Sadece sikkelerin üzerine kendi isimlerini, monogramlarını ya da portrelerini tek tük bastırmışlardı.Nur vereinzelt setzten sie ihren eigenen Namen, ihr Monogramm oder gar ihr Bildnis auf die Münzen.
Fulvia, bir Roma sikkesi üzerine resmi basılan ilk mitolojik olmayan kadındır.Sie war vermutlich die erste nicht-mythologische Frau, die auf römischen Münzen abgebildet wurde.
1915 yılından beri Almanya’da bugünkü Avro paraları dışında basılan tüm sikkeler “ayırıcı sikkeler”dir.Seit 1915 sind in Deutschland alle geprägten Kursmünzen einschließlich der heutigen Euromünzen Scheidemünzen.
Diokletian yönetiminde yeni bir sikke reformuna ilişkin uğraşılar artmaya başlamıştır.Dann begannen unter Diokletian verstärkte Bemühungen um eine Münzreform.
Sebastianus'a ait, Arles ve Trier'de basılmış sikkeler mevcuttur.Für Sebastianus wurden Münzen in Arles und Trier geprägt.
Bir ayrıcı sikkenin gümüş içeriği %50’nin altında ise milyar sikkesi olma durumu söz konusudur.War der Silbergehalt einer Scheidemünze unter 50 Prozent, so spricht man von einer Billonmünze.
17. yüzyıldan itibaren sikkeler üzerine yeni bir motif olan şehir görüntüleri basılmaya başlandı.Ab dem 17. Jahrhundert kamen als neues Motiv Städteansichten auf.
Ardından bu sikkeleri farklı boyutlarda ve değerlerde altın sikkelerin yapımı takip etmiştir.Danach folgten Goldmünzen in verschiedenen Größen und Werten.
Ağabeyinin yaptığı gibi, sikke bastırmıştır.Wie sein Bruder studierte er Recht.
Tedavül değerleri, içerik değerleriyle (Metal Değeri) belirlenen sikkeler Kurant sikkesi olarak adlandırılır.Diese werden durch die (argumentfreie) syscall-Instruktion aufgerufen, die je nach Registerwerten agiert.
İlk Roma sikkelerinin tümü arka taraflarında gemi iskeleti motifi bulunmaktaydı.Ursprünglich hatten die drei nördlicheren Schiffe jeweils ein großes eisernes Schiebetor auf dieser Seite.
Nümismatiğin en önemli nesnesi sikke’dir.Der wichtigste Vertreter dieses Typs ist Verapamil.
İmparator Claudius yönetiminde ilk kez Sikke’lere aile fertlerinin de darp edildiği görülmektedir.Unter Kaiser Claudius erschienen erstmals Familienangehörige des Kaisers auf den Münzen.
Bu tür sikkeler sıklıkla erken dönemde Billon alaşımından ya da bakırdan yapılırdı.Diese waren früher häufig aus einer Billon-Legierung oder nur aus Kupfer.
Sikkelerin ağırlığı Polis şehri damgasıyla garanti altına alınmıştır.Das zugesicherte Gewicht wurde hierbei durch Stempel der Polis garantiert.
Gündelik alışverişlerde hem gümüş kurant sikkeler hem de ayrıştırıcı sikkeler kullanılmıştır.Im täglichen Zahlungsverkehr fanden sowohl Kurantmünzen als auch Scheidemünzen Verwendung.
Bu 14 dekadrahmi sikkesinden sadece 6'sı Türkiye'ye getirilebildi.Nur sechs der möglichen 34 Punkte wurden in der Fremde geholt.
Çeşitli Roma dönemi sikkeleri de bölgede bulunmuştur.An verschiedenen Orten wurden auch Spuren aus römischer Besatzungszeit gefunden.
Sikkelerden birinde ortada kağan kabartması, kenarlarda ise üç ay-yıldız bulunmaktadır.Das Dienstgradabzeichen bestand aus geflochtenen silbernen Schnüren, auf denen drei Sterne befestigt waren.
Bu tür Roma sikkeleri daha önce hiç basılmamıştı.In Rom wurde ein derartiges Ansinnen aber bisher stets abgelehnt.
Ön tarafı düz arkası ise kubbelidir ( sikkelerde ve heykellerde) ve alt tarafı düz biter.Il y a donc une face avant (celle située dans la direction du déplacement) et une face arrière.
630'da şehirde kurulan darphane altın sikkeler basmaktaydı.Vers 630, des pièces d'or y sont frappées.
Aureus (çoğul; aurei), 25 gümüş denarii değerindeki Antik Roma altın sikkesi.Aureus : monnaie d'or de l'Empire romain valant vingt-cinq deniers.
Tabae kenti'de, Hellenistik dönemde sikke bastırmıştır.Arrivé au camp de Buchenwald, ses pieds ont gelé.
Birçok tarihsel kişiliğin yüzleri bu sikkeler aracılığıyla bilinmektedir.On voit le visage des différents Docteurs dans l'esprit de celui-ci.
Bu sikke birimi 20 yıl boyunca çok miktarda basılmıştır.Cette proportion reste sensiblement constante depuis vingt ans.
Ptolemaios dönemine ait altın sikke.Bronze, époque ptolémaïque.
Sikkenin basılışı MÖ 3. yüzyıl ve 2. yüzyıllara tarihlendirilebilmektedir.Les millésimes gravés dans la pierre permettent de dater ces constructions des 2e et 3e quarts du XIXe siècle.
Bu tür Roma sikkeleri daha önce hiç basılmamıştı.Triompher de citoyens romains, cela ne s’était jamais vu !
Sikke kavramı daha çok tarihî madenî paraları tanımlamak için kullanılır.Este tiempo de vida medio tan corto puede ser empleado para identificar falsificaciones más recientes.
Ancak sikkelerin dağıtımı, Han Hanedanı'nın tüm geri kalan ömrü boyunca merkezi hükümet tekelinde kaldı.La pena inicial consistía en ser apartado de la dirección orquestal en los Países Bajos el resto de su vida.
Bu nedenle bunlar ayrıştırıcı özellikli sikkelerdir.Para terminar, el daño habrá de ser individualizable.
Bizans sikkeleri imparatorluğun sonuna kadar devam eden bir prestiji vardı.La acuñación bizantina gozó de mucho prestigio que duró hasta casi el final del imperio.
Fakat elde bulunan sikkeler bu iddiayı desteklememektedirler.Los dioses, que habían sido advertidos, evitaron tocar la ofrenda.
Çeşitli Roma dönemi sikkeleri de bölgede bulunmuştur.No faltaron tampoco las intrigas de ciertos grupos en la misma Roma.
Bu gezici müzede arkeolojik, etnografik eserler ve sikkeler sergileniyordu.Durante sus viajes fue coleccionando objetos arqueológicos y etnográficos.
Sikke üzerindeki yazıtlar: Plautilla Augusta ya da Plautilla Augustae şeklindedir.Tienen la inscripción «Plautilla Augusta» («Plautilla Augustae»).
Sikkenin hem yapım maddesi değerlidir, hem de daha kullanışlıdır.Es en el calibre, sin lugar a dudas, donde su utilización es más general y popular.
Bu sikke birimi 20 yıl boyunca çok miktarda basılmıştır.Él utilizó esta estafa durante veinte años con gran éxito.
Bu bilim dalı sikkenin her türü ve biçimiyle ilgilenir.Éste contendrá información acerca de la calidad de servicio de cada tipo de flujo.
21-23 yılları arasında Julius Caesar Drusus onun anısını heykeller, sikkeler ve yazıtlarla onurlandırmıştır.Tra il 21 e il 23, Druso Giulio Cesare onorò la sua memoria con statue, monete e iscrizioni.
Sikke teorik bir değerle 1/72 Roman pound'u (yaklaşık 4.5 gram) ölçü alınarak basıldı.La moneta veniva emessa ad un valore teorico di 1/72 di libbra romana (circa 4,5 grammi).
Altın sikkelerde 1 Escudo 16 Reale eşittit.L'escudo d'oro valeva 16 real de plata.
Bu tür Roma sikkeleri daha önce hiç basılmamıştı.I re illirici non avevano mai visto niente di simile.
Bu sikke yaklaşık 11–14 mm çapında ve yaklaşık 0,8-1,2 gram ağırlığındaydı.La moneta aveva un diametro di 11–14 mm e pesava circa 0,8-1,2 grammi.
Franda'da onluk sisteme geçişin ardından, sou 5 centime'lik bir sikke oldu (1/20 Fransız Frangı).In seguito il peso fu fissato al franco francese con un cambio di 1 peso = 5 franchi.
Hanedan, Nemanjić stiline uygun sikkeler de bastırmıştır.Damian sta cercando di decifrare prima possibile le tavolette inca.
Adına basılan sikke de görüldüğü üzere Augusta olarak taçlandırılmıştır.Furono fatti bruciare, come detto, dal Senato sotto Augusto.
Octavia, sikke üzerine resmi basılan ilk Romalı kadınlardan biridir.Sakuya è, a prima vista, una delle poche ragazze normali ad apparire nella serie.
Bu sikke Avusturya’da 1858 yılında tedavülden kaldırıldı.La moneta fu demonetizzata in Austria già nel 1858.
Bu sikke birimi 20 yıl boyunca çok miktarda basılmıştır.Li vissero per circa vent'anni in grandi difficoltà.
Ancak sikkelerin dağıtımı, Han Hanedanı'nın tüm geri kalan ömrü boyunca merkezi hükümet tekelinde kaldı.Достаточно было иметь одну пайцзу на весь период правления хана.
Sikke’nin arka yüzünde (Revers) ise değer bilgisi bulunmaktadır.Обучался у известных тренеров - Булычёва, Михайлова, Кусекяна.
Günümüzde bu sikkelerden çok az bulunmaktadır.Таких историй нам сегодня очень не хватает.
Bu tür Roma sikkeleri daha önce hiç basılmamıştı.Ведь такой массы раздражающих казусов, казалось, ещё никогда не было.
Nümismatik alanı sikke kenarındaki bir yazıyı Efsane olarak tanımlanmaktadır.Точное расположение контрольных пунктов на местности описывается с помощью легенд.
Theodosius artık sikkelerde kendini labarumu tutarken resmediyordu.Мицуко в любой момент готова выдавить слёзы.
Antik çağda, ölünün dili altına sikke konulması adetti.На непреодолимую ненависть к существовавшему до них языку.
Bir anne ve çocuğun sikke profili büstü görüntünün ön yüzündedir.На лицевой стороне медали профильное погрудное изображение матери и ребёнка.
Fakat elde bulunan sikkeler bu iddiayı desteklememektedirler.Однако мусульмане считали, что победу одержали они.