Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Espri seyirciyi eğlendirdi.The joke amused the audience.
Sovyet Rusya'sında, televizyon seyirciyi izler!In Soviet Russia, television watches the audience!
Ben sadece masum bir seyirciyim.I'm just an innocent bystander.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose had halted the show several times to calm the audience.
Uluslararası oyunlarda Hardturm 16.600 seyirciyi bütün alanlarda oturaklı yerleri ile alır.In international games the Hardturm could hold 16,600 spectators with seating places in all areas.
Neden seyirciyi dinliyorum ki?Why do I listen to people in the audience?
Ben bir seyirciyim.I am your audience.
Seyirciye Dallas'ı gösterebilir ya da tersi- Dallas seyirciyi görebilirdi.You would be able to expose the auditorium to Dallas or vice versa, Dallas to the auditorium.
Seyirciyi sakinleştirmek;Calming the audience down;
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Because this is treating your audience like a moron.
Üçlü, yıl 28.'si düzenlenen festivalin üç saatlik finalinde seyirciyi büyüledi.The trio wowed the audience during the three-hour finale of the 28th edition of the festival.
Saksafon üstadı İgor Burtman ve triosu North City'deki seyirciyi büyüledi. [Iliya Corceviç]Sax great Igor Butman and his trio wowed the audience at North City. [Ilija Djordjevic]
Pejakoviç'e göre en çok seyirciyi komediler ve animasyon filmler çekiyor.Most moviegoers turn out for comedies and animated films, according to Pejakovic.
Devamlılık illüzyonları genellikle seyirciyi kandırmak için sihirbazlar tarafından kullanılır.[1]Illusions of good continuation are often used by magicians to trick audiences.[10]
Mekan 11.000 seyirciyi ağırlayabilecek kapasiteye sahiptir ve Ukrayna'daki en büyük sergi merkezidir.Das Stadion fasst 49.000 Zuschauer und ist damit das größte im Libanon.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Lynch est alors intervenu pour apaiser l'auditoire, .
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose fermò il concerto varie volte nel tentativo di porre rimedio all'assembramento.
"Kendi hayatımla ilgili bir film yapacak olsam, filmin sonunda seyirciyi gülümsetmesini isterdim.Se avessi perso qualcosa a metà film sarei stato veramente nei guai.”
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Роуз останавливал концерт несколько раз, чтобы успокоить публику.
Seyirciyi ise, gösteri için bir yarışma ile seçilen fanlar oluşturuyordu.هنا الجمهور يختار من يريد أن يفوز بالسباق.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose havia parado o show várias vezes para acalmar a plateia.
Bu genelde seyirciyi ya da okuyucuyu kandırmak içindir.O discurso é frequentemente dirigido directamente para o leitor ou espectador.
Gerilim tarzı seyirciyi bazı ruh hallerine girmeye teşvik eder.Twórcy teatru dążyli do wciągnięcia widowni w akcję sceniczną.
Oyun boyunca bu üç karakter, seyirciyi rahatsız eden bir şekilde kimi soruların yanıtlarını arar.W trakcie gry drużyna 6 znawców próbuje odpowiedzieć na pytania przesłane przez widzów.
Seyirciyi ise, gösteri için bir yarışma ile seçilen fanlar oluşturuyordu.Teatern var en tävling som publiken avgjorde.
Bu genelde seyirciyi ya da okuyucuyu kandırmak içindir.Найчастіше мають повчальний характер спрямований до читачів або слухачів.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose a oprit spectacolul pentru câteva ori pentru a calma audiența.
Bu genelde seyirciyi ya da okuyucuyu kandırmak içindir.Narațiunea la persoana I include adesea un ascultător sau cititor, care servește ca publicul poveștii.
"Kendi hayatımla ilgili bir film yapacak olsam, filmin sonunda seyirciyi gülümsetmesini isterdim."Dac-ar fi să fac un film despre viața unui suflet, ar ieși până la urmă despre mine".
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.The Rolling Stones måtte afbryde deres optræden flere gange og appellere til publikum om ro.
Seyirciyi ise, gösteri için bir yarışma ile seçilen fanlar oluşturuyordu.Disse ble erstattet av reiser som publikum kunne konkurrere om.
Son ana kadar seyirciyi ateşledi.他开始向观众开火。
Mekan 11.000 seyirciyi ağırlayabilecek kapasiteye sahiptir ve Ukrayna'daki en büyük sergi merkezidir.该场馆能容纳大约1万1千名观众,是基辅最大的展览中心。
"Kendi hayatımla ilgili bir film yapacak olsam, filmin sonunda seyirciyi gülümsetmesini isterdim.אם הייתי רואה טלוויזיה בבית, הייתי רוצה לשלוח סרטון".
Bu genelde seyirciyi ya da okuyucuyu kandırmak içindir.Najčešće je to priznati književnik ili literarni stručnjak.
Bu genelde seyirciyi ya da okuyucuyu kandırmak içindir.Tai patogu ir skaitytojui ar žiūrovui.
Ama bunu yapmazsınız." Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.De semmiképp nem csinálják ezt!"
Ben bir seyirciyim.A közönsége vagyok.
Ben bir seyirciyim.Fac parte din publicul dvs.
Ben bir seyirciyim. - Gitmem lazım..אני הקהל שלך
Ben bir seyirciyim.Ik ben uw publiek.
Ben bir seyirciyim.Je suis votre auditoire.
Ben bir seyirciyim.Yo soy su público.
Ben bir seyirciyim.Я ведь ваш зритель.
Ben bir seyirciyim.أنا أحد جمهورك
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.For dette er at behandle jeres modtager som en tåbe.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir. (Kahkahalar)Bởi vì làm thế là coi khán giả của chúng ta như kẻ ngốc (Cười)
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Karena itu berarti memperlakukan penonton layaknya orang bodoh.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.왜냐면 이건 청중을 우롱하는 것이니까요
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Parce que ça, c'est prendre le public pour une bande de crétins.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Pentru că trataţi publicul de parcă ar fi idiot.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Perché questo è trattare il vostro pubblico da cretino.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Porque eso es tratar al público como si fuera imbécil.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Porque isto é tratar a vossa audiência como idiotas.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Pretože tak s vaším publikom zaobchádzate ako s debilom.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Protože takhle máte svou cílovku za kretény.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.(Skratt) Därför att då tar du publiken för idioter.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.To traktowanie czytelników jak kretynów.
Çünkü bu seyirciyi aptal yerine koymak anlamına gelir.Want dit betekent dat je je publiek voor idioot verslijt.