fontánu.
Eski Babil silindir mühürleri.Výborné jsou však staré ruční pískovcové brusy.
Porsche 4-silindirli motoru tercih ederken, Zündapp su soğutmalı 5 silindirli radyal motoru tercih etmiştir.Porsche preferoval plochý vzduchem chlazený čtyřválcový motor, ale Zündapp použil vodou chlazený pětiválec.
Modüler tasarımlı motorun 4 veya 6 silindirli olarak bir veya iki sıra üretilebiliyordu.Motocykly může pohánět dvoutaktní nebo čtyřtaktní motor.
8 silindirli diğer iki araç ise motor arızaları sebebiyle yarışı tamamlayamadı.Následující 2 závody Mark kvůli mechanickým potížím nedokončil.
Kedifemsi bir kürkü ve silindirik gövdesi vardır.Existuje obličejový i tělový peeling.