Silahlı üç kurban kritik durumda.The three gunshot victims are in critical condition.
Adli tabip cesetlerden herhangi birinde herhangi bir ateşli silah yarası bulmadı.The coroner didn't find any gunshot wounds on any of the bodies.
O bir silah atışına benziyordu.That sounded like a gunshot.
Başka birinin silah seslerini duymadığına şaşırdım.I'm surprised no one else heard the gunshots.
Tom'un silah atışından önce dışarı gittiğinden oldukça eminim, daha sonra değil.I'm pretty sure Tom went outside before the gunshot, not after.
Onun ne olduğundan emin değilim ama bir silah atışına benziyordu.I'm not sure what it was, but it sounded like a gunshot.
Tom silah seslerini duyar duymaz evin dışına koştu.As soon as Tom heard the gunshots, he ran out of the house.
Uzaktan bir silah sesi duyuldu.A gunshot was heard in the distance.
Polis silahını Tom'a doğrulttu ve "öyle kal." dedi.The policeman aimed his gun at Tom and yelled, "Hold it right there!"
Artık hiç kimse o tür silah kullanmıyor.No one uses that kind of weapon anymore.
O adamın silahı olduğunu sandım, o yüzden onu vurdum.I thought that guy had a gun, so I shot him.
Belki bir silah almalısın.Perhaps you should buy a gun.
Silahını bırak.Drop your gun!
Tom silahını temizlerken kazara kendini ayağından vurdu.Tom accidentally shot himself in the foot while cleaning his gun.
Duck Hunt'ı oynamak için hafif silaha ihtiyacın var.You need the light gun to play Duck Hunt.
O silahı bana doğrultmak istemiyorsun.You don't want to point that gun at me.
Tom'un sana verdiği silaha ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the gun Tom gave you.
Belki bir silahı nasıl kullanacağını öğrenmelisin.Maybe you should learn how to use a gun.
Tom'dan aldığın silaha ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what happened to the gun you received from Tom.
Tom silahsız.Tom's unarmed.
Yanında hiç silah var mıydı?Did she have any weapons on her?
Polis silahını teslim etmesi için suçluyu ikna etti.The police persuaded the criminal to surrender his weapon.
Biz silahlıyız.We're armed.
Neden bir silah taşımıyorsun?Why don't you carry a weapon?
Silahlarımı hediye verdim.I gave my weapons away.
Silahlarını arabada mı unuttun?Did you forget your weapons in the car?
Şimdi birkaç tane silah satın alalım.Let's buy a few weapons.
Silahlı soygun nedir?What's the holdup?
Tom'un silahını al.Take Tom's weapon.
Tom silahlı değil.Tom isn't armed.
Tom silahları biliyor.Tom knows guns.
Tom silahsızdı.Tom was unarmed.
Tom silahlı değildi.Tom wasn't armed.
Hepimiz silahlıyız.We're all armed.
Silah sesi duyduk.We heard gunfire.
Silah atışı duyduk.We heard shooting.
Onların silahları var.They have weapons.
Onlar silah sesi duydular.They heard gunfire.
Onlar aşırı derecede silahlı.They're heavily armed.
Tom silahlı mı?Is Tom armed?
Onlar silahlı mı?Are they armed?
Silahlı mısın?Are you armed?
Silahını bırak!Drop the gun!
Onların silahlarını alın.Get their weapons.
Silahlı değilim.I'm not armed.
Bir silah seç.Pick a weapon.
Silahlı kuvvetlerin hangi kolundaydın?Which branch of the armed forces were you in?
Silahını kullan.Use your gun.
Silahlarını kullan.Use your weapons.
Silahın nerede?Where's your gun?
Silahını seç.Choose your weapon.
Silah taşımak yasak.It's forbidden to carry arms.
Onlar insanları silâhlandırdılar.They armed the people.
Silah Tom'undu.The gun was Tom's.
Tom ağır silahlı.Tom is heavily armed.
Tom silahını doldurdu.Tom loaded his gun.
Silahlar nerede?Where are the weapons?
Bir silahım yok.I don't have a gun.
Bir silaha ihtiyacım yok.I don't need a gun.
Bana silah lazım değil.I don't need a gun.