Sihir konusunda uzmandır.Весьма искусна в магии.
Yok etmek için bir Hortkuluk çok ciddi zarar görmelidir ki sihirle telafisi mümkün olmasın.Благодаря этому заклинанию можно добиться необходимого, лишившись при этом самого дорогого.
Örneğin giysi, yiyecek veya benzeri ihtiyaçlarda sihirle yardım ederler.Она ассоциировалась с колдовством, ядами и т. д.
Azkaban Tutsağı'nda Sihirli Yaratıkların Bakımı dersi öğretmenliği yapmıştır.Уроки по уходу за магическими существами ведёт теперь Хагрид.
Ilk yazdıkları sihir ve büyü konuluydu.Его ранние произведения сосредоточены на магии и колдовстве.
Melez bir Sihirbazdır.الموس هو ساحر.
Sihir yapamaz.الهوسا ليست سحرًا.
Burada insanlara sihir öğretirler.إلقاء الفهر على أصحاب السحر.
Sihirbazlarla kâhinlerden, bunun yorumunu sormuşsa da, onlar, yorumlayamamışlardı.إن كان هؤلاء تقبل منهم صيامهم فما هذا فعل الشاكرين، وإن كان هؤلاء لم يتقبل منهم صيامهم.
Sihir Bakanlığı’ndaki Gizem Departmanı’na vardıklarında, altı genç büyücü Kehanet Salonu’na yönelirler.اتجه السحرة الستة الشبان الي قاعة التنبؤ، عند وجودهم في (قسم الاسرار) التي في وزارة السحر.
Ve Perihan'ın geri dönmesi için kendini sihirle gençleştirmiştir.استخدم علاء الدين البساط السحري للعودة إلى أجرباه.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.تولى منصب Grand Wizard .
Sihirli sözleri söylemeye çalışır ama unuttuğunu fark eder.تغريه اللعبة الفنيّة، فيُخَيّل إليه أنّه لا يقرأ.
Doğaüstü güçlere ve sihirlere sahiptir.كما أن لها قوى سحرية وميدانية.
Ayrıca o bir sihirbazdır.و مع ذلك فهي الطلسم ..
Ilk yazdıkları sihir ve büyü konuluydu.أول نص مسرحي كتبته كان بعنوان أنا والحكاية.
Sihirli Halı : Uçabilen sihirli bir halıdır.البساط السحري هو بساط حساس له القدرة على الطيران.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."قال الحسن البصري: «كان سعد بادنًا، فلما حملوه، وجدوا له خفة.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Depois quando viraram para mim disseram: É magnífica!
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee perscrutou os mundos da ciência e da magia.
O’ndan ilâhî anne ve sihirlerin efendisi olarak da söz edilir.Mago atualmente denota aquele que pratica a magia ou o ocultismo.
My Little Pony: Arkadaşlık Sihirlidir ^ Amazon'daMy Little Pony: A Amizade É Mágica.
Son bölümde ise Kur'an'a şair sözü, sihirbaz sözü şeklinde yapılan itirazlara cevap verilir. ^Ingimundur é também mencionado na saga de Grettir, e na saga de Finnboga ramma.
St Mungo Sihirsel Hastalıklar ve Sakatlıklar Hastanesi'ne kaldırılmıştır.Então eles foram internados no Hospital St. Mungus para Doenças e Acidentes Mágicos.
Bazı web siteleri, müşteri için en uygun menüyü bulmak için sihirbazları kullanır.Alguns sites usam assistentes para encontrar o menu mais apropriado para o cliente.
1629 yılında bilinmeyen biri tarafından dördüncü kitabı yayınlanmıştir (Sihir ve Sihirbazlar).Em 1629 desconhecidos publicaram a quarta edição do (“Relatório profundo da magia, mágicos e feiticeiros”).
Ilk yazdıkları sihir ve büyü konuluydu.Seus primeiros trabalhos focalizaram os temas de magia e bruxaria.
O dönemde vücudu boyama hem bir çeşit süslenme hem de sihirlerden korunma şekli idi.O segredo reside, precisamente, na maneira de o amassar (à mão) e do seu cozimento (em forno de lenha).
Ayrıca Edmund Narnia'da Beyaz Cadı ile karşılaştığında cadı onu sihirli Türk Lokumu ile kandırmıştır.Quando chega em Nárnia, Edmundo encontra a Feiticeira Branca, quem o feitiça com um pouco de manjar turco.
Birbirlerinden Değişik 3000 Sihir Bilir.No todo, há 396 magias diferentes.
Hazineler bir mağaradadır ve mağaranın ağzı sihir ile kapatılmıştır.O tesouro dos ladrões está numa caverna, que é aberta por magia.
Ayrıca şov için David McCreary ile birlikte bir sihir gösterisi yaptılar.Tyler Joseph também realizou um número de mágica com David McCreary no show.
Magia (Türkçe: Sihir) Kolombiyalı müzisyen Shakira'nın ilk albümüdür.Magia é o álbum de estreia da artista musical colombiana Shakira.
Ocak 1981, Amasya), Türkiye'nin ilk ve tek kadın sihirbazı.Calíope (bela voz), a primeira entre as irmãs, era a musa da eloqüência.
Ve Perihan'ın geri dönmesi için kendini sihirle gençleştirmiştir.Ele foi atacado por Olympius e colocado sob um feitiço para fazê-lo perverso novamente.
Sonradan Sihir Bakanı olur.O misterioso professor aparece.
Fizikte 4. sihirli numaradır.Rainha das 4 Dimensões Mágicas.
Nagarjuna öze ilişkin, var oluş ve ölüm kavramlarını hayal ve sihirle de bağdaştırmıştır.Uma vez lá, conhece segredos que a fazem sonhar com o poder e a imortalidade.
Mozart daha sonra Sihirli Flüt operasında ve 41. Senfonisinin final kısmında füg yazım stilini kullanmıştır. .Mais tarde, Mozart incorporou a escrita fugal ao final de sua Sinfonia n.º 41 e de sua ópera A Flauta Mágica.
Daphne: Sihir tarihi öğretmenidir.É professora de História de Arte.
Sihir yapamaz.Ele não é mágico.
Onun da sihirli bir kılıcı vardır ama onunki geniş, enli bir kılıçtır.Ele é um espadachim legendário e é dono de uma poderosa espada mágica.
Sihirli Halı : Uçabilen sihirli bir halıdır.O Tapete Mágico é um tapete sensível que é capaz de voar.
Ve Winx bir kez daha kötüleri yenip sihirli boyutu kurtarır.Será que as Winx conseguirão salvar a Dimensão Mágica?
Sihir Bakanlığı'nda Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde çalışmaya başlamıştır.Chefe do Departamento de Cooperação Internacional em Magia do Ministério da Magia.
Muggle başbakanı, sihir dünyasından haberdardır.O mago é especializado na arte da magia.
Herkül'ün 12 görevi içinde 9. sırada gerçekleştirdiği görevi, Hippolyte'ten bu sihirli korsenin alınması idi.É conhecida por possuir um cinturão mágico, cuja obtenção foi o nono dos Doze Trabalhos de Hércules.
Ayrıca o bir sihirbazdır.Deve ter sido algum mágico.
Tal kombinatif becerilerini şaşırtıcılığı sebebiyle "Riga Sihirbazı" olarak da anılır.Conhecido também como "mago" pois domina a magia do futebol com perfeição.
Uzunca bir süre Sihirli Annem adlı dizide Eda karakterini canlandırdı.Ele se vinga prendendo a mãe num trono mágico que construiu.
Alakazam, sihirbazlar tarafından kullanılan bir terim.Um país autocrático regido por magia.
Kitabı alırken sihirli sözler söylemesi gerekmektedir.Entre os escritos está o livro de Magia Prática.
Sihir konusunda uzmandır.Ele não sabe sobre a magia.
O’ndan ilâhî anne ve sihirlerin efendisi olarak da söz edilir.Zijn bijnamen zijn bata en de magician (de tovenaar).
David, bu onuru son kırk yıl içerisinde alan ikinci Fransız sihirbaz oldu.David werd hiermee de tweede Franse goochelaar die deze eer te beurt viel in de afgelopen 40 jaar!
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."Toen zei Medea tegen hem: "Hier is een magische zalf.
Doğunun ve Batının sihiri budur.Zo was er het Westeinde en het Oosteinde.
Büyük bir gayretle sihirli boruyu çalmayı başarır ve Oberon ortaya çıkar.Hij weet op de hoorn te blazen en Oberon verschijnt.
Ayrıca o bir sihirbazdır.Hij is een magiër.
Sihir Arapça سحر (sahara) kökünden türemiştir.Het koord was gesmeed met magie.