silâhlar ile cümle
silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaשמה שבר רשפי קשת מגן וחרב ומלחמה סלה׃
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaهناك سحق القسي البارقة. المجن والسيف والقتال. سلاه
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela他 在 那 裡 折 斷 弓 上 的 火 箭 、 並 盾 牌 、 刀 劍 、 和 爭 戰 的 兵 器 。 〔 細 拉
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela他 在 那裡折斷弓 上 的 火箭 、 並 盾牌 、 刀劍 、 和 爭戰 的 兵器 。 〔 細拉
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Armáda shromažďuje zbraně a s depresí to ani nehne.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Armata strânge armele, şi deprimarea rămâne neatinsă.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Das Militär sammelt Waffen ein, und die wirtschaftliche Depression ist so wie zuvor.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.I militari sequestrano le armi, ma la depressione rimane inalterata.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.군에서는 무기를 모았는데요, 거기에는 우울함이 고스란히 묻어있었습니다.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Les militaires ramassent les armes, et l'état de dépression reste inchangé.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Los militares juntan armas y la depresión sigue intacta.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Militæret samler våben, og depression forbliver intakt.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Militairen verzamelen wapens, en de depressie blijft intact.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Militer mengumpulkan senjata, dan depresi masih tetap utuh.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Os militares recolhem armas e a depressão mantém-se intacta.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Trong khi quân đội sưu tầm vũ khí, và nỗi tuyệt vọng thì vẫn còn đó.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Wojsko zabiera broń, a depresja pozostaje nietknięta.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Военните събират оръжия, и депресията остава непроменена.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Военные отбирают оружие, но это не решает проблемы депрессии.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.הצבא אוסף כלי נשק, אבל אף אחד לא מתייחס לדכאון.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.وعن طريق جمع الاسلحة ولكن الاحباط مازال معشعشاً
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.しかし うつ病は放り出されたままです なぜでしょうか?
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.예를 들면, 이것들은 서기 1400년 즈음의 최신 무기 시스템이었습니다.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Ad esempio, questo era lo stato dell'arte degli armamenti nel 1400 D.C.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Das waren beispielsweise die besten Waffensysteme im Jahre 1400.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.De ex., acestea erau sisteme de arme ultramoderne în 1400 d.H.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Er waren bijvoorbeeld moderne wapensystemen in 1400 voor Christus.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Exempelvis, så var dessa vapen spjutspetsteknologi på 1400-talet.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Par exemple, il y avait ces systèmes d'armement de pointe en 1400 avant J.-C. .
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Például ezek voltak a legmodernebb fegyverrendszerek időszámításunk után 1400-ban.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Por ejemplo, estos eran los sistemas de armamento más avanzados en 1400 D.C.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Por exemplo, estes eram sistemas de armas de última geração no início do século XV.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Tak wyglądało najnowsze uzbrojenie w 1400 r.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Toto byly špičkové vojenské systémy patnáctého století.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Ví dụ, đây là những hệ thống vũ khí tối tân năm 1400 TCN
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Για παράδειγμα, αυτά ήταν τα τελευταίας τεχνολογίας οπλικά συστήματα το 1400 μ.Χ..
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Наприклад, ось так виглядали найпередовіші види зброї в 1400 році нашої ери.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.Например, вот так выглядели самые совершенные виды оружия в 1400 году нашей эры.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.למשל, אלו היו כלי הנשק הכי מתקדמים ב-1400 לספירה.
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.على سبيل المثال،هذا ما كان يمثل احسن الأسلحة لدولة في 1400 ميلادي
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.兵器システムでした 両方とも 作るのも維持するのも とても高く付きましたが
O silahları bırakmalısınız.Θα πρέπει να παραδώσετε τα όπλα.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Anderzijds weten we dat deze wapens het voordeel aan de aanvaller geven.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.D'altra parte, sappiamo che queste armi offrono un vantaggio per l'attacco.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Di sisi lain, kita tahu jenis persenjataan ini menguntungkan penyerangnya.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.다른 한편으로는 이 무기가 공격 진영에 유리하게 작용한다는 것을 알게 되었습니다.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Mặt khác, chúng ta biết rõ rằng những vũ khí này tạo lợi thế cho việc tấn công.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Na druhou stanu ale víme, že tyto zbraně dávají výhodu útočníkovi.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.På den anden side Vi ved, at disse våben give en fordel ved at angribe.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Pe de altă parte, știm că aceste arme avantajează atacul.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Por outro lado, sabemos que estas armas dão uma vantagem ao atacante.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.Z drugiej strony, wiemy, że te bronie dają przewagę atakującemu.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.От друга страна, знаем, че тези оръжия дават предимство при атакуване.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.С другой стороны, известно, что это оружие даёт преимущество атакующему.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.מצד שני, אנחנו יודעים שהנשקים האלו נותנים יתרון למתקפה.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.من ناحية أخرى ، ونحن نعلم أن هذه الأسلحة تعطي ميزة للمهاجمم.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.攻撃には大変有効で有ることは認識しています 1978年に発表されたある論文で
Özerk robot silahlar çok fazla gücü çok az elde topluyor ve onlar demokrasiyi tehlikeye atacaklar.As armas robóticas autónomas concentram demasiado poder em poucas mãos, e colocarão em perigo a democracia.
Özerk robot silahlar çok fazla gücü çok az elde topluyor ve onlar demokrasiyi tehlikeye atacaklar.Autonoma robotvapen koncentrerar för mycket makt i för få händer och de skulle äventyra själva demokratin.
Özerk robot silahlar çok fazla gücü çok az elde topluyor ve onlar demokrasiyi tehlikeye atacaklar.Autonomiczna, zautomatyzowana broń skupia zbyt dużą moc w zbyt niewielu rękach, co zagraża samej demokracji.
İlgili Sayfalar