Ana içeriğe geç
Sözlük

sik ile cümle

sik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ne sıklıkta hokey oynar?How often does Tom play hockey?
Tom ve Mary'nin birlikte takıldığını ne kadar sık gördüğüme şaşırırdın.You'd be amazed how often I've seen Tom and Mary hanging out together.
Tom yaylı sazlar dörtlüsü duyduğunda sık sık Mary'yi düşünür.Tom often thinks of Mary when he hears a string quartet.
Tom sık sık Mary ile konuşur.Tom often talks with Mary.
Tom super markette sık sık Mary ile karşılaşır.Tom often runs into Mary at the supermarket.
Tom sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.Tom often runs errands for Mary.
Tom sık sık Mary ile sinemaya gider.Tom often goes to the movies with Mary.
Tom sık sık Mary ile yürüyüşe çıkar.Tom often goes for walks with Mary.
Tom Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikâyet ediyor.Tom is always complaining about what Mary does.
Tom her zaman Mary hakkında şikâyette bulunuyor.Tom is always complaining about Mary.
Tom her zaman Mary'nin ne kadar harcadığı hakkında şikayet ediyor.Tom is always complaining about how much Mary spends.
Tom Mary'ye sıkıca sarıldı ve onun gitmesine asla izin vermek istemedi.Tom hugged Mary tightly and never wanted to let her go.
Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.Tom had no sooner walked in the door than Mary started to complain.
Tom Mary'nin ona verdiği kitabı oldukça sıkıcı buldu.Tom found the book Mary had given him quite boring.
Tom Meri'yi kovdu çünkü sık sık işe geç geliyordu.Tom fired Mary because she often showed up late for work.
Tom Mary'ye yemek hakkında şikâyette bulundu.Tom complained to Mary about the food.
Tom Mary'nin sıkı çalışmasını takdir etti.Tom appreciated Mary's hard work.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Tom Mary'yi ne kadar sıklıkla görmektedir?How often does Tom see Mary?
Tom sık sık Mary ile içmeye gider mi?Does Tom often go drinking with Mary?
Tatiller yıl boyunca sıkılmış insanlar için güzeldir.Vacations are good for people who get bored during the year.
Tom bir kaya ve sert bir yer arasına sıkıştı.Tom is caught between a rock and a hard place.
Tom bir kaya ve sert bir yerin arasında sıkıştı.Tom is caught between a rock and a hard place.
Ben sık sık Tom'u görmem.I don't see Tom often.
Sık sık gider misiniz?Do you go often?
Evde kalmak sıkıcıdır.Staying at home is boring.
Tırabzanı sıkıca tutun.Hold on firmly to the handrail.
Sık sık kötü rüyalar görürüm.I often have bad dreams.
Dünyadaki birçok insan okumak için vakitleri olmadığından şikayet eder.Many people in the world complain that they don't have time to read.
Onun evime çok sık gelmesinden hoşlanmıyorum.I don't like that he comes to my house so often.
İşte altın bir sikke.Here's a gold coin.
Bob sık sık o sahilde ağır ağır koşar.Bob often jogs on that beach.
Daha sıkı çalışmak zorundasın.You have to study harder.
Çocukken sık sık ormanlarda yürüdüm.When I was a child I often walked in the woods.
Tom havluyu sıktı.Tom wrung out the towel.
Tom, Mary'nin ne sıklıkta bandonun önünde yürüdüğünü merak etti.Tom wondered how often Mary practiced baton twirling.
Tom saatlerce bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.Tom was stuck in a traffic jam for what seemed like hours.
Tom bir trafik sıkışıklığında geciktirildi.Tom was held up in a traffic jam.
Tom Mary'nin gerçekten sıkışmış olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is really stuck up.
Tom biraz sıkılmaya başladı.Tom started to get a little bored.
Tom Mary'nin yaptığı her şey hakkında şikâyet ediyor gibi görünüyor.Tom seems to complain about everything Mary does.
Tom mahallesindeki diğer çocuklarla sık sık beyzbol oynar.Tom often plays baseball with other boys in his neighborhood.
Tom sık sık filmler indirir.Tom often downloads movies.
Tom sık sık işini evine getirir.Tom often brings his work home.
Tom sık sık saat onda sarhoş olur.Tom is often snockered by 10:00 a.m.
Tom Mary'nin şikâyetlerinden bıktı.Tom has had enough of Mary's complaints.
Tom, trafikte sıkıştırıldı.Tom got stuck in traffic.
Tom, trafikte sıkıştı.Tom got stuck in traffic.
Tom bir trafik sıkışıklığında saplanıp kaldı.Tom got stuck in a traffic jam.
Tom'un ayakkabısının altında sıkışmış biraz sakız var.Tom got some chewing gum stuck on the bottom of his shoe.
Tom bir trafik sıkışıklığında yakalandı.Tom got caught in a traffic jam.
Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.Tom frequently waits until the last minute to pay his bills.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but complain.
Tom ön masada gürültü ile ilgili şikâyet etti.Tom complained at the front desk about the noise.
Tom sık sık şifrelerini değiştirir.Tom changes his passwords often.
Tom kesinlikle çok şikâyet ediyor.Tom certainly complains a lot.
Tom uyku tulumundan çıkamıyor. Fermuar sıkışmış.Tom can't get out of his sleeping bag. The zipper is stuck.
Tom ve Mary sık sık birlikte görüldü.Tom and Mary were often seen together.
Tom ve Mary sık sık birbirleriyle Skype kullanarak konuşurlar.Tom and Mary often talk to each other using Skype.
Tom neredeyse herhangi bir şey hakkında şikâyet etmez.Tom almost never complains about anything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod