silahı ile cümle

silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Almanlar bu silahı ilk İspanya İç Savaşı sırasında kullandı.Första gångerna vapnet användes i strid var av tyska trupper i spanska inbördeskriget.
Ayrıca ilk nükleer silahın (atom bombası) yapılması amacıyla yürütülen Manhattan Projesine katıldı.Deltog i utvecklingen av den första atombomben (Manhattan-projektet).
Rheinmetall C/30 silahını kara kuvvetlerinin kullanımı için değiştirdi ve 2 cm FlaK 30 adını verdi.Rheinmetall startade senare en anpassning av 2 cm C/30 till arméns bruk, vilket kom att bli 2 cm Flak 30.
Sonra Sara'yı bırakır ve silahı yere koyar.Han låser in Anna och tar sitt gevär.
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt (tabanca)) patentini aldı.1836 – Den amerikanske uppfinnaren Samuel Colt tar patent på revolvern Colt 45, som han har uppfunnit 1829.
Her silahın 20 mermilik şarjörü bulunuyordu.20 skottgluggar fanns på varje våningsplan.
HAva kuvvetleri bünyesinde uçaksavar silahı olarak kullanıldı.Flygvapnet tillkommer som en egen vapengren.
Takımlardaki her yardımcı silahçının bir adet RPG-7 silahı bulunuyordu.En av konvojens lastbilar träffades även av en RPG-7-granat.
Ana madde: Silahın Gücü Silahın Gücü (1973), Ted Post'un yönettiği film.Magnum Force är en amerikansk film från 1973 i regi av Ted Post.
Onların silahı var!Jag har inte vapen.
Onların silahı var!Вони мали зброю.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Він попросив їх заспокоїтися і опустити пістолети.
Silahı alan güreşçi onu kullanma fırsatı elde eder.Так давайте зробимо зброєю Перстень якщо він такий могутній.
Günümüzde 2.800 personeli ve birçok SSCB yapımı silahı vardır.На той час було підготовлено 2800 льотчиків та авіаційних техніків.
Her iki pozisyonda da silahın mürettebatı azami derecede yaralanmaya açık oluyordu.Обидва члени екіпажу отримали незначні травми.
Almanlar bu silahı ilk İspanya İç Savaşı sırasında kullandı.Ці іспанські револьвери використовували під час Першої світової війни.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.Перша радянська ядерна бомба була випробувана у 1949 році.
Almanların gizli silahı ise Wasserfall güdümlü füzesi, kısa adıyla V-2 füzesi.Весь видобуток руди видавався через похилий ствол шахти № 2 ім.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Щоб врятувати Йемі, Еко сам узяв пістолет і застрелив діда.
Ama zaten silahın tüm mermilerini ateşlemiştir.Він витратив усі патрони з пістолету.
Nick ona silahını doğrultur.Кейн стріляє в неї.
Kerim silahını silah arkadaşına vererek, el bombasıyla bir savaş arabasını vurmuştur.Синді звільнила його, стрельнувши в поліційний фургон з ракетної устави.
Elektrik silahı Telefonu "Ben sadece kâğıt satıcısıyım.."Її цитата-підпис: «Я — єдина куля.
Tony Stark Afganistan’da Amerikan Generallere yeni silahının sunumunu yapar.Європейці відмовлялися продавати новітню зброю африканським вождям.
Tony'nin elinden silahı düşer fakat kendisi hala ayaktadır.Тоні, отримавши від матері пістолет, випадково стріляє в себе.
Benim bir silahım yoktu.Зброї у мене не було.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?(Můžete mi pomoct? – doslova Může mi pán/paní pomoct?), Proszę pana/pani, gdzie jest…?
Silahın ağırlığı 730gr'dır.Hmotnost zbraně je 770g.
1958 yılındaki silahsızlanmaya bağlı olarak ABD’de Japonya’dan daha fazla Japon silahı bulunuyordu.V roce 1958 bylo v Americe více japonských mečů než v Japonsku.
Kabza; tabanca, kılıç gibi silahlarda, silahı kullanırken el ile kavranan sap.Meč svůj anebo zbraň při sobě připásanou nosil tak, aby jej lid rozeznati mohl.
Silahın ayrıca .40 S&W'lık diğer bir versiyonu vardır.Náboj vychází z .40 S&W.
Devlet belgelerine göre silahını hiç bırakmamış ve savaşırken infaz edilmiştir.Podle amerického velení byl však zabit v boji, nikoli popraven.
Bu silahın 1800 mermilik mühimmatı vardı.Ten měl zásobu 1 000 nábojů.
Silahın seyyar dipçikli varyantı PM md.Umělecky ztvárněné paždí pušky, M.
Knappe Tabur yaveri olmasına ve silahı toplama onungörevi değildi, piyade ile birlikte öne çıktı.Přestože byl praporní pobočník a nebylo jeho povinností střílet, odešel na frontu s pěchotou.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Požaduje, aby složili zbraně.
En iyi silahı almak için hızlı olunmalıdır.Díky tomu je možné hlavní zbraň lépe zamířit.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Střelec po útoku spáchal sebevraždu.
Silahın büyüklüğü nedeniyle mürettebat aracın arka kısmında oturuyordu.U tohoto vozu seděla posádka vzadu nad motorem.
Seçtiği fantezi silahı, kılıç olarak kullandığı fırfırlı bir şemsiye.Jako zbraň má použít deštník s vystřelovací jehlou napuštěnou jedem.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Zmáčkl spoušť, jenže jeho zbraň nevystřelila.
Tiger I tankının ana silahıydı.Tankový kanón je hlavní zbraní tanku.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Hrom byl jeho hlas a blesk jeho oštěp.
Ana silahının yerine sahte bir top takılıydı.Pistole měla ve své rukojeti pevnou nábojovou schránku.
Silahın dünyanın en güçlü konvansiyonel silahı olduğu açıklandı.Můžeme tedy z jistotou potvrdit, že se jedná o jednu z nejodolnějších pistolí na světě.
Tüm bu süre boyunca Yaprak kavgalarının silahı oldu.Po celou dobu války se zde vyráběly muniční bedny.
Bir intihar komandosu kendi silahıyla öldü.Útočník vyzbrojený samopalem byl zastřelen policií.
Ve o zaman türünün en iyi uçaksavar silahı olduğunu ispatladı.Proč na něj tehdy v lese jeho nejlepší přítel pozdvihl zbraň?
İntikam almak isteyen Ana Lucia, Sawyer'ı baştan çıkararak onun silahını çalar.Ana Lucia toužila po pomstě a tak se vydala za Sawyerem a ukradla mu zbraň.
Bu bir kitle imha silahıdır.V tomto případě mluvíme o bicím mechanismu zbraně.
Kurma kolu silahın ön tarafında, sol yanındadır.Napínací páka je umístěna na levé straně zbraně nad předpažbím.
Mükemmel bir keskin nişancı silahıdır.Jde o velmi dobrou střelkyni za 3 body.
Ana silahı 14,5'lik KPVT'dir.Oba velkorážné kulomety byly typu KPVT ráže 14,5 mm.
Az önce Eskişehir Yolu cinayetlerinde kullanılan silahı alır.Během loupežných přepadení používal imitaci zbraně.
Ancak emniyet açısından silahı kullanan kişinin dikkatli olması gereklidir.V zákonem vymezených případech má policista oprávnění použít zbraň.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Che s-a predat după ce a fost rănit la picior iar pușca deteriorată de un glonț.
Spasov M1944 Trigun Bulgar kökenli üçlü namlulu bir tüfek silahı idi.Triunghiul Spasov M1944 a fost un pistol de mitralieră de trei ori cu origine bulgară.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.După aceea, atacatorul s-a sinucis cu arma sa.
Prens iki silah kullanabilmekte ve ikincil silahını fırlatabilmektedir.Aici Printul are abilitatea de a lua doua arme și poate sǎ le arunce.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.În 1949, Uniunea Sovietică a testat cu succes o armă nucleară.
İlgili Sayfalar