silâhsız ile cümle

silâhsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Silahsızlanmayı savunmalısın.You should advocate disarmament.
Karate silahsız bir savunma sanatıdır.Karate is an art of unarmed defense.
Asker silahsız bir düşmana ateş etmeyi reddetti.The soldier disdained shooting an unarmed enemy.
Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.The superpowers made significant progress in disarmament.
Tom silahsız bir insanı vurmakla suçlandı.Tom has been accused of shooting an unarmed man.
Korsanlar silahsız ticaret gemilerini av yaptı.Pirates made unarmed merchant ships prey.
Artık silâhsızım.I'm now unarmed.
Tom silahsız.Tom's unarmed.
Tom silahsızdı.Tom was unarmed.
Tom silahsız bir adama ateş etmeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't shoot an unarmed man.
Silahsız olarak buraya gelecek kadar aptal olacağımı düşünüyor musun?Do you think I'd be stupid enough to come here without a weapon?
Silahsız buraya gelecek kadar aptal olacağımı düşünüyor musun?Do you think I'd be stupid enough to come here without a weapon?
İnsanlar silahsız daha iyi olurdular.People would be better without guns.
Birçok ülke nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzaladı.Numerous countries have signed a nuclear disarmament agreement.
Onlara silahsız olduğumuzu söyle.Tell them we're unarmed.
Polisi silahsızlandırmalı mıyız?Should we disarm police?
Beyinlerimiz savaşsın isterdim, ama görüyorum ki silahsızsın.I would challenge you to a battle of wits, but I see you are unarmed.
Chiapas'ın kuzey kesimindeki paramiliter gruplar silahsızlandırılmalıdır.The paramilitary groups in the northern parts of Chiapas must be disarmed.
Düşmanımızın silahsız olduğunu ve geldikleri şekilde döneceklerini görmeliyiz.We shall see that our enemies are disarmed and sent out the same way they came.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.A few soldiers said that they had witnessed the execution of unarmed prisoners.
Silahsız olan NSF militanlarla yüzleşmek için hiçbir konumda değil "dedi.The NSF, being unarmed, are in no position to confront the militants."
Bu eğitime silahsız mücadele ve küçük silah eğitimi dahil etmiştir.This has included enhanced training in unarmed combat and small arms.
Yamaguchi, nükleer silahsızlanmanın savunucularından biri oldu.Yamaguchi became a vocal proponent of nuclear disarmament.
Almanya'nın silahsızlanma taleplerini sınırlamak için çabaladı.He tried unsuccessfully to persuade the Allies to limit their demands for disarmament of Germany.
1936'da Alman askerleri daha önce silahsızlandırılmış Ren-Ruhr Bölgesi'ne girdi.In 1936 German troops marched into the demilitarised Rhineland.
Genelde silahsız yapılır.He turns out to be unarmed.
Ancak silahsız bir şekilde iktidara gelme fikri yıllar geçtikçe önemini yitirmeye başlamıştı.The lack of strategic capability should have been apparent much earlier.
İhtiyar Heyeti – Silahsız Kuvvet'in bir albümü.The Elite Forces Handbook of Unarmed Combat.
Rick Shane'e karşılık vermeyi reddeder ve onu silahsız bir adamı öldürmeye zorlar.Shane draws his gun on Rick, but Rick refuses to engage, challenging Shane to kill an unarmed man.
Verdiği ifadeye göre Zimmerman, silahsız olan Martin'i aralarındaki bir tartışma sonucu vurdu.Zimmerman shot Martin, who was unarmed, during a physical altercation between the two.
Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır.He was also an early advocate of nuclear disarmament.
Bu amaç ülkenin en iyi nükleer silahsızlanma politikasına sahip olmasını sağlamıştır.This had the potential to render Britain's nuclear deterrent ineffective.
Silahlar açısından, şimdilik en iyi silahsızlandırma aracı nükleer enerjidir.In terms of weapons, the best disarmament tool so far is nuclear energy.
İstediğim kadar çalışıyorum. Kimse ayaklarıma ateş etmiyor. Buraya silahsız geldin, değil mi?Make my own hours, nobody shoots me in the leg.
Ticaret var, silahsızlandırma var, sınırlar arası ilişkiler var.There is trade, there is disarmament, there is cross-border relations.
Silahsız kişileri öldürmemI don't kill anyone without a weapon
Bu silahlar silahsız sivillere karşı kullanılmakta.These weapons are being used against unarmed civilians who don't have any weapons
Uyarı ateşlerini, masum, silahsız, savunmasız Zencilere, yakın menzilden ateşlediler.They fired warning shots point-blank at innocent, unarmed defenseless Negroes.
Bu umutsuz bir savunma eylemi, silahsız bir kültür savaşıdır.This is a desperate defensive act, a cultural battle without gunfire.
Vakıf, her yıl 28 Eylül'de Bireysel Silahsızlanma Günü'nü kutluyor.The Foundation observes Individual Disarmament Day every year on 28 September.
Grimason ailesi bu yılki Silahsızlanma Günü töreninde yaptıkları konuşmada, "Hayatlarımız mahvoldu."Our lives are ruined.
SEE Times: Makedonya'da çok kısa bir süre içinde yeni silahsızlanma programı başlayacak.SEE Times: The new disarmament progamme will start very soon in Macedonia.
SETimes'a konuşan Atalay, "Silahsızdık, onlar İsrail bize ateş etti."We were unarmed, they [Israel] fired at us.
Esasen silahsız bir kurum olan KPC’nin yalnızca 200 mensubu silah taşıma yetkisine sahip.The KPC is essentially unarmed, with only 200 of its members authorized to carry weapons.
Birlikte, büyüklere yaşamın silahsız daha iyi olduğu mesajını ilettiler.Together, they sent a message to adults that life is better without weapons.
Bu "Silahsız Yaşam İçin" adlı bir kampanya kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin bir parçasıydı.It was part of a campaign called "For Life Without Arms", which started in February.
Bugün Hükümet ivecenlikle yeni bir gönüllü silahsızlanma yasası çıkarma çabasında.Today the government is working diligently to propose a new law for voluntary disarmament.
Türkiye, küresel silahsızlanma rejiminin uygulanması yönünde çağrıda bulunduTurkey calls for implementation of global non-proliferation regime
48 silahsız tank da dahil olmak üzere toplam 400 Saint-Chamond tankı inşa edildi.Altogether 400 Saint-Chamond tanks were built, including 48 unarmed caisson tanks.
Sovyetlerin önerisi evrensel nükleer silahsızlandırmayı içeriyordu.The Soviets' proposal involved universal nuclear disarmament.
1916'da Odin sınıfı gemiler hizmet dışı bırakıldı ve silahsızlandırıldı.During 1916 the Odin-class ships were decommissioned and disarmed.
Komite, kendi yetki alanındaki tüm loyalistleri silahsızlandırdı.The committee disarmed all loyalists within its jurisdiction.
Anlaşma sayesinde Latin Amerika nükleer silahsız bölge oldu.[1]The treaty made Latin America a nuclear weapon-free zone.[20]
Partinin silahsızlandırılmasını ve parti liderlerinin çoğunun tutuklanmasını emretti.He ordered the party to be disarmed and most of the party leaders to be arrested.
Toplumsal Cinsiyet ve Silahsızlanma Platformu toplantısı, 14 Eylül 2017.Gender and Disarmament Platform meeting, 14 September 2017.
Başlatılan silahsızlanma tatbikatı çok az başarı ile sonuçlandı. [2]The disarmament exercise initiated ended with little success.[6]
Shilluk Silahsızlanma KampanyasıShilluk disarmament campaign
1911'de Pershing, Moroları silahsızlandırmaya karar verdi.In 1911, Pershing resolved to disarm the Moros.
Adadaki birkaç Alman hazırlıksız yakalandı ve kolayca silahsızlandırıldı.The few Germans on the island were caught off guard and easily disarmed.
Pershing, Amerikan yönetimini sürdürmenin çözümü olarak tamamen silahsızlanmayı gördü.Pershing saw total disarmament as the solution to maintain American rule.
İlgili Sayfalar