Ana içeriğe geç
Sözlük

seyretme ile cümle

seyretme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pysy ole asettaa kyseenalaiseksi, sillä kello on tulossa.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Restez pas à la question, pour que la montre est à venir.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Şedere nu la întrebarea, pentru ceas vine.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Soggiorno non mettere in discussione, per l'orologio è in arrivo.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Tạm trú không cho câu hỏi, đồng hồ đến.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Tetap tidak mempertanyakan, untuk menonton akan datang.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Μείνετε όχι στο ερώτημα, για το ρολόι έρχεται.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Останете не въпрос, за часовника идва.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Пребывание не вопрос, ибо смотреть-то идет.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.Het is een prima manier om een weekendmiddag te besteden.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.Je to skvelý spôsob, ako stráviť víkendové popoludnie, sledovať futbalový zápas na štadióne.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.겅기장에서 축구 관람을 하는 것은 완벽하게 멋진 방법입니다.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.זוהי דרך מושלמת לבלות אחה"צ בסוף השבוע, לצפות במשחק כדורגל באצטדיון.
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Ez aztán -- (Nevetés) -- maguk nem látták?
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi? (Kahkaha) Gerçekten iyidir!(Naurua) Se on iso juttu!
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?(웃음) -- 한번도 안보셨어요?
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?(Śmiech) Co, nie znacie tego filmu?
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?Vocês nunca viram isto?
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?(צחוק) -- לא ראיתם את זה?
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?(ضحك) -- ألم تشاهدوا ذلك يا جماعة؟
Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?(笑) 有名なのに! それはそれとして......
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.A tévénézés összezavar, és sokszor meg is rémít.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Bạn sẽ cảm thấy bối rối khi xem ti vi, và thường xuyên cảm thấy sợ hãi.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Det är förvirrande och ofta skrämmande att titta på TV.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.E deconcertant să te uiţi la televizor şi uneori chiar înspăimântător.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Es ist verwirrend, fern zu sehen, und oft sogar erschreckend.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Guardare la televisione confonde, e spesso spaventa.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Het is verwarrend en vaak angstaanjagend om tv te kijken.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.텔레비전을 보는 것이 혼란스럽고, 가끔은 무섭습니다.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.On hämmentävää ja usein hyvin pelottavaa katsella televisiota.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Pozeranie televízie vás mätie a často až naháňa strach.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Regarder la télévision vous perturbe, et souvent vous effraie.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Sledování televize je matoucí a občas velmi děsivé.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Tidak nyaman juga menonton televisi, bahkan sering sangat menakutkan.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu. Ve okumak, neredeyse imkansız.Oglądanie telewizji jest zagmatwane i przerażające, a czytanie staje się niemożliwe.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu. Ve okumak, neredeyse imkansız.Смотреть телевизор затруднительно и зачастую наводит ужас, а читать почти невозможно.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Ver la televisión es confuso, y a menudo intimida y asusta.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Ver televisão é confuso e, frequentemente, muito assustador.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Η τηλεόραση σου δημιουργεί σύγχυση και συχνά σε τρομάζει.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Дивитись телевізор стає важко і, здебільшого, лячно.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.Объркващо е да гледате телевизия и често много плашещо.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.זה מבלבל לראות טלוויזיה, ולרוב מאוד מפחיד.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.من المربك أن تشاهد التلفاز وأحيانا من المخيف جدا.
Televizyon seyretmek kafa karıştırıcı oluyor ve çoğu zaman da korkutucu.読書にいたっては全く不可能です
Üf ya, seyretmesi acayip zevkliydi.?Fined two million more are not you
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.A tešilo ma sledovať ich, ako spia.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.A těšilo mě to, sledovat je, jak spí.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Czerpałem radość z samego patrzenia na ich sen.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Dan Saya mendapatkan sukacita hanya dari melihat mereka tertidur.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Ero felice solo guardandoli.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Et le simple fait de les regarder dormir me remplissait de joie.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Het deed me plezier om ze alleen maar zo te zien slapen.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.아이들이 자는 것을 바라보는 것만으로도 저는 기뻤습니다.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Me daba mucha alegría verlos durmiendo.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Örömöm telt csupán abban, hogy néztem őket, ahogy alszanak.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Şi mă entuziasmam doar urmărindu-i cum dorm.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Und ich hatte Freude daran, ihnen beim Schlafen einfach nur zuzusehen.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.Και έπαιρνα χαρά απλά βλέποντάς τα να κοιμούνται.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.И се радвах просто да ги гледам как спят.
Ve onları uyurken seyretmekten bile zevk alırdım.И я радовался, просто смотря на то, как они спят.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod