Seyircinin ne istediğini düşünüyorsun?What do you think the audience wants?
Dün gece Tom'un konserinde büyük bir seyircisi vardı.Tom had a large audience at his concert last night.
Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.He walked onto stage while the audience were applauding.
Stadyumda kaç tane seyirci vardı?How many spectators were there at the stadium?
Seyircilerin seni sevmesinin nedeni bu.That's why spectators love you.
Tom Mary'yi seyircilerin içinde gördü.Tom saw Mary in the audience.
Dün Tom seyircinin önünde şimdiye kadar ilk kez oynadı.Yesterday was the first time Tom had ever played in front of an audience.
Şarkı bittiğinde büyük seyirci alkışladı.The large audience applauded when the song finished.
Gemi seyir halinde.The ship is under sail.
Ben sadece masum bir seyirciyim.I'm just an innocent bystander.
Seyirci on dakika boyunca onu alkışladı.The audience gave him an ovation for ten minutes.
Tom'un konuşması öyle sıkıcıydı ki seyircilerden birkaç kişi uyuyakaldı.Tom's speech was so boring that several people in the audience fell asleep.
Tom ve Mary seyirciler arasındaydılar.Tom and Mary were among the onlookers.
On beş binden fazla seyirci vardı.There were over fifteen thousand spectators.
Seyirci Fransızca çevirisini duymadan önce güldü.The audience laughed before they even heard the translation in French.
Az sayıda seyirci var.There are few spectators.
Harika bir seyirciydin.You've been a great audience.
Seyirci çıldırdı.The audience went wild.
Tom ve Mary seyircilerin içinde.Tom and Mary are in the audience.
Seyirci sıkıldığını hissediyor gibi görünüyor.The audience seems to feel bored.
Tom'un konuşması çift anlamlı sözlerle doluydu. Bunların çoğunu seyirci anlamadı.Tom's speech was full of double entendres, most of which went over his audience's head.
Her seyirci bilet satın alır.Every spectator buys a ticket.
Seyirci gençti.The audience is young.
Seyirci değerlendirerek alkışladı.The audience applauded appreciatively.
Seyirci beğenerek alkışladı.The audience applauded approvingly.
Seyirci neşeli idi.The audience was cheerful.
Seyirci alkışlamayı bıraktı.The audience stopped clapping.
Seyirci şaşkın görünüyordu.The audience looked confused.
Seyirciler histerik bir biçimde güldüler.The audience laughed hysterically.
Seyirci dinliyor mu?Is the audience listening?
Asla seyircini küçümseme.Never underestimate your audience.
Kaç kişi seyirci olduğunu düşünüyorsunuz?How many people do you think are in the audience?
Seyirci yavaş yavaş alkışlamaya başladı.The audience slowly started to applaud.
Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.The audience applauded and whistled.
Seyirci en az bir tam dakika boyunca "Bravo!" diye bağırdı.The audience shouted "Bravo!" for at least a full minute.
Tom seyircileri ısındırmak için birkaç fıkra anlattı.Tom told a few jokes to warm up the audience.
Seyirciler aniden alkışlamaya başladılar.The audience burst into applause.
Seyirci gülmekten patlıyor.The audience burst out laughing.
Seyirci gülmeye başladı.The audience began to laugh.
Seyirci Tom'un sözcük oyunlarından bazılarına sızlandı.The audience groaned at some of Tom's puns.
Mary karizmatik bir sanatçıdır ve seyircisini nasıl cezbedeceğini gerçekten biliyor.Mary is a charismatic performer, and really knows how to captivate her audience.
Bir istek parça çalıp çalmayacağımız seyirciye bağlı.Whether or not we play an encore depends on the audience.
Tom seyircilerin içindeydi.Tom was in the audience.
Seyirci çok sessizdi.The audience was very quiet.
Seyirci ağırlıklı olarak kadındı.The audience was predominantly female.
Seyirci performansları için aktörleri alkışladı.The audience applauded the actors for their performance.
Seyirci alkışladı.The audience applauded.
Son vermeden önce, seyircilerden bazı sorular alalım.Before we wrap up, let's take some questions from the audience.
Ben seyirciden sorular alacağım.I'll take questions from the audience.
Tom seyircilerde neredeyse herkesi tanıyordu.Tom knew almost everyone in the audience.
Bu gece büyük bir seyircimiz var.We have a big audience tonight.
Seyirciler arasında kıkırdamalar yayıldı.Giggles rippled through the audience.
Seyirci yuhalamaya devam etti.The crowd continued to jeer.
Çok iyi bir seyirci bekliyorum.I expect a very good crowd.
Seyirci minnettardır.The crowd is appreciative.
Seyirci harikaydı.The crowd was fantastic.
Tom'un seyir becerileri yok.Tom has no navigational skills.
Ben seyirci kaldım.I stood by.
Seyirci Tom'la birlikte şarkı söyledi.The audience sang along with Tom.
Az sonraki program sadece olgun seyirciler içindir.The following program is intended only for mature audiences.