Size ne kadar iyi yüzebilirsin?How well can you swim?
Ne sıklıkta Tanaka'yı görürsün?How often do you see Tanaka?
Hiç şüphesiz sınavı geçebileceksin.No doubt you will be able to pass the examination.
Sınavı geçebileceğinden hiç şüphe yok.No doubt you will be able to pass the examination.
Sigara içmeyi bıraksan iyi olur.You had better stop smoking.
Sigara içmiyorsun, değil mi?You don't smoke, do you?
O kadar çok sigara içmesen iyi olur.You had better not smoke so much.
Onu sır olarak tutmalıydın.You should have kept it secret.
Siz sadece onu istemek zorundasınız ve o size verilecektir.You have only to ask for it and it will be given to you.
Size verilecektir, sadece istemeniz yeterli.You have only to ask for it and it will be given to you.
Yeter ki isteyin, size verilecektir.You have only to ask for it and it will be given to you.
Sırrı açıklamamalıydın.You ought not to have disclosed the secret.
Bilet almak için sırada durmalısınız.You must stand in a line to buy the ticket.
Siz sadece butona basmalısınız.You have only to push the button.
İz kapanana kadar sigara içmekten kaçınmanız isteniyor.You are asked to refrain from smoking until the sign is switched off.
Siz oraya gitmek zorunda değilsiniz.You don't have to go there.
Bu evin sahibi siz misiniz?Are you the owner of this house?
Şimdi buradaysan, temizlemeye yardım edebilirsin.Now that you are here, you can help do the cleaning.
Siz Bayan Kenny olmalısınız.You must be Miss Kenny.
Her ay ne sıklıkta annene bir mektup yazarsın?How often do you write a letter to your mother each month?
Her zaman kocandan şikâyet ediyorsun.You are always complaining about your husband.
Ne zaman sigarayı bırakacaksın?When are you going to quit smoking?
Bir ayda ne sıklıkta arabanı yıkarsın?How often do you wash your car a month?
Siz hem güzel hem de naziksiniz.You are both pretty and kind.
Senin adın listede ilk sırada bulunuyor.Your name stands first in the list.
Senin sıran. Lütfen bu tarafa gel.It's your turn. Please come this way.
Sizin tavsiyeniz üzerine davranarak, daha düzenli egzersiz yapmaya karar verdim.Acting on your advice, I've decided to exercise more regularly.
Bunun sizin yeriniz olduğunu düşünmedim.I didn't think this was your seat.
Ben sizin başarınız için umutluyum.I hope for your success.
Biz teklifinizi daha ayrıntılı inceledikten sonra cevabımızı size vereceğiz.I'll give you our answer after we go into your proposal in greater detail.
Sizin durum analiziniz doğrudur.Your analysis of the situation is accurate.
Ben size yardımcı olabilir miyim?Can I be of any assistance to you?
Sizin saatiniz masanın üstünde.Your watch is on the desk.
Sizin saatiniz bulundu.Your watch has been found.
Ablan şimdi ne yapıyor?What's your older sister doing now?
Siz işinizi bitirdiniz.You've finished your work.
Yürüyüşünüzde size eşlik edebilir miyim.May I accompany you on your walk?
Mali yardım için size güveniyoruz.We are counting on you for financial help.
Sizin fikirleriniz hemen hemen hiç pratik değil.Your ideas are hardly practical.
Sizin fikirleriniz tamamen çağ dışıdır.Your ideas are all out of date.
Yardımınız için size minnettarız.We are grateful to you for your help.
Bana şimdiki adresini söyler misin?Could you tell me your present address?
Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.You will be paid a stable base salary plus commissions on sale.
Okulunda şimdi Japonca öğretiliyor mu?Is Japanese taught in your school now?
Şarkı söyleme sırası senin.It's your turn to sing.
Ya sizin yerinizi nasıl?How about your place?
Senin İngilizcen bu sınıfta olamayacağın kadar çok iyi.Your English is too good to be in this class.
Sizin fikirleriniz güncelliğini yitirmiş gibi görünüyorYour opinion seems to be out of date.
Sizin fikriniz benimkinden oldukça farklı.Your opinion is quite different from mine.
Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.Your idea runs counter to our policy.
Sizin fikrinizin hiç temeli yok.Your idea has no foundation at all.
Sizin fikirleriniz çılgınca görünüyor.Your ideas sound crazy.
Sizin fikirleriniz bir bakıma doğru.Your opinions are right in a way.
Sizin fikriniz nedir?What's your opinion?
Ben sizin görüşünüzü destekliyorum.I am for your opinion.
Ben sizin gibi iyi bir oyuncu olmak istiyorum.I want to be a good player like you.
Keşke sizin gibi İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English like you.
Erkek arkadaşın seni beklemekten usandı ve şimdi az önce gitti.Your boyfriend got tired of waiting for you and left just now.
Sizin sayfanızdan bizim kurumsal sitemize bir köprü yapar mısınız?Would you please make a hyperlink to our corporate site from your page?
Sizin takımınız çok iyi fakat onlarınki en iyi.Your team is very good, but theirs is the best.