silâhşör ile cümle
silâhşör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.44
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bey Camii, Sürahi Mescidi, Silahşör Mehmet Bey Mescidi olarak da bilinir.On velvollisuuteni ilmoittaa teille että sekä pormestari Moscone että valtuutettu Harvey Milk on ammuttu.”
Alexandre Dumas ünlü tarihi romani Üç Silahşörler´i (1844) bu dönemde kaleme almisti.Alexandre Dumas vanhemman romaani Kolme muskettisoturia (1844) edustaa lajia tyypillisimmillään.
Ellen kadın bir silahşördür.Η άλλη ήταν η Μάριαν Πιστόχκολρς.
Kardinal Richelieu, Alexandre Dumas'nın Üç Silahşörler adlı romanında kötü adam konumundadır.I Danmark kender man bedst typen igennem Alexandre Dumas' bog om De Tre Musketerer.
Parçanın adı Üç Silahşörler'in "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" sözünden esinlenmiştir.De tre har det kendte motto: "En for alle og alle for en".
Alexandre Dumas ünlü tarihi romani Üç Silahşörler´i (1844) bu dönemde kaleme almisti.De Tre Musketerer af Alexandre Dumas d.Æ. fra 1844), er historisk ubegrundet.
(Yedi Silahşörler) The Magnificent Seven'in, dolayısı ile de "Yedi Samuray" ın bir parodisidir.Men slangen med de syv hoveder fandtes – som et falsum.
Kalkanı üzerine tutuşan bir havaneli yerleştirerek, uygun bir şekilde bir seyyar silahşör olur.Han blir en omflakkende ridder som passende nok har en brennende pistill som våpenskjold.
"Yedi Silahşörler"in bir parodisi idi.Det hadde betydningen «sju rådsbål».
Bu kişiler ünlü silahşörler Athos, Protos ve Aramis’tir.Den begynner med hvordan han blir kjent med de tre musketerene Athos, Portos og Aramis.
"Üç Silahşörler" in çoğu projeksiyonlar için tamamı siyah beyaz kopyalarının da basılmış olduğu bilinmektedir.Hva er da sannsynligheten for at vi trekker ut akkurat 3 hvite kuler?
Teşkilat'ın İki Silahşoru.魔槍士の2次職。
""Üç Silahşörler Gerçekten Yaşadı"".가을 진미 삼총사 외”.
52.Bölüm Kutsal Silahşör!52,53화는 총집편이다.
Köy halkının tümü silahşördü.כל לוחם היה חמוש באקדח.
Nasuh ayrıca çok usta bir silahşördür.Дончев е и страстен стрелец.
Silahşorlükle kapıcılar arasına alındı.Upere nabijene pištolje jedan u drugoga.
James Marsden, Teddy Flood, yerel güzellik peşinde olan robot silahşördür.James Marsden ako Teddy Flood, výtvor, pištoľník, ktorý sa snaží o záchranu jeho vzťahu s Dolores.
Kabak Meydanı'nda da silahşörler hünerlerini gösterdiler.Naenkrat pridejo iz rova veržejski strelci.
Ellen kadın bir silahşördür.Henryjem, izdelovalcem pušk.
Köy halkının tümü silahşördü.Provincijos sostinė yra Pistoja.
Silahşörlerin her biri kendi yolunda gider.Jälitatavad lähevad igaüks ise suunas.
Ellen kadın bir silahşördür.KLM on SkyTeami liige.
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.De fapt, majoritatea dovezilor indică că acestea nouă se pot comporta precum cei trei Muşchetari --
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.De flesta resultaten indikerar att- -dessa nio kan vara som de tre musketörerna.
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.De hecho, la mayoría de la evidencia indica que estos 9 se pueden comportar como 3 mosqueteros:
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.Infatti la ricerca scientifica mostra che questi 9 parametri fanno come i Tre Moschettieri --
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.In feite wijzen de meeste gegevens erop dat deze negen zich gedragen als de drie musketiers -
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.사실, 대부분의 증거는 이 아홉가지가 마치 삼총사처럼 움직인다는 것을 보여줍니다.
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.Tatsächlich zeigen die meisten Hinweise dass diese neun [Parameter] sich wie drei Musketiere verhalten -
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.Ve skutečnosti většina důkazů naznačuje, že těchto devět se může chovat jako Tři mušketýři:
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.Większość dowodów wskazuje że ta dziewiątka może zachowywać się jak trzej muszkieterowie
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.Μάλιστα, τα περισσότερα στοιχεία δείχνουν ότι αυτά τα εννέα μπορεί να δρουν ως τρεις Σωματοφύλακες --
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.Всъщност, повечето данни показват, че тези девет граници може да се държат като тримата мускетари --
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.למעשה, רוב ההוכחות מראות שתשע אלה מתנהגות כמו שלושת המוסקטרים--
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.في الواقع، معظم الأدلة تبيّن أن تلك العوامل التسعة قد تعمل كــ "الفرسان الثلاثة" --
Gerçekte, kanıtların birçoğu gösteriyor ki bu dokuzu aslımda Üç Silahşörler gibi davranıyor.結び付いていることの証拠は多数あります 森林を破壊し 土地の限界を超え
O iyi bir silahşör.Es un buen espadachín.
O iyi bir silahşör.E un spadasin priceput.
O iyi bir silahşör.Hij is een heel goede zwaardvechter.
O iyi bir silahşör.Je zelo dober sabljač.
O iyi bir silahşör.Ông là một kiếm sỹ khá tốt.
O iyi bir silahşör.To je tedy vynikající šermíø.
O iyi bir silahşör.Είναι αρκετά καλός στο σπαθί.