Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Erano trascorsi alcuni giorni, quando arrivarono a Cesarèa il re Agrippa e Berenìce, per salutare Festo
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.수일 후에 아그립바왕과 버니게가 베스도에게 문안하러 가이샤랴에 와서
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Ko je pa minilo nekoliko dni, prideta Agripa kralj in Bernika v Cezarejo pozdravljat Festa.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Kort daarop kwam koning Agrippa met zijn zuster Bernice in Caesarea aan voor een bezoek aan Festus.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Men da nogen dager var til ende, kom kong Agrippa og Berenike til Cesarea for å hilse på Festus.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Men da nogle Dage vare forløbne, kom Kong Agrippa og Berenike til Kæsarea og hilste på Festus.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Muutamien päivien kuluttua kuningas Agrippa ja Bernike saapuivat Kesareaan tervehtimään Festusta.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Néhány nap elmúltával pedig Agrippa király és Bernicé érkezék Czézáreába, hogy köszöntsék Festust.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Pasados algunos días, el rey Agripa y Berenice fueron a Cesarea para saludar a Festo
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Passados alguns dias, o rei Agripa e Berenice vieram a Cesaréia em visita de saudação a Festo.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Quelques jours après, le roi Agrippa et Bérénice arrivèrent à Césarée, pour saluer Festus.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Через несколько дней царь Агриппа и Вереника прибыли в Кесарию поздравить Феста.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.Як же минуло днїв кілька, Агриппа цар та Верникия прибули в Кесарию витати Феста.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.ויהי אחרי ימים וירדו המלך אגרפס וברניקה אל קסרין לשאל לשלום פסטוס׃
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.وبعدما مضت ايام اقبل اغريباس الملك وبرنيكي الى قيصرية ليسلما على فستوس.
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.過 了 些 日 子 、 亞 基 帕 王 、 和 百 尼 基 氏 、 來 到 該 撒 利 亞 、 問 非 斯 都 安
Birkaç gün sonra Kral Agrippa ile Berniki, Festusa bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere Sezariyeye geldiler.過 了 些 日子 、 亞基 帕王 、 和 百 尼基 氏 、 來到 該撒利亞 、 問非斯 都安
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.A nőnek egy sürgősségi császármetszésre volt szüksége ahhoz hogy megmentsék őt és a gyermekét.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Bisognava praticare un cesareo d'urgenza per salvare la vita di una donna e del suo bambino.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Een vrouw moest een keizersnede krijgen om haar leven en het leven van haar baby te redden.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Eine Frau kam herein, sie benötigte einen Notfall-Kaiserschnitt, um ihr Leben und das ihres Babys zu retten.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.산모와 아기를 구하기 위해서 응급 제왕절개 수술을 하게 된 것이었습니다.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Konieczne było pilne cesarskie cięcie, żeby uratować życie matki i dziecka.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.La mujer que llegó necesitaba una cesárea para salvar su vida y la de su bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Một sản phụ cần được phẫu thuật cấp cứu lấy thai nhi để cứu sống tính mạng của cô và đứa bé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.O femeie a venit, avea nevoie de urgenţă de o cezariană pentru a putea salva viaţa ei şi a copilului ei.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Seorang wanita memerlukan operasi Caesar untuk menyelamatkan hidupnya dan bayinya.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Uma mulher entrou e precisava de uma cesariana de emergência para salvar a sua vida e a vida do seu bebé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Une femme est arrivée, il fallait lui faire une césarienne en urgence pour sauver sa vie et celle du bébé.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Ήρθε μια γυναίκα, που χρειαζόταν επείγουσα καισαρική για να σωθεί η ζωή της ίδιας και του μωρού της.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Дошла жена, която спешно се нуждаела от цезарово сечение, за да бъде спасена тя и бебето и.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.Поступила женщина, которой срочно требовалось кесарево сечение, чтобы спасти жизнь ей и её ребёнку.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.אישה הגיעה, והיתה זקוקה לניתוח קיסרי דחוף כדי להציל את חייה ואת חיי התינוק.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.امرأة حضرت، وتحتاج لعملية قيصرية طارئة لسلامة حياتها وحياة طفلها.
Bir kadın geldi, kendisinin ve çocuğunun hayatını kurtarmak için acilen sezaryen olması gerekiyordu.帝王切開が必要でした 手術はさい先良く始まりました
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Asta se numeste analiza frecventei si a spart codul lui Caesar
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .C'est ce qu'on appelle " analyse de la fréquence. "
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Dette kaldes 'frekvensanalyse.'
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Dit heet frequentie-analyse en dat was een klap voor de veiligheid van de Caesar codeermachine.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Ed è stato un duro colpo per la sicurezza del cifrario di Cesare.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Esto se llama "análisis de frecuencia".
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Isso é chamado de análise de frequência e que foi um golpe na segurança da cifra de César.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .이 방식을 '빈도 분석'이라고 하며
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Nazywamy to analizą częstotliwości i jest to poważny cios dla bezpieczeństwa szyfru Cezara.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Tätä kutsutaan frekvenssianalyysiksi ja se teki Ceasar-salauksesta turvattoman.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Tomuto sa hovorí frekvenčná analýza, a vďaka nej už Cézarova šifra nie je bezpečná.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Tomuto se říká frekvenční analýza a díky ní už Caesarova šifra není bezpečná.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Αυτό αποκαλείται ανάλυση συχνοτήτων και ήταν ένα σημαντικό χτύπημα στην ασφάλεια του κώδικα του Καίσαρα.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .І його використання дозволило розкодувати шифр Цезаря.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .Такой метод называют частотным анализом.
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .הדבר נקרא "ניתוח תדירויות"
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .وهو ما يعرف ب" تحليل التردد "
Buna frekans analizi deniyor ve bu Sezar'ın şifresine bir darbe. .シーザー暗号の安全性が破られました。
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.Alla de heliga hälsa eder, först och främst de som höra till kejsarens hus.
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.Brødrene hos mig hilser eder; alle de hellige hilser eder, især de som hører til keiserens hus.
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.De Brødre, som ere hos mig, hilse eder. Alle de hellige hilse eder, men mest de af Kejserens Hus.
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.Es grüßen euch alle Heiligen, sonderlich aber die von des Kaisers Hause.
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.Hết thảy các thánh đồ chào anh em, nhứt là về người nhà Sê-sa.
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.Hết_thảy các thánh đồ chào anh_em , nhứt là về người_nhà Sê-sa .
Bütün kutsallar, özellikle Sezarın ev halkından olanlar size selam ederler.모든 성도들이 너희에게 문안하되 특별히 가이사집 사람 중 몇이니라