Sizi öyle düşündüren nedir?What makes you think so?
Niçin size özür dilemeliyim?Why should I apologize to you?
Sizi böyle düşündüren nedir?What made you think so?
Neden bu kadar sıcak?Why is it so hot?
Lütfen sigara içmeyin.Kindly refrain from smoking.
Ben belki size yardımcı olamam.I cannot possibly help you.
Tuvaletin sifonunu çekmeyi unutma.Don't forget to flush the toilet.
Tuvaletin sifonu çalışmıyor.The toilet doesn't flush.
Tuvaletin sifonu düzgün çalışmıyor.The toilet doesn't flush properly.
Almanya Fransa'nın sınır komşusudur.Germany borders on France.
Almanya, 1880'lerde sosyal güvenlik sistemini benimsedi.Germany adopted a social security system in the 1880's.
Kapıda parmağımı sıkıştırdım.I caught my finger in the door.
Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.Television shows violence, which influences, above all, younger people.
Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.Television enlightens the viewers as well as entertains them.
Birçok şirket ürünlerini TV'de tanıtır.Many companies advertise their products on TV.
Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.The company is promoting a new car on TV.
Terry onu görmeden önce sigaranı söndürsen iyi olur.You'd better put your cigarette out before Terry sees it.
Toplantıyı şimdi başlatalım mı?Shall we start the meeting now?
Korkarım ki şimdi gidiyor olmalıyım.I am afraid I must be going now.
Sen hiç Tennyson'un şiirlerini okudun mu?Have you ever read any Tennyson poems?
Tenis raketini sıkıca kavradı.He gripped the tennis racket tightly.
Ted'in öksürüğünün sigara içmekten kaynaklandığından eminim.I'm sure that Ted's cough is due to smoking.
Sınav için çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied hard for the test.
Sınavın nasıldı?How was your test?
Görünüşe bakılırsa sınava çok çalışmadın.Looks like you didn't study much for the test.
Sınav sonucu ile ilgili endişem vardı.I'm concerned about the result of the exam.
Ben size seve seve yardımcı olacaktım, sadece şimdi çok meşgulüm.I would gladly help you, only I am too busy now.
Şimdi eve gitmek istiyorum.I would like to go home now.
Mümkün olduğunca sık sözlüğe bakın.Refer to the dictionary as often as possible.
Ben kısa sürede sizi ziyaret edeceğim.I will visit you as soon as I can.
Yapabildiğiniz kadar sıkı çalışın.Study as hard as you can.
Size elimden gelen yardımı vereceğim.I will give you what help I can.
Teksas Meksika'ya sınırdır.Texas borders on Mexico.
Benim için masayı siler misin?Would you wipe the table for me?
Masanın üstünde bir şişe şarap var.There is a bottle of wine on the table.
Siyah bir kedi masanın altındaydı.Under the table was a black cat.
Lütfen masanın tozunu siler misin?Will you please wipe the dust off the table?
Bilgi ana bilgisayardan sizinkine aktarılabilir, ve tam tersi.Data can be transmitted from the main computer to yours, and vice versa.
Dave sınıf arkadaşlarım arasında en hızlı yüzücüdür.Dave is the fastest swimmer of all my classmates.
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Ben sıkıcı oyundan usanıyorum.I'm getting tired of the dull game.
Kırlangıçlar sıcak iklime göç ederler.Swallows migrate to a warm climate.
Yoruluyorum. Araba sürme sırası sende.I'm getting tired. It's your turn to drive.
Sonuçta, o şiddet suçu sebebiyle beş yıl hapis yatmıştı.Eventually, he was sentenced to five years in prison for the violent crime.
Size mektubumun bir kopyasını gönderiyorum.I am sending a copy of my letter to you.
Tur sırasında gruptan ayrıldı ve kendi yolunu buldu.During the tour he broke apart from the group and found his own way.
Onlar biraz sıkı.They're a little tight.
Sizinle biraz konuşabilir miyim?May I talk with you for a moment?
Ben fişinizi yazarken siz de lütfen bekleyin/iz.Please wait a moment while I write out your receipt.
Tam o sırada o odama geldi.Just then she came into my room.
Tam o sırada, otobüs durdu.Just then, the bus stopped.
Tam o sırada, telefon çaldı.Just then, the telephone rang.
Laleler şimdi tam çiçekleniyorlar.Tulips are in full bloom now.
Kanal değiştirildiği için o sinirlendi.Because the channel was changed he got angry.
Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.Chew your food well so it can be digested properly.
Şimdi giriş yapabilir miyim?Can I check in now?
Peynirin sindirimi kolay değil.Cheese doesn't digest easily.
Peynir kolayca sindirilmez.Cheese doesn't digest easily.
Hava gittikçe sıcak olacak.It will get warmer and warmer.
Kimse kuş sineği görmedi.Nobody has seen the bird fly.