Altı ay önce sezaryen ameliyatı oldum.I had a Caesarian section six months ago.
Annem sezaryen ameliyatlarının tehlikeli olduğunu düşünüyor.My mother thinks that caesarian sections are dangerous.
Bebek sıkışmış. Sezaryen gerekli.The baby is stuck. A caesarian section is necessary.
Yapımcılar Cohan'ı ölüm sahnesine hazırlamak için sezaryen konusunda eğittiler.Producers trained Cohan to perform a Caesarian in preparation for the scene.
Sezaryenin Jül Sezar veya Romalı diğer imparatorlarla bağlantılı olduğu başka dillerde de görülür.Some link with Julius Caesar or with Roman emperors exists in other languages as well.
Son yıllarda sezaryen doğum Çin'de %46 gibi bir rekor seviyeye yükseldi.Within the last decade, the rate of incarceration for women in China has increased by 46%.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.A woman came in, she needed an emergency C-section to save her life and the life of her baby.
Sezaryen maliyetiyse bunun iki katından fazla.For a cesarean, the cost is more than double.
Batı dünyasında yaralanma sezaryenlerin %1,1'inde görülür. [1] [2]In the West injury occurs in 1.1% of C-sections.[3][4]
Ayrıca, klinik korioamniyonit tüm sezaryen doğumların %12'sinde görülür.Furthermore, clinical chorioamnionitis is implicated in 12% of all cesarean deliveries.
Sezaryen kelimesinin "kesme" anlamına gelen caedere kelimesinden türetildiği de iddia edilir.Erfasst würde auch, wer vom Arbeitgeber „ausgesperrt“ wurde.
Çünkü sezaryen doğumdan ziyade bir nevi operasyon gerektiren bir işlemdir.Zur Erlangung eines Offizierranges war adelige Geburt wichtigste Voraussetzung.
Son yıllarda sezaryen doğum oranı hızlı bir şekilde arttı.Der Mädchenanteil steigt seit einigen Jahren an.
Yapımcılar Cohan'ı ölüm sahnesine hazırlamak için sezaryen konusunda eğittiler.Les producteurs formèrent Cohan à effectuer une césarienne en vue de la scène à tourner.
Sezaryen doğum sonrası kesiklerin veya yaraların iyileşmesi ortalama 4 – 6 hafta kadar sürer.Ces blessures liées à l'accouplement guérissent complètement après 4 à 6 semaines.
Çocuğun vajinal yolla doğması (Sezaryen ile doğmaması) gerekir.La Căpcăuna (la femmina del Zmeu) è invece quella che ha dei figli sotto diverse sembianze (ragazze o zmei).
Çocuğun vajinal yolla doğması (Sezaryen ile doğmaması) gerekir.Истинно, Сын Божий был тобою рождён, благочестивая Дева.
Karşılaştırmada, genel nüfustaki tüm hamileler için Sezaryen doğum oranı 14% ile 40% arasında değişir.في المقابل، فإن معدل العمليات القيصرية لجميع حالات الحمل في عموم السكان يتراوح بين 14٪ و40٪.
Jolie, ilk biyolojik çocuğu olan Shiloh-Nouvel'i 27 Mayıs 2006'da Namibya'da sezaryenle doğurdu.ولدت أنجلينا أول أولادها شايلوه نووفل في 27 مايو 2006، في عملية ولادة قيصرية في ناميبيا.
Sezaryen operasyonlarında kendiliğinden eriyen dikişler henüz kullanılmamaya başlamıştır.تنشأ الأفاعي في المهمة التي لم تبدأ بعد.
Vajinal doğum bu durumda sezaryen ile karşılaştırıldığında bebek için sonucu daha da kötüye gitmez.ولا تؤدي الولادة المهبلية في هذه الحالة إلى تفاقم النتائج بالمقارنة مع العملية القيصرية.
Sezaryen genellikle vajinal doğumun bebeğin veya annenin sağlığını riske atacağı durumlarda gerçekleştirilir.Este procedimento é geralmente realizado quando um parto vaginal coloca em risco a saúde da mãe ou do bebé.
Yapımcılar Cohan'ı ölüm sahnesine hazırlamak için sezaryen konusunda eğittiler.Os produtores treinaram Lauren Cohan para realizar uma cesariana, em preparação para a cena.
Sezaryen genellikle vajinal doğumun bebeğin veya annenin sağlığını riske atacağı durumlarda gerçekleştirilir.Większość kobiet korzysta ze szpitali gdy poród stwarza zagrożenia dla jej życia lub życia dziecka.
Sezaryen, cerrahi bir girişimdir.By-pass er et kirurgisk indgreb.
Sezaryen doğumlarda vajinal doğumlara oranla kan kaybı daha yüksektir.Hos for tidlig fødte varer gulsotten lenger.
Jolie, ilk biyolojik çocuğu olan Shiloh-Nouvel'i 27 Mayıs 2006'da Namibya'da sezaryenle doğurdu.Jolie melahirkan seorang putri bernama Shiloh Nouvel di Swakopmund, Namibia, pada 27 Mei 2006.
Sezaryen operasyonlarında kendiliğinden eriyen dikişler henüz kullanılmamaya başlamıştır.왜냐하면 이미 내부의 서버들의 주소가 이미 노출되어 있기 때문이다.
Karşılaştırmada, genel nüfustaki tüm hamileler için Sezaryen doğum oranı 14% ile 40% arasında değişir.בנוסף, השיעור של ניתוח קיסרי בכל ההריונות באוכלוסייה הכללית, נע בין 40% ו14%.
Günümüze kadar sezaryen operasyonları oldukça geliştirilmiştir.Vsa poslopja lazaretov so še danes dobro ohranjena.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.A babát császármetszéssel világra hozták, de Barbaránál cerebrális anoxia, agyi oxigénhiány lépett fel.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Babyen blev født ved kejsersnit, men Barbara led af cerebral anoksi, tab af ilt til hjernen.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Barnet förlöstes med kejsarsnitt, men Barbara fick cerebral anoxi, en sänkt syresättning av hjärnan.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Bayinya dilahirkan lewat operasi Caesar, tapi Barbara mengalami cerebral anoxia, kekurangan oksigen pada otak.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.아이는 C 섹션(자궁절개술)을 통해 인도되었지만, 산소결핍으로 고통받았었죠, 뇌에 산소가 결핍된 상태였죠.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Copilul s-a născut prin cezariană, însă a suferit o anoxie cerebrală, lipsa a oxigenului din creier.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Dieťa sa narodilo cisárskym rezom, ale Barbara utrpela mozgové nedokysličenie, mozog nedostával kyslík.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Dítě se narodilo císařským řezem, ale malá Barbara trpěla nedostatečným okysličováním mozku.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.El bebé nació por cesárea, pero Barbara sufría de anoxia cerebral una falta de oxígeno en el cerebro.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Em bé đã ra đời bởi phương pháp mổ đẻ, nhưng Barbara đã bị thiếu ôxy não.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Le bébé est né par césarienne, mais Barbara a subi une anoxie cérébrale, une perte d'oxygène au cerveau.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.O bebé nasceu de cesariana, mas a Bárbara sofreu uma anoxia cerebral, uma falta de oxigénio no cérebro.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Podczas porodu trzeba było zrobić cesarskie cięcie ale Barbara ucierpiała z powodu niedotlenienia mózgu.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Vauva synnytettiin keisarinleikkauksella, mutta Barbara kärsi aivojen hapensaannin ongelmista.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Το μωρό γεννήθηκε μέσω καισαρικής, όμως η Μπάρμπαρα υπέστη εγκεφαλική ανοξία, έλλειψη οξυγόνου στον εγκέφαλο.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Бебето се ражда с цезарово сечение, но Барбара пострадва от недостатък на кислород в мозъка.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Ей сделали кесарево сечение, но у Барбары была аноксия головного мозга, недостаток кислорода в мозгу.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.Породіллі зробили кесаревий розтин, але у Барбари виявили церебральну гіпоксію - нестачу кисню в мозку.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.התינוקת נולדה בניתוח קיסרי, אבל ברברה סבלה מאי אספקת חמצן למוח.
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.وقدم تم توليد الطفل بعملية قيصرية لكن باربرا عانت من نقص اكسجين في الخلايا الدماغية
Bebek sezaryen ile alındı, ama Barbara serebral anoksiden şikayetçiydi, beyindeki oksijenin azalması durumu.脳無酸素症でした 脳内の酸素不足です 自分では呼吸ができず
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.A nőnek egy sürgősségi császármetszésre volt szüksége ahhoz hogy megmentsék őt és a gyermekét.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Bisognava praticare un cesareo d'urgenza per salvare la vita di una donna e del suo bambino.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Een vrouw moest een keizersnede krijgen om haar leven en het leven van haar baby te redden.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Eine Frau kam herein, sie benötigte einen Notfall-Kaiserschnitt, um ihr Leben und das ihres Babys zu retten.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.산모와 아기를 구하기 위해서 응급 제왕절개 수술을 하게 된 것이었습니다.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Konieczne było pilne cesarskie cięcie, żeby uratować życie matki i dziecka.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.La mujer que llegó necesitaba una cesárea para salvar su vida y la de su bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Một sản phụ cần được phẫu thuật cấp cứu lấy thai nhi để cứu sống tính mạng của cô và đứa bé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.O femeie a venit, avea nevoie de urgenţă de o cezariană pentru a putea salva viaţa ei şi a copilului ei.