silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Ett taktiskt spel med olika vapen.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.E' un gioco permanente di tattica con armi differenti.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Het is als een constant tactisch spel met verschillende soorten wapens.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.전략 시뮬레이션에서 각기 다른 무기를 가지고 싸우는것과 마찬가지에요
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Mint egy állandó taktikai játék, különböző fegyverekkel.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Mint egy állandó taktikai játék, különbözõ fegyverekkel.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Nó giống như 1 game chiến thuật với nhưng vũ khí khác nhau.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Nó giống như một trò chơi chiến thuật với vũ khí khác nhau.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Seperti permainan taktis yang konstan dengan memakai senjata yang berbeda.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Tämä on kuin jatkuvaa taktista peliä eri aseistuksella.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.TPB をダウンしても どこかにバックアップはある
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Wygląda to jak walka, z tym że różnymi rodzajami broni.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Είναι σαν ένα διαρκές παιχνίδι τακτικής με διαφορετικά όπλα.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Като някаква тактическа игра, в която оръжията се сменят постоянно.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.Это как постоянная тактическая игра с различным оружием.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.זה כמו משחק טקטיקה מתמיד .אבל כלי הנשק שונים
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.إنها كلعبة تكتيكية ثابتة مع أسلحة مختلفة
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.레반논 PLO로부터 소련제 무기를 싣고 다른 유럽의 무장 조직에게
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.מלבנון, שם היה אוסף נשק סובייטי מאש"פ,
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.من لبنان , حيث يحضر معه الأسلحة السوفيتية من منظمة التحرير الفلسطينية ,
Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, Sovyet silahlarını alıp, Sardinya Adası'na geri getiriyormuş.場所まで行き それから それらの武器をはるばるサルデーニャへ運びます
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.În scurt timp, Franklin și alții și-au dat seama că există posibilitatea de a pune aceste arme la un loc.
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.Không lâu sau, Franklin và những người khác nhận ra có thể nối những vũ khí tinh quái này lại với nhau.
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.프랭클린과 다른 사람들이 이런 장난을 무기로 만들 수 있다는 걸 깨닫는데는 시간이 오래 걸리지 않았어요.
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.No pasó mucho tiempo hasta que Franklin y otros se dieran cuenta de la posibilidad de relacionar ambas cosas.
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.Довольно быстро Франклин и другие поняли, что есть сходство между этими орудиями.
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.לא לקח זמן רב לפרנקלין ולאחרים להבין כי ניתן לחבר את כלי הקונדס הללו יחדיו.
Franklin ile diğerlerinin, bu haylazlıklarla silahları bir araya getirmeleri uzun sürmedi.لم يمر وقتٌ طويلٌ حتى يدرك فرانكلين وآخرين أنّه من الممكن ربط هذه الأسلحة المؤذية معًا
Garip şapkaları, silahları var.Buffi cappelli, hanno i fucili.
Garip şapkaları, silahları var.Ils portent des chapeaux bizarres, ont des armes.
Garip şapkaları, silahları var.W śmiesznych kapeluszach, z karabinami.
Garip şapkaları, silahları var.У них смешные шляпы, у них есть оружие.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.A noite é passada, e o dia é chegado; dispamo-nos, pois, das obras das trevas, e vistamo-nos das armas da luz.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ðêm đã khuya , ngày gần đến ; vậy chúng_ta hãy lột bỏ những việc tối_tăm mà mặc lấy áo_giáp sáng_láng .
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ðêm đã khuya, ngày gần đến; vậy chúng ta hãy lột bỏ những việc tối tăm mà mặc lấy áo giáp sáng láng.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.밤이 깊고 낮이 가까왔으니 그러므로 우리가 어두움의 일을 벗고 빛의 갑옷을 입자
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noč je skoraj minila, a dan se je približal. Odvrzimo torej dela tmine, a oblecimo se v orožje svetlosti.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noc pokročila, a deň sa priblížil. Složme tedy skutky temnosti a oblečme si zbrane svetla.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noc pominula, ale den se přiblížil. Odvrzmež tedy skutky temnosti, a oblecme se v odění světla.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noc przeminęła, a dzień się przybliżył; odrzućmyż tedy uczynki ciemności, a obleczmy się w zbroję światłości.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ніч минула, а день наближив ся відложімо ж дїла темряви, а одягнїмось у зброю сьвітла.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ночь прошла, а день приблизился: итак отвергнем дела тьмы и облечемся в оружия света.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.הלילה חלף והיום קרב לכן נסירה נא את מעשי החשך ונלבשה את כלי נשק האור׃
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.قد تناهى الليل وتقارب النهار فلنخلع اعمال الظلمة ونلبس اسلحة النور.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.黑 夜 已 深 、 白 晝 將 近 . 我 們 就 當 脫 去 暗 昧 的 行 為 、 帶 上 光 明 的 兵 器
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.黑夜 已 深 、 白晝將 近 . 我 們就當脫 去 暗昧 的 行為 、 帶 上 光明 的 兵器
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.Analicemos ahora los cañones autopropulsados de rango superior.
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.Intéressons-nous à présent aux canons automoteurs de rang élevé.
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.높은 단계의 자주포에 대해서 좀 더 자세히 알아보겠습니다
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.Nyní se pojďme blíže podívat na samohybná děla vyšších úrovní.
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.Przyjrzymy się bliżej działom samobieżnym wysokiego poziomu.
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.Sehen wir uns die höherstufigen Selbstfahrlafetten näher an.
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...At drabene ville stoppe? Vi ved dette: Uden sejr, kan der ikke blive fred.
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...- Kau bisa lakukan itu? - Juliet 64, jawablah. Ganti.
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...Odota.
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...Trzymaj swoją broń. Tak jest.
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...אתם באמת חושבים שאם תלכדו את הגנרל איידיד אנחנו נניח את נשקנו
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...النّقيب ستيل أحتاج مساعدة طبيه هنا الآن! الرّقيب سميث مصاب! - انتظر يا رقم 25 -
Güçlüler nasıl da yere serildi! Savaş silahları yok oldu!››Ach, jakť jsou padli udatní, a zahynula odění válečná.
Güçlüler nasıl da yere serildi! Savaş silahları yok oldu!››Ak, at dog Heltene faldt, Stridsvåbnene lagdes øde!
İlgili Sayfalar