Ancak bunun üzerinde düşünmelisiniz çünkü olasılık çoğunlukla beyinlerimizle oynayan bir şeydir.Ale nie powinieneś myśleć w ten sposób, ponieważ prawdopodobieństwo lubi naigrywać się z naszych mózgów.
Ancak bunun üzerinde düşünmelisiniz çünkü olasılık çoğunlukla beyinlerimizle oynayan bir şeydir.하지만 확률이라는 것은 그것보단 더 복잡하니 이것에 대해 잘 생각해보세요.
Ancak bunun üzerinde düşünmelisiniz çünkü olasılık çoğunlukla beyinlerimizle oynayan bir şeydir.Mais c'est juste quelque chose que vous devriez penser, car probabilité peut souvent jouer avec nos cerveaux.
Ancak bunun üzerinde düşünmelisiniz çünkü olasılık çoğunlukla beyinlerimizle oynayan bir şeydir.Но това е нещо, което трябва да се обмисли, защото вероятността често може да си играе с умовете ни.
Ancak bunun üzerinde düşünmelisiniz çünkü olasılık çoğunlukla beyinlerimizle oynayan bir şeydir.なぜなら、我々の頭脳はしばしば、そう考えてしまうのです。 ですが、ともあれ、もう10秒しか残ってません。
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Aber der Grund warum alle still geblieben sind ist, was ich die psychologische Angstgrenze nenne.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Ale príčina, prečo bol každý ticho je tá, ktorú volám "psychologická bariéra strachu".
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Az oka annak, hogy mindeni hallgatott, az, amit én a félelem pszichológiai gátjának nevezek.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Dar motivul pentru care toată lumea tăcea e ce numim bariera psihologică a fricii.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.De reden waarom iedereen zweeg, is wat ik de psychologische angstbarrière noem.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.하지만 모두가 침묵을 지킨 이유는 두려움의 심리적 장벽 때문이었습니다.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Ma il motivo del silenzio era ciò che definisco la barriera psicologica della paura.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Mas a razão pela qual toda a gente mantinha o silêncio é o que eu chamo de barreira psicológica do medo.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Men anledningen till att alla var tysta är vad jag kallar rädslans psykologiska barriär.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Namun alasan mengapa semua orang diam adalah karena penghalang psikologis ketakutan.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Nhưng lý do tại sao ai cũng im lặng là điều mà tôi gọi là rào cản tâm lý sợ hãi.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Pero la razón por la que todos se callaban es lo que llamo la barrera psicológica del miedo.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Wszyscy siedzieli cicho, bo nie pokonali bariery strachu.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Αλλά ο λόγος που ο καθένας ήταν σιωπηλός είναι αυτό που αποκαλώ το ψυχολογικό εμπόδιο του φόβου.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Но причината, поради която всеки мълчеше, бе това, което наричам психологическата бариера от страха.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.Но причиной всеобщего молчания было то, что я называю психологический барьер страха.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.אבל כולם ישבו בשקט בגלל המחסום הפסיכולוגי של הפחד.
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.ولكن السبب الرئيسي للصمت كان هو حاجز الخوف النفسي
Ancak herkesin sessiz kalmalarının sebebi benim 'psikolojik korku bariyeri' dediğim şeydi.恐怖という心理的障壁があったからです 誰もが怖がっていました
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Aber was die Leute oft wirklich über das Wörterbuch denken, ist eher dies.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Ce crede lumea în realitate despre dicţionare arată mai degrabă aşa.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Co si lidé většinou myslí o slovníku je, že vypadá spíš takhle.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.De az emberek többnyire valami ilyesmit gondolnak a szótárról.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.오히려 사람들은 제가 무슨 교통 경찰인 줄 알아요.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.La façon dont les gens voient vraiment les dictionnaires, c'est plutôt ça.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Ma l'idea che spesso la gente ha del dizionario è piuttosto questa.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Men hvad folk rigtigt ofte tænker om ordbogen er mere sådan her.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Myśląc o słownikach...
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Nhưng cái mà người ta thật sự hay nghĩ về từ điển là, họ nghĩ nhiều hơn như thế này.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Pero lo que la gente piensa a menudo que el diccionario es algo así.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Ponavadi si ljudje slovar predstavljajo bolj tako.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Wat mensen vaker over het woordenboek denken, is iets dergelijks.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Οι άνθρωποι στην πραγματικότητα, σκέφτονται συνήθως το λεξικό κάπως έτσι.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Но онова, което хората често мислят за речника, е - мислят по-скоро така.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.Но что действительно люди думают о словарях - они думают примерно так.
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.אבל מה שאנשים לעתים קרובות חושבים על מילון, זה יותר בכיוון הזה
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.لكن قكرة الناس عادة عن القاموس , إنهم عادة يفكرون مثل .
Ancak insanların 'sözlük' deyince düşündükleri daha çok şöyle bir şeydir.辞書編集に笛など使いませんからお間違いなく
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.C'est entre les deux, et nous pensons que cela change la façon dont l'information peut être utilisée.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Es ist etwas dazwischen und wir denken es ändert die Art und Weise wie Informationen genutzt werden können.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Está a meio termo e nós pensamos que isto muda a forma como a informação pode ser usada.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Este undeva la mijloc, şi credem că schimbă felul în care poate fi folosită informaţia.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Es un intermedio, y pensamos que cambia la forma en que se aprovecha la información.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.E' una via di mezzo che secondo noi cambierà come potremo usare le informazioni.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Het zit er tussenin, en wij denken dat het verandert hoe je informatie kunt gebruiken.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.이는 검색과 웹브라우징의 중간쯤이며, 우리는 이것이 정보가 사용되는 방식을 바꿀 것이라 생각합니다.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Nó nằm ở giữa và chúng tôi nghĩ nó thay đổi cách thức sử dụng thông tin.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.To coś pośredniego i sądzimy, że jest to zmiana możliwości wykorzystania informacji.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Είναι κάτι στο ενδιάμεσο, και πιστεύουμε οτι αλλάζει τον τρόπο που χρησιμοποιούνται οι πληροφορίες.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.То е помежду, и според нас променя начина, по който може да се използва информацията.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.Это нечто посередине, и нам кажется, что это изменяет то, как можно использовать информацию.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.זה משהו באמצע, ואנחנו חושבים שזה משנה את הדרך שבה אפשר להשתמש במידע.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.انه ما بين ذلك ، ونعتقد أنه يغير الطريقة التي نستخدم فيها المعلومات.
Arada bir şeydir ve bunun bilgiyi kullanma şeklini değiştireceğini düşünüyoruz.情報の利用方を変えてくれると思っています。 このアイデアを拡張して
Aralıklarla düzenleme başka bir şeydir.Afstanden er noget helt andet.