sikâyetci ile cümle

sikâyetci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hayır, şikayetçi değilim yalnızlıktan.No use complaining about Ioneliness.
Sürekli başının ağrıdığından şikayetçiydin.It seems like you're constantly talking about how your head hurts.
Yakında bu konuda şikayetçi olacağız.We will be processing your lawsuit shortly.
Ancak kimileri, şeffaflığın ve siyasi iradenin olmamasından şikayetçi.Critics, however, complain about lack of transparency and a political agenda.
Arnavutluk'taki Facebook kullanıcıları gizlilik ihlallerinden şikayetçi. [Getty Images]Facebook users in Albania complain about compromised privacy. [Getty Images]
Arnavutlar zamlardan şikayetçiAlbanians reel from price hikes
Yeni bir rapora göre, pek çok genç okullardaki kötü muamele ve şiddetten şikayetçi. [Reuters]Many teens suffer from abusive behaviour and violence at schools, a new report says. [Reuters]
Kaynak yetersizliği pek çok devlet kuruluşundaki hizmetleri etkiledi, hastalar durumdan şikayetçi.Lack of funding has affected the services at many state-run facilities, patients complain.
İş dünyası: Arnavut halkı zamlardan şikâyetçiBusiness: Albanians reel from price hikes
63 yaşındaki Vinka Jovanoviç Dr. Miliç ile tanışmadan önce bacak ağrılarından şikayetçiydi.Vinka Jovanovic, 63, had battled leg pain before she met Dr. Milic.
Vatandaşlar en çok hangi ayrımcılık uygulamalarından şikayetçi?What sort of discrimination do citizens complain about the most?
Bir kurbana, özellikle de bir şikayetçiye karşı misilleme ve tepki çok yaygındır.Retaliation and backlash against a victim are very common, particularly a complainant.
Çoğunlukla yüksek ateşten şikâyetçiydi.Meist wurde dadurch hohes Fieber ausgelöst.
Halinden şikayetçidir ama işlerin düzelmesi konusunda hiç ümidi yoktur.Es stellt an ihn keine höheren Ansprüche, was aber nicht heißen soll, dass das Werk anspruchslos sei.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Elle ne se plaint jamais.
Kasım 2018'de, kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle Ahmet Kural'dan şikayetçi oldu.En août 2014, Hyland obtient une injonction restrictive contre lui pour violence physique et verbale.
Shane şikayetçi olmak istemez.Al principio Shane no acepta.
Bazı hayranları single' ın kopyalarına ulaşmanın güçlüğünden şikayetçi olmuştu.Algunos fans se quejaban ante la imposibilidad de adquirir su single.
Numara 13: Çok sakardır, Numara 1'in lider olmasından şikâyetçidir.Sembra essere molto forte tanto che tutti pensano che sia lui il numero 1 della classifica.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Non facevano mai domande.
Lefter saldıranların hepsini tanıdığı halde kimseyi ihbar etmedi, şikâyetçi de olmadı.Né gli fu possibile catturare nessun ribelle od ottenere alcuna informazione.
Ayrıca halkın bir kısmı yapılan icraattan şikayetçiydi.А также лишь по жалобе потребителя.
Shane şikayetçi olmak istemez.Клементина отказывается отвечать.
Bookchin, 2002'den beri kalbindeki ağrılardan sürekli şikayetçiydi.На протяжении последнего года жизни Бородин неоднократно жаловался на боли в области сердца.
Bu halinden şikayetçi olan Himeko, ablası Aiko gibi kurallara uygun ve görgülü bir kız olmak istemektedir.Химэко мечтает стать женственной, как её старшая сестра Айко.
Fakat Hababam Sınıfı ise bu durumdan şikayetçi değildir ve aslında çok memnundur.و مع ذلك فإن رأس الكعبرة ليس اسطوني الشكل على نحو كامل تماماً ، ولكنه إِهْلِيلَجِيّ (بَيْضَاوِيّ) نوعا ما.
Telgraf şirketleri mesajların uzunluğundan şikayetçiydi.Companhias de telégrafo cobravam baseada na duração da mensagem enviada.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Não protestou nenhuma vez.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Hij heeft nooit spijt betuigd.
Sonradan eserin asıl yazarı orijinal yazısının böyle kullanılmasından çok şikayetçi olmuştur.Anderen pleitten er juist voor deze oorspronkelijke schrijfwijze te gebruiken.
Şikayette bulunan kişiye şikâyetçi veya müşteki denir.Degene die zich schuldig maakt aan een misdaad wordt een misdadiger of crimineel genoemd.
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.Het bedrijf wordt door sommigen bekritiseerd om zijn lage lonen.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Verder lijdt de persoon vaak aan spier- of hoofdpijn.
Burada halk, sert vergi idaresinden dolayı şikayetçi oldu.Ook was er onvrede onder het volk vanwege de belastingmaatregelen van de regering.
Shane şikayetçi olmak istemez.Katrina wil geen schuld bekennen.
Shane şikayetçi olmak istemez.Hale nie chciał się zgodzić.
Sonraki günlerde Rothen, bu kez diz ve sırt ağrısından şikayetçiydi.Niedługo potem, Barnes doznał kolejnej kontuzji, tym razem kolana.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Jednocześnie nakładali na mieszkańców wysokie podatki.
Sıhhatinden devamlı şikayetçiydi ve 1830'da doktorunun tavsiyesi üzerine İtalya'ya gönderildi.W wyniku przeciążenia ciągłą pracą zachorowała na gruźlicę i na polecenie lekarza w 1836 wyjechała do Anglii.
Bookchin, 2002'den beri kalbindeki ağrılardan sürekli şikayetçiydi.Od pewnego czasu Buddy skarży się na bóle głowy.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Samtidigt fick järnvägar en betydande skattebörda.
Şikayetçi olmak isteyenlere, dilekçe yazımında destek olur.Den som vill överklaga ett beslut av inskrivningsmyndigheten ska göra det skriftligen.
Fakat Hababam Sınıfı ise bu durumdan şikayetçi değildir ve aslında çok memnundur.Пляцу громада не мала відповідного під школу а втім і не рада була дати якийсь пляц.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Також хворі скаржаться на озноб, головний біль.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Але він ніколи не скаржився.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Водночас відзначився жорстким збиранням податків.
Shane şikayetçi olmak istemez.Шнайдер не заперечував.
Kaymakam ve Belediye Başkanı daha sonra adliyeye giderek birbirlerinden şikayetçi oldu.Starosta se odvolal, posléze celá záležitost skončila u soudu.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Nu s-a plâns niciodată.
Halinden şikayetçidir ama işlerin düzelmesi konusunda hiç ümidi yoktur.Nu este deloc mulțumit cu activitatea servitorului său, dar nu îi stă în atribuții să îl concedieze.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Ekkor jelentkezhetnek általános fájdalmak és fejfájás is.
Hiçbir zaman şikayetçi değil...Mint ha sohase hagynád abba...
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Eközben az átlagembereket magas adók sújtották.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Ο ασθενής ενδέχεται επίσης να παρουσιάσει γενικό πόνο και πονοκέφαλο.
Sonraki günlerde Rothen, bu kez diz ve sırt ağrısından şikayetçiydi.Στην τελευταίες εβδομάδες του ο Αλβέρτος υπέφερε από πόνους στην πλάτη και τα πόδια.
Shane şikayetçi olmak istemez.Kingsley afslår dog.
Lefter saldıranların hepsini tanıdığı halde kimseyi ihbar etmedi, şikâyetçi de olmadı.Og der er jo heller ikke nogen børn, som har anmeldt mig eller har klaget.
Burada halk, sert vergi idaresinden dolayı şikayetçi oldu.Andre tilsluttede sig oprøret på grund af de høje skatter.
Halinden şikayetçidir ama işlerin düzelmesi konusunda hiç ümidi yoktur.Han er en tøffing med tvilsom bakgrunn, men skyr ingen anstrengelser for å løse sine klienters problemer.
Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir.Penderita juga biasanya menderita sakit yang umum atau sakit kepala.

İlgili Sayfalar