Friedrich, arkadaşı Katte'ın idamını seyretmek zorunda bırakılarak cezalandırıldı.Csány hidegvérrel nézte társa kivégzését.
Saray halkı oyunu seyretmek için toplanır; Hamlet oyun boyunca yorumlarda bulunur.Az egész udvar megjelenik az előadáson, Hamlet folyamatosan kommentálja az eseményeket.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Hvis jeg ser ham, vil jeg gerne tale med ham.'
Saray halkı oyunu seyretmek için toplanır; Hamlet oyun boyunca yorumlarda bulunur.Hoffet samles for å se på skuespillet; Hamlet gir løpende kommentarer gjennom hele stykket.
Ayrıca gün batımını seyretmek içinde gidilir.Selain itu, Anda juga dapat menyaksikan keindahan matahari terbenam.
Otho bu sahneyi gizliden seyretmektedir.Quinn melihat penampilan itu secara diam-diam dari atas.
Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten seyretmektedir.母の日にはいっしょに空を眺めそれぞれの母親を想ったりする。
(2) Can futbol maçı seyretmeyi de sever.サッカーの試合も見るのが好きである。
Buradan masmavi Akdeniz'i seyretmek bir başka güzeldir.また、この岬から眺める日の出も美しい。
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."但是你还是想要看到他,想要花时间和他在一起。
Ayrıca gün batımını seyretmek içinde gidilir.妳正在看着夕阳吗?
Kıta Fransası'nda bu oran %100'e yakın seyretmektedir.בשלב הזה הדיבור מובן ב-70% לסביבה הקרובה.
Bunların işi gücü, başıboş dolaşmak ve gelip muharebeyi seyretmekti."הלך ורחץ, ובא כשהוא רואה".
Müşterilerin yaptıkları hakkında bilgi toplamanın daha iyi bir yolu, onları işi yaparken seyretmektir.רוב האנשים נכונים לשתף ולספר איך הם עושים את עבודתם.
Bunu hasta odadayken yapan bir karakteri seyretmenin ilginç olacağını düşündüm." ifadelerini kullandı.וחשבתי שזה יהיה מעניין לראות דמות שממש עושה זאת לפני שהם עוזבים את החדר".
Prognoz geniş yanıkları olan hastalarda, daha yaşlı hastalarda ve kadın hastalarda daha kötü seyretmektedir.Прогнозата е по-лоша при пострадали с по-обширни изгаряния, при по-възрастните и при жените.
Televizyon seyretmekten bıktım.Уморих се да гледам телевизия.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Už je mi dobre, môžete sa za nimi pozrieť."
Buradan masmavi Akdeniz'i seyretmek bir başka güzeldir.Z najdišča je čudovit razgled na Milaško dolino.
Kinescope bir kişinin seyretmesi için icat edilmiş film döngü sistemidir.Kinetoskopai buvo skirti žiūrėti vienam žmogui.
İrlanda’dan Türkiye’ye son yıllarda yapılan ziyaretlerin sayısı yıllık 100 binin üzerinde seyretmektedir.Internetireklaamiks kulutatavad summad Iirimaal on viimase kuue aasta jooksul kasvanud enam kui kolm korda.
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?-- En zo gaat het door -- (Gelach) -- Hebben jullie die niet gezien?
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Şi aşa continuă -- (Râsete) - nu v-aţi prins de asta?
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?-- So hält es uns also -- (Gelächter) -- habt ihr Leute das nicht gesehen?
Artık bunu seyretmeyeceğim.Aku tak akan menunggu lagi.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Ik ga nu niet alleen maar toekijken.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Je ne veux pas en voir davantage.
Artık bunu seyretmeyeceğim.N-am să mai stau pur şi simplu să privesc.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Ne bom več le opazovala.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Nie mogę już na to patrzeć.
Artık bunu seyretmeyeceğim.No me quedaré observando por más tiempo.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Tôi không thể chỉ đứng nhìn được nữa.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Už se nebudu jen dívat.
Artık bunu seyretmeyeceğim.Няма вече само да наблюдавам.
Artık bunu seyretmeyeceğim..אני לא אחכה יותר סתם
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.Porte-les quand tu profites des fleurs au printemps.
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.Viseld, amikor kimész a tavaszi virágokban gyönyörködni.
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.ضعيها عندما ستدهبين لرؤيت الزهور في الخارج في فصل الربيع
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumAnak-anak yang lain bertanya kepada saya tentang film berjudul
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumAs outras crianças faziam-me perguntas sobre o filme
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumCeilalţi copii mă întrebau despre filmul
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumDe andere kinderen vroegen mij naar de film
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumDe andra barnen frågade mig om filmen
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumDie anderen Kinder befragten mich zu dem Film
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumDzieci pytały się mnie o film pt.
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğum "Geceyarısı Ekspresi" filmi hakkında sorular soruyorlardı.A többi gyerek az "Éjféli Expressz" című filmről kérdezett, melyet én nem láttam.
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumGli altri bambini mi chiesero del film
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğum아이들은 제가 본 적도 없는 "미드나잇 익스프레스'란
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumLes autres enfants m'ont questionné sur le film
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumLos otros niños me preguntaban acerca de la película
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumOstatní děti se mě ptaly na film
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumΤα άλλα παιδιά με ρωτούσαν σχετικά με την ταινία
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumДругие дети спрашивали меня о фильме
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumДругите деца ме питаха за филма
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumОднокласники питали мене про фільм
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumהילדים האחרים שאלו אותי על הסרט
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğumكان الاطفال يسألونني عن فيلم
Bazı çocuklar bana seyretmemiş olduğum一日に吸うタバコの数を 同級生は尋ねてきました
Benim bayan yüzünü seyretmek, Ama, esas onu ölü parmak oradan almak için kısmenApakah sebagian untuk melihat wajah wanita saya, Tapi terutama untuk mengambil situ dari jari mati nya
Benim bayan yüzünü seyretmek, Ama, esas onu ölü parmak oradan almak için kısmenÄr dels att skåda mitt damens ansikte, men främst för att därifrån från hennes döda fingret