Ana içeriğe geç
Sözlük

sevmiş ile cümle

sevmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Il adorait l'idée, mais il avait une petite amie en Angleterre.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Imádta, de volt egy barátnője Angliában.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Le encantaba, pero tenía una novia en Inglaterra.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Miloval to tam, ale přítelkyni měl v Anglii.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Páčilo sa mu to, ale mal priateľku v Anglicku.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Všeč mu je bil, a je imel punco v Angliji.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Το λάτρευε, αλλά είχε μια κοπέλα στην Αγγλία.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Ему нравилась затея, но в Англии у него была девушка.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Йому подобалося місто, але в Англії у нього була подружка.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Харесваше му идеята, но си имаше приятелка в Англия.
Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.אך היתה לו חברה באנגליה.
Romalılar sevmiş görünüyor.양털을 이용한 일을 하는 것을 좋아하였습니다.
Romalılar sevmiş görünüyor.שנשותיהן עובדות עם צמר.
Romalılar sevmiş görünüyor.そうとわかるのは
Salakça şeyler söylersen... ..."Her zaman yanık tahta kokusunu sevmişimdir." gibi...Ha valami giccseset mondasz, "Mindig is szerettem az égő fa illatát.", próbáld csak meg...
Salakça şeyler söylersen... ..."Her zaman yanık tahta kokusunu sevmişimdir." gibi...Παιδιάστικο; "Λατρεύω την μυρωδιά του καμένου ξύλου."
Salakça şeyler söylersen... ..."Her zaman yanık tahta kokusunu sevmişimdir." gibi...طفولية هاه؟ احب رائحة الحطب المحترق
Sen Hwang Dae-jin vardır. Hep sevmişimdir!אתה הוואנג דיי-ג'ין. תמיד אהבתי!
Sen Hwang Dae-jin vardır. Hep sevmişimdir!أنت هوانج جين داي. كنت أتمنى دائما!
Sen Hwang Dae-jin vardır. Hep sevmişimdir!ウンス、すみません。本当に申し訳ありません私は。
Senin zekanı hep sevmişimdir.Ich mochte dich immer wegen deiner Ansichten.
Senin zekanı hep sevmişimdir.Ik heb je koppie steeds bewonderd.
Senin zekanı hep sevmişimdir.Je t'ai toujours aimé pour ton esprit.
Senin zekanı hep sevmişimdir.Mi sei sempre piaciuto per la tua testa.
Senin zekanı hep sevmişimdir.Zawsze uwielbiałam twój umysł.
Senin zekanı hep sevmişimdir.Всегда тебя любила за твои мозги.
Sen okul birincisi değil miydin? Senin zekanı hep sevmişimdir.Δεν είχες βγάλει λόγο αποφοίτησης; Πάντα σε συμπαθούσα για το μυαλό σου.
Sen okul birincisi değil miydin? Senin zekanı hep sevmişimdir.いいや
Sevmiştim de, "Bu benim işim. Başkanlık. Bir sürü görüşme yapıyorum."저는 마치, "아, 대통령, 내 직업이 그거지. 만나야 할 사람이 많은데?" 이런 생각이 들 정도였어요.
Sevmiştim de, "Bu benim işim. Başkanlık. Bir sürü görüşme yapıyorum."היתי כמו, "הו זה התפקיד שלי. נשיא. אני עורך הרבה מפגשים, אתם יודעים?"
Sevmiştim de, "Bu benim işim. Başkanlık. Bir sürü görüşme yapıyorum."كنت مثل ، " اوه، هذا هو عملي . رئيس . لقد قمت بالكثير من المقابلات ، هل تعلمون ؟
Sevmiştim de, "Bu benim işim. Başkanlık. Bir sürü görüşme yapıyorum."この体験の終わりに
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Estaba como, "Oh, este es mi trabajo.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.J'étais genre, "Oh, c'est mon travail.
Sevmiştim de, "Bu benim işim."Oh, das ist mein Job.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Senti-me uma espécie de diretor.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Tôi nghĩ, "Oh, đây là công việc của tôi.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Úgy éreztem, "Ó, ez a munkám.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Zo van: "Oh, dit is mijn baan.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Беше като "О, това е работата ми".
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Я думав: " Це моя робота. Президент.
Sevmiştim de, "Bu benim işim.Я думал: "Да, это моя работа.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Alors j'aime bien montrer ce dessin humoristique.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Din cauza asta îmi place întotdeauna să prezint această caricatură.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Haluan aina näyttää tämän sarjakuvan.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Ich zeige immer gern diesen Cartoon.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Ik laat altijd graag deze strip zien.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Jag gillar att visa den här serien.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.저는 항상 이 만화를 보여드리곤 합니다.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Por isso, gosto sempre de mostrar este cartune.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Proto vždycky rád ukazuju tento obrázek.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Quindi, mi piace sempre mostrare questo fumetto.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Så, jeg viser altid denne vittighedstegning.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Siempre disfruto al mostrar esta caricatura.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Uważam, że ten komiks dobrze obrazuje tą sytuację.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Vì thế tôi luôn muốn chiếu đoạn hoạt hình này
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Γι΄αυτό πάντα μου αρέσει να δείχνω αυτό το καρτούν.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Винаги обичам да показвам това анимационно филмче.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Мне всегда нравится показывать эту карикатуру.
Yani, ben bu karikatürü göstermeyi hep sevmişimdir.Я люблю показувати цю карикатуру.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod