silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rommel sipariş ettiği silahların yaklaşık yarısına ulaşabiliyordu.Renault fournit pourtant la moitié des obus livrés à l'armée par le groupe de Paris.
Silahlarını teslim eden Ermeniler silahlarını geri aldılar.Les émigrants devaient rendre leurs armes.
Oyuncular, engeller üzerinden siper alıp, zıplayabilir ve çeşitli silahlarla düşmanı vurabilir.Le personnage peut courir, sauter, et attaquer ses ennemis avec une dague.
Ayrıca ağır silahları da mevcuttu.Des armes lourdes ont été utilisées.
Her karakterin kendine has özel silahları, ekipmanları ve zayıflıkları olacak.Chaque classe de personnage possède ses propres armes, caractéristiques et modes de jeu.
Silahların kime gideceği çok da önemli değildir.Cela dépend bien sûr de quel type d'armes il s'agit.
Mayınlar gerillaların çok başarılı şekilde kullandığı silahlardandı.C’est l'arme qu’utilisaient les guerriers malais dans le passé.
Bunlar yerine oyuna yeni silahlar eklenmiştir.D'autres armes du jeu précédent ont été remplacées.
Bu silahların hepsi günün koşullarında çok gelişmişti.Toutes ces armes ont de multiples améliorations au cours du jeu.
Çoğunlukla avcılara karşı savunma silahları olarak görülürler.Elles sont pour le plus souvent vues comme des armes défensives face aux prédateurs.
ADR'nin gemileri arasında, Kars, Ardahan, Astrabad, Geok-Tepe, Arax ve Bailov silahları bulunuyordu.Parmi les navires de l'ADR étaient les canonnières Kars, Ardahan, Astrabad, Gok-Tepe, Arax et Bailov.
Köyün ileri gelenlerinden Hacı Salih Polat koruculara silahlarını bırakmaları emrini vermiştir.Officiellement il devait appeler les anciens partisans du FIS à déposer les armes.
Kuyruktan dolmalı silahların daha popüler olan modern tasarımlarından farklıdır.Elle se différencie des armes à chargement par la culasse, de conception plus moderne.
Devil May Cry'daki Dante'nin klasik silahlarıdır.Son arme est reprise de Dante dans le jeu Devil May Cry.
Silahları Dacla'dır.Ses armes sont des dagues.
Silahlar çekilir.Les armes.
Çetenin lideri, eğer silahlarını geri vermezse onları öldüreceğini söyler.Votre fils est notre prisonnier… Si vous ne vous rendez pas, nous le fusillerons.
Oyunda en sık kullanacağınız silahlardan biri.Une des armes les plus destructrices du jeu.
"Gizli teşkilatın silahları Akdeniz'in dibinde yatıyor".Les armes de la ville sont sculptées au centre du soubassement.
Bu iki takım en son teknoloji silahları ve zırhlı araçları kullanmakta.Les deux armées utilisent des armes à feu et des canons les plus modernes.
Sınırlı sayıda tanksavar silahları vardı.Quelques rares chars ont bénéficié d'armes de réglage.
Shutetsu'nun önemli gol silahlarından birisiydi.Il était une des armes les plus importante de Goff.
Maçın yaklaşık beş dakikasında dışarıdaki güreşçiler silahları çemberin içine atmaktadırlar.Mais en cinq minutes, les forgerons font basculer la partie.
Imperial Guard askerleri özel zırhlar giymemektedirler ve güçsüz silahlar olan lazer tüfekleri taşırlar.Les hommes du fyrd, qui ne sont pas des soldats professionnels, portent quant à eux des armures plus légères.
İleri uzanan mızraklar da düşmanlarına yönelen silahlarıydı.Leurs deux pattes de devant leur servent également d'armes contre leurs ennemis.
Silahlara, genelde mancınık deniliyordu.Elles sont parfois appelées armes classiques.
Ayrıca bu silahların bazıları İtalya ve Türkiye tarafından da kullanılmıştır.Toutefois le président désirait depuis longtemps retirer ces missiles de Turquie et d'Italie.
Günümüzde modern ateşli silahların çoğunluğu kuyruktan dolmalıdır.De nos jours, la plupart des accessoires pour arme à feu sont prévus pour être installés à l'aide de rails.
Seviye şartı silahlar için 3 düşer.Chaque arme a 3 niveaux de puissance.
Ağır silahlar bir seferde öldürür.Le coup de fusil le tue instantanément.
Seksenli yıllarda silahların kontrolü konusunda yer aldı.Lors des Cent-Jours, il reprit les armes.
İlk olarak bu silahlar, taşımak için fazla ağırdı.Ces unités avaient à proximité des armes lourdes pour les soutenir.
Fakat 1430'dan sonra sadece en geniş silahları işaret etmeye geldi.Mais en 1471, il ne compte que trois feux.
Tabanca, tüfek gibi çeşitli silahlarla yapılır.Elle sera équipée en main gauche tout comme certaines armes à feu.
Zanaatkarların varlığı ise zamanla teknolojinin ve metal silahların geliştirilmesine olanak sağlamıştır.Mais en pratique, il suffit que le matériel puisse être réalisé avec des techniques et outils d'époque.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.Las armas no matan gente. La gente mata gente.
Gözyaşları çocukların silahlarıdır.Las lágrimas son el arma de los niños.
Silahlar insanları öldürmez, silahlı insanlar öldürür.Las armas no matan a las personas, lo hacen las personas con armas.
Dünyanın sorunlarının nükleer silahlarla çözülebileceği yanılsaması yeter.Basta ya de la ilusión de que los problemas del mundo se puedan resolver con armas nucleares.
Silahlara veda edelim ve kendimizi medeni bir şekilde zamanımızın en acil sorunlarına adayalım.Digamos adiós a las armas y consagrémonos civilizadamente a los problemas más agobiantes de nuestra era.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Arrojemos las armas y abracemos la paz.
Konvansiyonel silahların onların üstünde az etkisi olduğu görünüyor.Las armas convencionales parecen tener efecto mínimos en ellos.
Noah, silahlara, hastanedeki Beth'i kurtarmak için ihtiyacı olduğunu söyler.Noah les dice que necesitaba sus armas para atacar el hospital y rescatar a Beth.
Bu sınıftaki birincil silahlar yarı otomatik tüfeklerdir.Las armas principales en la clase son fusiles semiautomáticos.
Tüm Mısır'dan paralara, silahlara ve atlara toplanmaya başlandı.Reunieron dinero, caballos y armas de todo Egipto.
Oyunda en sık kullanacağınız silahlardan biri.Es una de las armas que más aparecen en el juego.
Araç mürettebatı savunma için kişisel silahlarını kullanıyordu.La tripulación tenía sus armas personales para autodefensa.
Bu “taş şehir” sağlam topçu silahlarıyla dolu bir garnizona sahipti.La "Ciudad de Piedra" tenía una guarnición permanente con armas de artillería.
Oyun parlak ve esprili karikatür tarzı animasyonlara ve çeşitli tuhaf silahlara sahiptir.El juego cuenta con animación brillante y humorística de dibujos animados y un variado arsenal de armas.
ABD silahlı kuvvetleri savaş hukukunca yasaklanan silahlar kullanmıştır.Las naciones han utilizado la falsificación a modo de arma.
Direnişçiler Almanlara saldırdı ve silahlarını ele geçirdi.Atacaron a los alemanes a la vista y se apoderaron de sus armas.
Oyunda her ne kadar keskin silahlar olsa da, düşmanları parçalamak mümkün değildir.Aunque hay armas afiladas en el juego, uno no puede apuñalar o desmembrar a enemigos.
Canlı bir biçimde silahlar, taktikler ve muharebeleri tasvir eder.Describe vívidamente el armamento, las tácticas y las batallas.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Prohíbe el despliegue de armas nucleares.
Gereğinin ötesinde silahlar toplama ya da silahlarla çalışma.No colecciones armas o practiques con ellas más allá de lo útil.
Bununla birlikte, silahların sihir kullanıcılarına karşı oldukça etkili oldukları kanıtlanmıştır.Son sin embargo muy eficaces contra las personas que hacen uso de la magia.
Bu metotlar; topların kullanımı, küçük silahlar ve sabotajcıları içerir.Estos incluían el uso de artillería, armas de pequeño calibre y sabotajes.
Bugünkü ana piyade silahları AKM'dir.Así mismo su principal armamento de infantería es el fusil de asalto AKM.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.Pauline tuvo un parto difícil, que Hemingway incorporó como ficción en Adiós a las armas.
Alman silahları soğuktan arızalandı.Pero los ejércitos alemanes están detenidos por el frío.
İlgili Sayfalar