Sami cinayet silahını satın aldı.Sami bought the murder weapon.
Sami silaha dokundu.Sami touched the gun.
Sami ve Leyla'nın ikisi de silaha atladı.Sami and Layla both dove for the gun.
Sami silahı kavradı ve Leyla'ya ateş etmeye başladı.Sami grabbed the weapon and started shooting at Layla.
Polis Tom'un evinde ne tür silahlar buldu?What kinds of weapons did the police find in Tom's house?
Ödünç alabileceğim bir silgin var mı?Do you have an eraser I could borrow?
Sami, Leyla'yı dairesinde bir silah tutarken buldu.Sami found Layla inside his apartment, holding a gun.
Sami silahı Kahire'de satın aldı.Sami bought the gun in Cairo.
Sami, silahının sesini susturmak için bir yastık kullandı.Sami used a pillow to muffle the sound of his gun.
Sami silahı ateşlemeye başladı.Sami started firing the gun.
Tom bir silah ustasıdır.Tom is a gunsmith.
Sami, Leyla'nın kimliğini silmek istedi.Sami wanted to erase Layla's identity.
Sami silahı Leyla'ya doğrulttu.Sami pointed the gun at Layla.
Sami karısını bir silahla tehdit etti.Sami threatened his wife with a gun.
Sami'nin silahı ondan çalındı.Sami's gun was stolen from him.
Sami, Leyla'nın elinde bir silah gördü.Sami saw a gun by Layla's hand.
Sami silahı aldı.Sami picked up the gun.
Sami o silahın orada, evinde ne aradığını bilmiyordu.Sami didn't know what that gun was doing there, in his house.
Sami silahı gizledi.Sami hid the gun.
Sami silahı Leyla'nın dikiş sepetine koydu.Sami put the gun in Layla's sewing basket.
Sami silahın Leyla'nın olduğunu düşünüyordu.Sami thought the gun was Layla's.
Sami silahı ateşledi.Sami fired the gun.
Sami ve Leyla ateşli silahlar için olan bir tutkuyu paylaşıyorlardı.Sami and Layla shared a passion for firearms.
Sami silah sesleri duydu.Sami heard gunshots.
Sami silah sesleri işitti.Sami heard gunshots.
Sami silahını çekti.Sami drew his gun.
Sami silahlıydı.Sami was armed.
Sami'nin silah tutkusu vardı.Sami had a passion for guns.
Sami silahlarını her zaman yanında taşıyordu.Sami always carried his guns with him.
Sami silahını ateşledi.Sami fired his gun.
Sami'nin, arabasında bir silahı vardı.Sami had a gun in his car.
Sami silahı kendi üzerine çevirdi.Sami turned the gun on himself.
Sami o silahı nasıl kullanacağını bilmiyordu.Sami didn't know how to operate that gun.
Sami nasıl silah kullanılacağını bilmiyordu.Sami didn't know how to use a gun.
Sami kendi silahını çekti.Sami pulled his own gun.
Sami izlerini silmeye çalışıyordu.Sami was trying to erase his tracks.
Tom'a kaç tane silahı olduğunu sordum.I asked Tom how many guns he had.
Tom'a kaç tane silah sahibi olduğunu sordum.I asked Tom how many guns he owned.
Sami bütün silahları aldı.Sami took all the guns.
Sami tehlikeli bir silahlı soyguncudur.Sami is a dangerous armed robber.
Sami silahını çıkardı.Sami pulled out his gun.
Sami bir silah çekti.Sami pulled a weapon.
Sami silahını indirdi.Sami put the gun down.
Sami'nin bir ateşli silahı vardı.Sami possessed a firearm.
Tom başka bir omuz silkme ile cevap verdi.Tom answered with another shrug.
Tom, Silikon Vadisi'nde çalışıyor.Tom works in Silicon Valley.
Tom, Mary'nin sahip olduğu her resmini sildi.Tom deleted every picture he had of Mary.
Tom'un silahı yanında değildi.Tom doesn't have his gun with him.
Tom ellerini pantolonuna sildi.Tom wiped his hand on his pants.
Silah sahibi olan insanlara karşı değilim.I'm not against people owning guns.
Yasadışı silahlara karşı değilim.I'm not against outlawing guns.
Silah yasasının sıkılaştırılmasına karşı değilim.I'm not against outlawing guns.
Silahların yasaklanmasına karşı değilim.I'm not against outlawing guns.
Tom bir silahı varmış numarası yaptı.Tom pretended he had a weapon.
Boston'un en hızlı silah çekeni Tom'dur.Tom is the fastest gun in Boston.
Tom Boston'un en hızlı silahşorudur.Tom is the fastest gun in Boston.
Sanırım silah sesleri duydum.I think I heard gunshots.
Tom her zaman bir silah taşıdığını söyledi.Tom said he always carried a gun.
Tom yanlışlıkla silinen yazılımı yeniden yükledi.Tom reinstalled the software that had accidentally been deleted.
Şimdi mutfak tezgahının üstündeki kahve lekesini sildim.I've just wiped the coffee spill off the kitchen counter.