sişmanlık ile cümle

sişmanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aşırı şişmanlıktan muzdaribim.I suffer from obesity.
Bu, şişmanlık hakkında bir kitaptır.This is a book about obesity.
Şişmanlık ciddi bir sorundur.Obesity is a serious problem.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Their eyes stand out with fatness; they have more than heart could wish.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.But obviously the bigger problem that we all know about is obesity, and it's dramatic.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Unfortunately, obesity's not only an American problem.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Their eyes bulge with fat. Their minds pass the limits of conceit.
Şişmanlık ve tıknazlığıyla Hitler'i andırır.In der Forschung wird seine Dienstbeflissenheit und Willfährigkeit gegenüber Hitler hervorgehoben.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Ale evidentně větším problémem, o němž všichni víme, je obezita, jež je neuvěřitelná.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Ale samozrejme väčším problémom, o ktorom všetci vieme, je obezita, a je dramatický.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Azonban a mindannyiunk által ismert legnagyobb gond az elhízás, ami drámai méreteket öltött.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Dar, evident, problema mai mare de care ştim cu toţii e obezitatea, şi e dramatică.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Jednak większym problemem, jest wielka otyłość.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.그러나 우리 모두가 알고 있는 더 큰 문제는 명백하게 비만입니다. 그리고 이것은 극적입니다.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Maar natuurlijk het grotere probleem dat we allemaal kennen is overgewicht, en het is dramatisch.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Nhưng còn 1 vấn nạn khác mà ai cũng biết đó là nạn béo phì, cũng là một thảm kịch.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Ovviamente, il maggior problema che conosciamo è l'obesità ed è drammatico.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Pero obviamente el mayor problema que todos conocemos es la obesidad y es dramático.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Porém, o maior problema que todos conhecemos é a obesidade, e é dramático.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Tentu saja masalah yang lebih besar yang sudah kita ketahui adalah masalah obesitas yang sangat dramatis.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Αλλά προφανώς το μεγαλύτερο πρόβλημα το οποίο γνωρίζουμε όλοι είναι η παχυσαρκία,και είναι δραματικό.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Ещё большей проблемой, однако, является ожирение, причём масштаб её серьёзный.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.Очевидно обаче по-големият проблем, известен на всички нас, е затлъстяването, а то е драматично.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.אבל ברור שהבעיה הגדולה יותר שכולנו מכירים היא השמנה, וזה דרמטי.
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.ولكن المشكلة الاكبر من الجوع في بلدنا . .هي تلك التي نعلمها جميعا هي السمنة .. وهي مشكلة عويصة جدا
Fakat açıkcası hepimizin bildiği en büyük problem şişmanlıktır ve bu dramatiktir.肥満で こちらは劇的です 飢餓と肥満はここ30年で激化してきた
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Deras ögon sticker ut stinn, de har mer än hjärtat kan önska.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Deres øjne skiller sig ud med fedme, de har mere end hjertet kunne ønske.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Đôi mắt của họ nổi bật với độ béo, họ có nhiều hơn trái tim có thể muốn.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Heidän silmänsä erottuu lihavuudesta; he ovat enemmän kuin sydän voi toivoa.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Hun ogen puilen uit met vettigheid verzadigd worden, hebben ze meer dan het hart zou kunnen wensen.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Ich oči vynikajú tučnosti, ktoré majú viac než srdce môže priať.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Ich oczy wyróżnia się otyłość, mają więcej niż serce mogłoby sobie życzyć.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Ihre Augen glänzen mit Fett, sie haben mehr als Herz begehrt.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.I loro occhi si distinguono per grassezza, hanno più di cuore possa desiderare.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Jejich oči vynikají tučnosti, které mají více než srdce může přát.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.그들의 눈은 비만과 함께 밖으로 서, 그들은 마음이 원하는 것보다 더 있습니다.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Leurs yeux se démarquer avec des gras, ils ont plus de coeur pourrait le souhaiter.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Mata mereka menonjol dengan kegemukan, mereka memiliki lebih dari jantung dapat berharap.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Njihove oči so se izkazale s debelost, imajo več, kot bi srce želi.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Ochii lor stau cu grăsime, ele au mai mult ar putea dori inima.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Sus ojos se destacan con la gordura, no tienen más que el corazón pueda desear.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Szemük emelkedik ki a kövérség, ők több mint szíve is szeretnék.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Τα μάτια τους ξεχωρίζουν με παχύνει? Έχουν περισσότερα από ό, τι καρδιά θα μπορούσε να επιθυμούν.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Их глаза стенд с жирностью, у них больше, чем сердце хотелось бы.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Їх очі стенд з жирністю, у них більше, ніж серце хотілося б.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.Очите им изпъкват с тлъстина, те имат повече, отколкото сърце може да желае.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.عيونهم تبرز مع السمنة ، لديهم أكثر من القلب يمكن أن ترغب في ذلك.
Gözleri şişmanlık ile dikkat çekiyor; kalp isterseniz daha fazla.彼らは壊れている、と意地悪くに関する抑圧を話す、彼らは高慢に話す。
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Bohužiaľ, obezita nie je len americkým problémom.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Desafortunadamente, la obesidad no es sólo problema de EEUU.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Din păcate, obezitatea nu este doar o problemă americană.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Helaas is overgewicht niet alleen een Amerikaans probleem.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Infelizmente, a obesidade não é um problema só nos EUA.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Không may là, nạn béo phì không chỉ có ở Mỹ.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.불행히도, 비만은 미국만의 문제는 아닙니다.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Malheureusement, l'obésité n'est pas seulement un problème américain.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Naneštěstí obezita není jen americkým problémem.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Otyłość nie jest tylko problemem USA.
Malesef, şişmanlık sadece Amerikanın sorunu değil.Sajnos az elhízás nem kifejezetten amerikai probléma.

İlgili Sayfalar