silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Dostanou zbraně, obstarají těžařům maso a dostanou zaplaceno.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Fegyvereket kapnak, hogy a fakitermelő telepeknek vadásszanak, pénzért.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Heille annetaan aseita; he ampuvat hakkuuleireille; he saavat rahaa.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.무기를 가지게 되었고, 벌목 캠프를 위해 사냥을 해서, 돈을 받습니다.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Les han dado armas, disparan en nombre de los campamentos, reciben dinero.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Li se dau arme, vînează pentru taberele forestiere și primesc bani.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.On leur donne des armes, ils chassent pour les entreprises, ils reçoivent de l'argent.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Prendono le armi, sparano e vengono pagati.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Recebem armas, caçam para as madeireiras e recebem dinheiro.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Sie bekommen Waffen, schießen Wild für die Holzarbeiter und bekommen Geld dafür.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Ze krijgen wapens, ze schieten voor de houthakkerskampen, ze krijgen geld.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Τους έχουν δώσει όπλα, κυνηγούν για τους υλοτομικούς καταυλισμούς, παίρνουν χρήματα.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Им дали оружие, они охотятся для лесозаготовителей, они получают деньги.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Їм дали зброю, вони полюють для лісозаготівельників, отримують гроші.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.Сега са им дали оръжия, с които да убиват животните и след това им се плаща.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.הם מקבלים נשק, הם יורים בשביל מחנות כריתת העצים ומקבלים כסף.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.لقد تم منحهم اسلحة، إنهم يطلقون النار لمعسكرات قطع الأخشاب، إنهم يحصلون على المال.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.彼らの生活を支える動物と共に
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Als die Yankees sie kommen sahen, legten sie ihre Waffen nieder und versteckten sich.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Amikor a jenkik látták jöttük, letették fegyverük és magukat elásták.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Cand Yankeii îi vedeau venind, aruncau armele şi se-ascundeau.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Gdy dojrzeli ich Jankesi, odkładali broń i chowali się.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Khi bọn Yankees trông thấy họ, chúng sẽ hạ súng và trốn.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.북군은 그들이 오는걸 보자, 무기를 버리고 숨었죠.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Quand les Yankees les ont vu venir, ils ont rendus leurs armes et se sont cachés.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Quando i nordisti li vedevano arrivare, mollavano le armi e scappavano.♫
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Toen de Yankees hen zagen komen, legden ze hun geweren neer en staken zich weg.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Когато янките ги виждали да идват, оставяли пушките и се криели.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.Когда Янки видели, что они приближаются, то опускали ружья и прятались.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.כשהינקיס' ראו אותם מגיעים, הם היו מניחים את נשקם ומתחבאים.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.لدرجة أن اليانكيز عندما شاهدوهم قادمون .. أنزلوا مسدساتهم وإختبأوا
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.お前はケイト 俺はサル ジョンソン姉妹を手に入れよう
Onların silahlarını kullanıyoruz.Estamos usando sus herramientas.
Onların silahlarını kullanıyoruz.Nous utilisons leurs outils.
Onların silahlarını kullanıyoruz.Stiamo utilizzando i loro stessi mezzi.
Onların silahlarını kullanıyoruz.Wir kämpfen mit ihren Waffen.
Onların silahlarını kullanıyoruz.Χρησιμοποιούμε τα δικά τους εργαλεία.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela(75:4) Там сокрушил Он стрелы лука, щит и меч и брань.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela(76:4) C`est là qu`il a brisé les flèches, Le bouclier, l`épée et les armes de guerre. -Pause.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaacolo a sfărîmat El săgeţile, scutul, sabia, şi armele de război. -
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaAli quebrou ele as flechas do arco, o escudo, a espada, e a guerra.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaAllí quebró las ráfagas del arco, el escudo, la espada y el arma de guerra. (Selah
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDaselbst zerbricht er die Pfeile des Bogens, Schild, Schwert und Streit. (Sela.)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDer brød han Buens Lyn, skjold og Sværd og Krigsværn. - Sela.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaDi sana Ia menghancurkan semua alat perang, semua panah berkilat, perisai dan pedang
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaE' in Gerusalemme la sua dimora, la sua abitazione, in Sion
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelai Salem vart hans hydda rest och hans boning på Sion.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSela거기서 저가 화살과 방패와 칼과 전쟁을 깨치시도다(셀라)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaMert hajléka van Sálemben, és lakhelye Sionban.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaOg han reiste sin hytte i Salem og sin bolig på Sion.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaSaalemissa on hänen majansa ja hänen asumuksensa Siionissa.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaTại nơi ấy Ngài đã bẻ gãy tên cung , Cái khiên , thanh gươm , và khí_giới chiến .
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaTại nơi ấy Ngài đã bẻ gãy tên cung, Cái khiên, thanh gươm, và khí giới chiến.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaTamkaj je strl ognjene pšice lokov, ščit in meč in vojsko. (Sela.)
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaV Sáleme povstal jeho stán, a jeho bydlisko bolo položené na Sione.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaV Sálem jest stánek jeho, a obydlé jeho na Sionu.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaW Salemie jest przybytek jego, a mieszkanie jego na Syonie.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaZijn huis staat immers in Jeruzalem en Hij woont op de berg Sion.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaΕκει συνετριψε τα βελη του τοξου, την ασπιδα και την ρομφαιαν και τον πολεμον. Διαψαλμα.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaТам Той строши лъскавите стрели на лъка. Щита и меча, и битката. (Села),
İlgili Sayfalar