Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Det var en av mina önskningar att titta på en film med dig.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Era un vis de-al meu sa vad un film cu tine.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Es war mein Wunsch ein Film mit dir anzusehn.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Het was een wens van mij om met jou naar een film te kijken.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Ini adalah harapanku untuk menonton film denganmu
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Mình đã ước được xem phim cùng với cậu.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.To było moje marzenie obejrzeć z tobą film.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Želim si ogledati film s tabo.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.Ήταν επιθυμία μου να δω μια ταινία μαζί σου.
Benim ilk dileğim de seninle bir filmi birlikte seyretmek.У меня всегда было такое желание - посмотреть с тобой фильм.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.저는 단지 그 자리에 서서 그 광경을 바라보며
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.A ja po prostu stoję, patrzę na to wszystko z całkowitym niedowierzaniem, nie wiedząc co robić.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Et moi je suis planté là, à contempler cette scène, complètement interloqué, ne sachant pas quoi faire.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Iar eu stau deoparte, urmărind scena plin de uimire, neştiind ce să fac.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Ik sta daar gewoon, te kijken naar deze scène met compleet ongeloof, niet wetend wat te doen.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Io resto lì, in piedi, a osservare la scena totalmente incredulo, senza sapere cosa fare.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Tôi chỉ biết đứng đó, chứng kiến sự việc không tin vào mắt mình, không biết làm gì.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Und ich stehe nur da, beobachte die Szene völlig ungläubig, ohne zu wissen was ich tun sollte.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Yo estoy allí parado mirando la escena con una total incredulidad, sin saber qué hacer.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.А аз просто стоя там, гледам тази сцена, напълно невярвайки на очите си, незнаейки какво да сторя.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Я стою и смотрю на все это, не веря своим глазам и не зная что делать.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.ואני פשוט עומד שם, מביט על הסצנה
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.وانا كنت اقف هناك فحسب اشاهد هذا المشهد
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim.信じられない気持ちで ぼんやりと眺めて
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.그가 당선될 때, 전 집에서 중계를 봤습니다.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Sapete, ero seduto a casa e guardavo.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Ştiţi, stăteam acasă şi mă uitam.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Tahukah Anda, saya duduk di rumah dan menyaksikan peristiwa itu.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Tudják, otthon ültem és néztem.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Vous savez, j'étais assis à la maison et je regardais.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Weet je, ik zat thuis en keek.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Wissen Sie, ich saß zu Hause und sah es mir an.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Ya saben, sentado en casa miraba.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Ξέρετε, έκατσα στο σπίτι και παρακολουθούσα.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Знаете ли, седях в къщи и гледах.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.Знаете ли, я сидел дома и смотрел.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.ישבתי לי בבית וצפיתי.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.وتعلمون جلست في المنزل وشاهدت.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.私は涙を浮かべ 将来あそこに住みたいと言いました
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.Elke zaterdag en zondag komen honderdduizenden mensen samen om in voetbalstadions naar wedstrijden te kijken.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.매주 토, 일요일, 매년 가을이 되면 수십만 명의 사람들이 경기장에서 미식축구를 관람합니다.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.Viete, na jeseň každú sobotu a nedeľu sa zhromažďujú státisíce ľudí sledovať zápasy na futbalových štadiónoch.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.אתם יודעים, כל שבת וראשון, בכל סתיו, מאות ואלפי אנשים מתאספים באצטדיוני כדורגל לצפות במשחקים.
"Biliyorum" yaptı. Ve dedi ki, "Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik.Odpowiedziała, że wie, i że obejrzała mój wykład z koleżankami w klubie czytelniczym.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Csak feküdt ott a kórházi ágyban, és a polisztirol mennyezet burkolólapjait bámulta, elég sokáig.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.El a stat într-un pat de spital, şi s-a holbat la elementele de tavan din polistiren foarte mult timp.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ele ficou deitado na cama do hospital, a olhar para as placas de poliestireno do tecto durante imenso tempo.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Er lag einfach im Krankenhausbett und starrte sehr, sehr lange auf die Polystyrol-Kacheln an der Decke.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Hij lag in het ziekenhuisbed en staarde lange tijd naar de piepschuimen plafondplaten.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Jenom tam tak ležel, a zíral na polystyrenové obklady hrozně dlouhou dobu.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.그는 병원 침대에 그냥 누워있어요. 그리고 천정에 붙은 타일들만 보고 있지요. 정말 오랜 시간동안 말입니다.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Si è semplicemente sdraiato a letto ed ha fissato il controsoffitto di polistirolo per un bel po'.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ξάπλωσε απλώς στο νοσοκομειακό κρεββάτι, και κοίταζε τα πλακάκια πολυστερίνης στο ταβάνι για πάρα πολύ ώρα.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Он просто лежит на больничной постели, уставившись на полистироловую плитку потолка, достаточно долгое время.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Той просто лежеше в болничното легло и зяпаше полистиреновите плочи на тавана наистина дълго време.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.הוא רק שכב במיטת בית החולים, ובהה באריחי התקרה מפוליסטירן לזמן ארוך מאוד.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.فقط استلقى في سرير المستشفى ، و نوعاً ما ، حدَّق في بلاط البوليسترين بالسقف لفترة طويلة جداً.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.ポリスチレンの天井のパネルを 本当に長い時間 見つめていました それが病院の患者になるということです
Bir önceki videoyu seyrettiyseniz, biraz monoton gelebilir. -Pokud sledujete to poslední video, může to být trochu monotónní.
Bir önceki videoyu seyrettiyseniz, biraz monoton gelebilir. -Se você assistiu o último video, isso pode acabar parecendo um pouco monótono.