Ana içeriğe geç
Sözlük

sevmeye ile cümle

sevmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Drizzt ile yakınlaşır ve onu sevgili olarak sevmeye başlar.Позже Люк начинает относится к нему с добротой.
Amerika'yı sevmeyen biridir.Это уже не тот человек, которого она полюбила в Америке.
Artık Sevmeyeceğim (1991) 06.Знаю, что не любишь 06.
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".«Consumer Guide: Love Me Back».
Sonunda insan, Tanrı'daki her şeyi ve Tanrı'yı sevmeye başlar.Ибо, живя так, мы достигнем той степени, когда будем видеть Бога и все вещи в Боге.
Ali Han ile Nino ne olursa olsun birbirlerini sevmeye devam ederler.علي و نينو شابان يقعان في الحب.
Sonunda insan, Tanrı'daki her şeyi ve Tanrı'yı sevmeye başlar.Tudo começa em Deus, ele amou os homens primeiro.
Bu yüzden Edward'da onu sevmeye başlar.Ela começou a namorar Tom.
Amerika'yı sevmeyen biridir."É um mundo que não me agrada.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Het zwaard zou niet houden van de hand die het dient, noch zou het lang bij hem blijven.
Koruduğu insanların yanında yaşarken, bu insanları sevmeye başlamıştı.Omdat hij zelfs bij hen geliefd was, vingen zij hem op.
Ama akıl hastanesinden çıktıktan sonra Zeynep'i sevmeye başlamıştır.Al vanaf de dag dat hij geboren is houdt hij van lasagne.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Nie pokocha ręki, która nim będzie władała, i niedługo pozostanie w jej służbie.
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".Andrzej Adamiak) „Kocha ciebie niebo (remix)” (muz. i sł.
Ben beni sevmeyen insanlara oldukça alışkınım.Jestem w miarę przyzwyczajony do osób, które nie darzą mnie sympatią.
Hizmet ettiği eli sevmeyecek; sana uzun vakit de tahammül etmeyecek.Den kommer inte älska handen den tjänar, inte heller kommer den att stå fast vid dig länge.
Amerika'yı sevmeyen biridir.Америка не любить його.
Genel olarak soğuk davranan, özellikle Megumi Shimizu'yu sevmeyen biridir.Часто веде себе холодно, особливо недолюблює Мегумі Сімідзу, яка закохана в нього.
Kimseyi de sevmeyen Harpagon, bir tek obsesif derecede parayı sever.Головний герой Гарпагон — дуже скупий багатий чоловік, який не любить нікого й нічого, крім своїх грошей.
Savaşı sevmeyen Ptolemaios, hiçbir zaman ülkesinin sınırlarını genişletmek hevesine kapılmadı.Також Пуміпон Адульядет обіцяв ніколи не залишати межі країни.
Artık Sevmeyeceğim (1991) 06.Štaidl), 1965 Nejsem, nejsem rád (L.
Joshua "Josh" Maverick: Sumo gibi çocukları hiç sevmeyen talihsiz bir gençtir.Joshua „Josh” Maverick - Un tânăr nefericit care nu suportă copiii, în special pe Sumo.
Amerika'yı sevmeyen biridir.De Amerikát nagyon nem szeretem.
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".Kertész-voltom miatt Istar (istennő) bizony belém szeretett.”
Artık Sevmeyeceğim (1991) 06.Ei minua kukaan rakasta (S) 01.06.2012.
Artık Sevmeyeceğim (1991) 06.Το άλλο μου μισό (1996) 14.
Erişim tarihi: 22 Haziran 2017. ^ "Nurettin Üsküp 'Sevmeyeceğim'".Hentet 29 June 2017. – Jag behöver inte vara den söta tjejen.
Olayların temposu arttıkça Klute ilginç bir kişiliği olan bu fahişeyi sevmeye başlar.Så hun bruger mere og mere tid med denne mærkværdigt fascinerende amerikaner.
Kütüphanenin çalışanları bu küçük kediyi çok sevmeye başlarlar.De første fotografene foretrakk også atelier av denne type med store vinduer.
Amerika'yı sevmeyen biridir.Orang-orang ini mencintai Amerika Serikat.
Sonunda insan, Tanrı'daki her şeyi ve Tanrı'yı sevmeye başlar.Banyak manusia mulai melupakan Tuhan.
Artık Sevmeyeceğim (1991) 06.Hãy yêu nhau đi (Năm 2009) 3.
Ama orada misafir sevmeyen bir hayalet vardır.ミンに拾われた身寄りのない幽霊。
Fransa'dayken İspanya'ya çok sayıda ziyaret yaptı ve bu geziler sırasında Barok tarzını sevmeye başladı.フランス滞在時にスペインを何度か訪問し、バロックに対する興味を高めた。
Flotasyonda kolay yüzen taneciklere hidrofob (su sevmeyen) denir.^ 米海軍ではHIFRを俗に「ハイ・ドリンク」と呼んでいる。
İlk başta birbirlerini pek de sevmeyen bu çift zamanla sevgili olacaklardır.この事により、それまで相寄ることのなかった2人はその夜、初めて愛し合った。
Amerika'yı sevmeyen biridir.一番嫌いな国について。
Müzik hayatlarına başladıkları anda büyük ilgi kaynağı olmuştur, buna rağmen sevmeyenleri de vardır.プロになってからは昔に比べて色々な音楽を聴いているが、それでも音楽好きと言えるほどではない。
Ama orada misafir sevmeyen bir hayalet vardır.另一方面,有着神出鬼沒的行事風格。
Venables küçüklüğünden itibaren futbolu sevmeye başladı.据报道,孟永强从小喜欢足球。
Ciddi, sululuğu sevmeyen bir tarzı vardır.謂於有有具厭離無執不藏不愛無著為體。
Deputy Marion Dunby: Şef olmadan önce Chase'i sevmeyen katı bir polis yardımcısıydı.馬里昂·鄧恩:副警長,不喜歡蔡斯,後來晉升警長。
Kadın (Canan Ergüder) - Kocasını sevmeyen ve onu aldatan kadın.반면에 권득인의 아내와 처남은 고문을 참지 못하고 그들의 신앙을 부정하여 석방되었다.
Ve tabi 1 Gorinthians 16:22’de: “Rabbi sevmeyen her kimse o melundur,lanetlidir(anathema).”원래는 태산서원이라 하던 것을 숙종 22년(1696)에 사액됨으로써 무성서원이라 하였다.
Amerika'yı sevmeyen biridir.세상에 맘에 드는 일이란 하나도 없는 인물이다.
Amerika'yı sevmeyen biridir.היחיד שלא מחבב את בי.
Sert mizaçlı, konuşmayı pek sevmeyen , dürüst ve güvenilir biri.מרכיב משקפיים, חכם מאוד, אמין, אוהב את דרך הישר ושונא לשקר.
Scrapper: Çalışmayı sevmeyen biridir.Pokémon FireRed: Ne voli se boriti.
24 Beni sevmeyen, sözlerime uymaz.Tko mene ne ljubi, ne drži mojih riječi.
Kalabalık ortamlarda bulunmayı sevmeyen kişidir.Ljudi ne vole da im se propovijeda o okolišu.
Artık Sevmeyeceğim (1991) 06.Nisi više zaljubljena (2001.)
24 Beni sevmeyen, sözlerime uymaz.Kes mind ei armasta, ei pea mu sõnu.
(17) "O ya bayılacağınız ya da hiç sevmeyeceğiniz türden bir hocadır."(17) 교수님은 여러분이 좋아함과 동시에 싫어할 수도 있는 분이세요.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.Aber ich habe Gefallen an ihnen gefunden, weil sie am Rande der Gesellschaft hausen.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.Dar mie au început să-mi placă deoarece locuiesc la marginea societății.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.De én valahogy megkedveltem őket, mert a társadalom peremén élnek.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.Ik ging ze waarderen omdat ze leven aan de rand van de maatschappij.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.하지만 저는 쥐들이 맘에 들었어요. 왜냐하면 걔내들은 사회의 변두리에 속하니까요.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.Ma a me piacevano perché vivevano ai margini della società.
Ama ben onları sevmeye başladım çünkü onlar toplum dışı hayat sürüyorlar.Mais j'ai commencé a les apprécier parce qu'ils demeurent en marge de la société.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod