Bazı boyutlardaki gemiler kilo bakımından 8 milyon tona kadar çıkıyordu, bu inanılmaz uçta bir şeydi.Това е била горната граница.
Bazı boyutlardaki gemiler kilo bakımından 8 milyon tona kadar çıkıyordu, bu inanılmaz uçta bir şeydi.כמה מהגדלים של החלליות, נעים כל הדרך עד משקל חללית של 8 מיליון טון. אז זה היה הקיצון העליון.
Bazı boyutlardaki gemiler kilo bakımından 8 milyon tona kadar çıkıyordu, bu inanılmaz uçta bir şeydi.هذه بعض أحجام السفن الفضائية, تتراوح كلها إلى حد أقصى يُقدّر بـثمانية ملايين طن. وهذا ما كان متجاوزا بقوة.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.A incerteza é uma coisa muito má.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.Alors, l'incertitude est une très mauvaise chose.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Ketidakpastian adalah hal yang sangat buruk.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.불확실하다는 것은 아주 좋지 않은거에요. 진화의 관점에도 봐도
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Niepewność jest bardzo zła, ewolucyjnie zła.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Nu is onzekerheid een zeer slechte zaak, evolutionair gezien.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Nuž a neistota je z evolučného hľadiska zlá.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Unsicherheit ist evolutionär eine schlimme Sache.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Η αβεβαιότητα είναι πολύ κακό πράγμα.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.Сомнение — довольно плохая вещь, эволюция это подтвердила.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.וחוסר וודאות זה דבר רע. מבחינה אבולוציונית
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.الآن، الشك شيء سيء للغاية. إنه من الناحية التطورية
Belirsizlik çok kötü bir şeydir. Evrimsel olarak kötüdür.相手が捕食者かどうか悩んでいたら 手遅れになります
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.Incertitudinea nu-i un lucru bun.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.L'incertezza è una brutta cosa.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.Sự không chắc chắn này thực sự là một điều tồi tệ.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.Y la incertidumbre es algo muy malo.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.А невизначеність - це жахлива річ.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.Несигурността е много лошо нещо.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Cred că asta i-a înfuriat pe oamenii de știință.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Creo que, de hecho, esto es lo que enfureció a los científicos.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Ik denk dat dit de wetenschappers op de kast joeg.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Jag tror detta är vad som faktiskt gjorde vetenskapsmännen så arga.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Jeg tror faktisk, det er grunden til, at videnskabsmændene blev så rasende på mig.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Je pense que c'est ça qui rend si furieux les scientifiques
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.사실 전 과학자들이 매우 격분한 이유도 이것이라 생각합니다.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Myślę, że właśnie to rozwścieczyło naukowców.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Penso que foi isso que enfureceu os cientistas.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Tôi nghĩ rằng đây là những thứ, thực tế đã làm các nhà khoa học tức điên lên.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Und ich denke, dass genau dies die Wissenschaftler so wütend machte.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Νομίζω ότι αυτό είναι που τόσο, πράγματι, εξόργισε τους επιστήμονες.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Мисля, че всъщност това разяри толкова учените.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Мне кажется, что именно это вывело из себя учёных.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.אני חושבת שזה מה שבפועל עורר את זעמם את המדענים.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.وأعتقد أن هذا هو ما كان الأمر عليه ، في الواقع أثار غضب العلماء.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Acho que definitivamente numa grande escala havia imensas pessoas no governo que sabiam o que se passava.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Ich denke dass viel mehr Leute in der Regierung wussten was dort vor sich ging als wir uns vorstellen konnten.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Ik denk dat er zeker op een grote schaal... veel mensen in de regering... wisten wat er aan de hand was.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Myslím, že konečně se na tomhle velkém projektu podílelo ve vládě hodně lidí, kteří věděli, co se stalo.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Szerintem finoman fogalmazva is... nagyon sok ember tudott a kormányból arról, hogy mi folyik ott.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Wydaje mi się, że sporo osób w rządzie wiedziało co się dzieje.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Πιστεύω οπωσδήποτε σε μεγάλη κλίμακα ότι υπήρχανε πολλοί από τη κυβέρνηση που ήξεραν τη συμβαίνει.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi. Hükümetteki bir sürü insan neler olduğunu biliyordu.Мислим да је дефинитивно у великој размери... било пуно људи у влади који су знали шта се догађа.
Bence kesinlikle büyük çaplı bir şeydi.Jag tror att definitivt på en ganska stor skala
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Cred că în artă cel mai important element e atitudinea artistului.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Creo que en el arte, la actitud del artista es el elemento más importante.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Ik denk dat de houding van een kunstenaar in het belangrijkste element is de kunst.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Je pense que dans l'art, l'attitude de l'artiste est l'élément le plus important.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.예술에 있어 가장 중요한 요소는 예술가의 자세라 생각합니다.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Penso che nell'arte, l'atteggiamento di un artista sia l'elemento più importante.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Tôi cho rằng, trong nghệ thuật thì quan điểm của người nghệ sĩ là yếu tố quan trọng nhất.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Uważam, że postawa artysty to najważniejszy element sztuki.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Νομίζω πως στην τέχνη, η στάση ενός καλλιτέχνη είναι το πιο σημαντικό στοιχείο.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Я думаю, в мистецьких роботах позиція самого митця вкрай важлива.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.Я считаю, что в искусстве отношение артиста является важнейшим элементом.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.אני חושב שבאומנות, גישת האמן זוהי האלמנט החשוב ביותר.
Bence sanat söz konusu olduğunda, sanatçının tutumu en önemli şeydir.أنا أعتقد أنّ في الفن، موقف الفنان هو العنصر الأهم.