Ana içeriğe geç
Sözlük

seyretme ile cümle

seyretme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Si de acolo priveam aceasta lume mica.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Und von da an beobachtete ich diese kleine Welt.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Và từ đó tôi quan sát thế giới nhỏ này.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.Y desde entonces estuve observando este pequeño mundo.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.И оттам гледах този малък свят.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.И оттуда я начал наблюдать за этим маленьким миром.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.מאז הייתי מתבונן בעולם הקטן הזה.
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.وهنالك راقبت هذا العالم الصغير
Sonra bu küçük dünyayı seyretmeye koyuldum.私の一部になったんだ
Sonra, Malcolm'un protestoyu seyretmeye geldiğini fark ettik.우리는 말 콤 데모를 보러 왔 었는 데 깨달았다.
Sonra, Malcolm'un protestoyu seyretmeye geldiğini fark ettik.Wir bemerkten, dass Malcolm gekommen war um die Demonstration beobachten.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Az eredmény megismerésének egyetlen módja, lényegében, hogy megnézzük, hogyan alakul.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Cách duy nhất để tìm ra hệ quả của nó một cách hiệu quả là nhìn nó phát triển.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.De enige mogelijke weg om de uitkomst te vinden is gewoon kijken hoe het evolueert.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Der einzige Weg das Ergebnis herauszufinden ist quasi, eben zu schauen, wie es sich entwickelt.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Jedynym sposobem aby otrzymać ostateczny wynik jest, obserwacja jak ten wynik się rozwija.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.그 결과를 찾는 유일한 방법은 사실상 어떻게 발달해 나가는지 지켜보는 것뿐입니다.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.La seule façon d'en trouver le résultat est, en fait, de simplement le regarder évoluer.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.La única forma de ver su resultado es, efectivamente, tan solo verlo evolucionar.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.L'unico modo di trovare i suoi risultati è, in pratica, proprio guardarlo mentre evolve.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Satu-satunya cara untuk mengetahui hasilnya adalah, secara efektif, dengan cara melihatnya berevolusi.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Singura cale de a-i vedea rezultatul e să-l urmărești efectiv evoluând.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Единственият начин да се види резултата, е просто да се глада как еволюира.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.Единственный способ узнать результат процесса - это, по сути, наблюдать за его развитием.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.הדרך היחידה לגלות את תוצאתו היא למעשה רק תוך התבוננות בהתפתחותו.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.الطريقة الوحيدة لمعرفة الناتج هي،على نحو فعال، مشاهدته يتطور.
Sonucunu etkin şekilde bulmanın tek yolu, onun gelişmesini seyretmektir.ただ進化を見守ることしかないのです これは私が計算的等価の原理と
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Bitte schauen Sie sich dieses kurze Video aus meinem aktuellen Dokumentarfilm "Die Kinder der Taliban" an.
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Chcem od vás, aby ste si pozreli krátke video z môjho najnovšieho dokumentárneho filmu, "Deti Talibanu."
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Chci, abyste shlédli krátké video z mého posledního dokumentárního filmu "Děti Talibanu".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Ik wil jullie een korte video laten zien uit mijn laatste documentaire, "Kinderen van de Taliban".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Je veux que vous regardiez un court extrait vidéo de mon dernier film documentaire, "Enfants des Talibans."
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"여러분들에게 짧은 비디오을 보여드릴게요, 최근 다큐멘터리 "탈레반의 아이들"의 한 장면입니다.
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Pokażę krótki materiał z mojego nowego dokumentu "Dzieci Talibów".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Quero que vejam um pequeno vídeo do meu último documentário "As crianças dos Talibã."
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Quiero mostrarles un pequeño vídeo de mi último documental "Chicos del Talibán".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Szeretném, ha megnéznétek egy rövid videót legutóbbi dokumentumfilmemből, "Tálibok gyermekei".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Tôi muốn bạn xem một đoạn băng ngắn trích từ phim tài liệu mới nhất của tôi "Những đứa trẻ của Taliban."
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Vorrei mostrarvi un breve filmato tratto dal mio ultimo documentario "Bambini dei Talebani".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Vreau să vă uitaţi la un scurt fragment din ultimul meu documentar, "Copiii talibanilor".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Искам да видите едно кратко видео от последния ми документален филм, "Деца на талибаните".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Предлагаю посмотреть небольшой отрывок из моего последнего документального фильма, "Дети Талибана"
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"Хочу, щоб ви подивилися коротеньке відео з мого останнього документального фільму "Діти з Талібану".
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"אני רוצה שתצפו בסרטון קצר מתוך סרטי התיעודי האחרון, "ילדי הטאליבן."
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"أريدكم أن تشاهدوا هذا الفيديو القصير من فيلمي الوثائقي الأخير، " أطفال طالبان."
Son yapmış olduğum belgeselden kısa bir bölüm seyretmenizi istiyorum; "Taliban'ın Çocukları"一部を皆さんには見てもらおうと思います
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Bleiben Sie nicht in Frage zu stellen, denn die Uhr kommt.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Blijf niet op de vraag, want het horloge komt.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Fique não questionar, para que o relógio está chegando.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Håll dig att inte fråga, för klockan är på väg.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor. Haydi, gidin, iyi Juliet [gürültü içinde], - ben artık kalmak cesaret.질문하지 유지, 시계가 온다하십시오. 어서, 어서, 좋은 줄리엣은 [내 노이즈] - 난 더 이상 체류 할수 없습니다.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor. Haydi, gidin, iyi Juliet [gürültü içinde], - ben artık kalmak cesaret.הישארו לא השאלה, בשביל לראות את זה מגיע. בוא, הולכים, ג'ולייט טוב [רעש בתוך] - אני כבר לא מעז להישאר.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor. Haydi, gidin, iyi Juliet [gürültü içinde], - ben artık kalmak cesaret.私は離れてしないためにジュリエットは、それ故にtheeを取得、移動.--
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Hold dig ikke at sætte spørgsmålstegn, til uret kommer.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Manténgase a no cuestionar, para que el reloj está por venir.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Maradjon nem kérdés, mert az óra közeleg.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Ostanite ne na vprašanje, za uro prihaja.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pobyt není otázka, na hodinky se blíží.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pobyt nie je otázka, na hodinky sa blíži.
Sorusuna kalın, seyretmek geliyor.Pobyt nie na pytanie, do oglądania nadchodzi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod