Beni sevmeni istiyorum.I want you to love me.
Beni sevmenizi istiyorum.I want you to love me.
Tom'u sevmeni istiyorum.I want you to like Tom.
Tom'u sevmenizi istiyorum.I want you to like Tom.
Beni sevmeni istiyorum, Tom.I want you to like me, Tom.
Bunu sevmeni beklemiyordum.I didn't expect you to like that.
Beni sevmeni beklemiyordum.I didn't expect you to love me.
Sadece beni sevmeni istiyorum.I just want you to love me.
Onları sevmeni istiyorum.I want you to like them.
Onu sevmeni istiyorum.I want you to like him.
Biz buraya, senin hayvanını sevmeni izlemeye gelmedik.We didn't come here to watch you pet your dog.
İstemem Söz Sevmeni'nin klibi Cem Bayoğlu imzalıdır.Tanya as Shan Min's lover.
Seni sevmenin nasýl muhteţem bir his olduđunuLike drops of rain in the sun's light
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.This is why there's no reason to like you.
Çünkü, Maharaji bana " Senden herkesi sevmeni istiyorum" dediğinde,Because, see what I did when Maharaji said
Ve, umarım, bu ispat matematiği sevmenizi sağlayacak. -And it will make you love mathematics, hopefully.
Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.And you love it because you don't hear it.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.a time to love, and a time to hate; a time for war, and a time for peace.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?Und ich sagte dir bereits, dass du deine Mitmenschen lieben sollst, kannst du keinen Hinweis erkennen?
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?Ik vertel je net dat je je naasten lief moet hebben, dat was een hint.
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?І я вже наказував тобі любити ближнього, невже ти не зрозумів мій натяк?
Ayrıca sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim, bu ipucu yetmiyor mu?I kazao sam ti da ljubiš svoga sudruga, ne razumiješ li znak? 8.
Ama gelmiş geçmiş en romantik randevudur. Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.Bardzo nam się to podoba, bo nic nie słyszymy.
Ama gelmiş geçmiş en romantik randevudur. Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.하지만 그게 정말 멋진 데이트 장면이죠. 듣지 못하기에 더 좋아하는 겁니다
Ama gelmiş geçmiş en romantik randevudur. Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.Nhưng đó là buổi hẹn lãng mạn nhất từ xưa tới nay.
Ama gelmiş geçmiş en romantik randevudur. Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.אבל זה הדייט הכי רומנטי שיש. ואתם אוהבים את זה כי אתם לא שומעים כלום.
Ama gelmiş geçmiş en romantik randevudur. Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.ولكن هذا الموعد هو الأكثر رومانسية على الإطلاق. وكنت تحبونه لأنكم لا تسمعونه.
Ama gelmiş geçmiş en romantik randevudur. Sevmenizin sebebi de hiç bir şey duymamanızdır.私にとってはそうでした
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.C'est pourquoi il n'y a aucune raison que je t'apprécie.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Deswegen gibt es keinen Grund dich zu mögen.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Detta är varför man inte kan tycka om dig.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Dit is waarom er geen reden is om jou leuk te vinden.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.E' perchè fai così che non c'è nessun motivo che tu possa piacere a qualcuno.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Inilah kenapa tidak ada alasan untuk menyukaimu.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Thế nên mới không có lý do nào để thích anh cả.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Vezi, de aceea nu am nici un motiv sa te plac.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Γι'αυτό ακριβώς δεν υπάρχει κανένας λόγος να μου αρέσεις.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.Именно поэтому у меня нет причин тебя любить.
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok..لهذا ليس لدي أي سبب للإعجاب بك
Bu yüzden seni sevmenin yolu yok.もういいわ 私が行くから
Çünkü, Maharaji bana " Senden herkesi sevmeni istiyorum" dediğinde,Perché, sentite cosa ho fatto quando Maharaji mi ha detto:
Meksikalılardan bahsetmiyorum bile-- Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.- e non dico solo messicani - saranno d'accordo con me se dico che amare il Messico non è difficile.
Meksikalılardan bahsetmiyorum bile-- Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.- já para não dizer todos os mexicanos - estarão de acordo comigo em que amar o México não é difícil.
Meksikalılardan bahsetmiyorum bile-- Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.-- tôi không nói là tất cả người Mexico -- sẽ đồng ý rằng không khó để yêu Mexico.
Meksikalılardan bahsetmiyorum bile-- Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.-y ya no se diga todos los mexicanos- estarán de acuerdo conmigo en que amar a México no es difícil.
Meksikalılardan bahsetmiyorum bile-- Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.- zaiste všetci Mexičania - bude so mnou súhlasiť, že zamilovať si Mexiko nie je ťažké.
Meksikalılardan bahsetmiyorum bile-- Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.- χωρίς καν να αναφέρω τους Μεξικανούς - θα συμφωνήσουν μαζί μου πως δεν είναι δύσκολο να αγαπάς το Μεξικό.
Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.멕시코를 사랑하는 것이 어렵지 않다고 생각할 것입니다.
Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.Mexikót szeretni.
Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.- погодиться, що зовсім не складно полюбити Мексику.
Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.יסכים שלא קשה לאהוב את מקסיקו.
Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.سوف يوافقني انه ليس من الصعب الوقوع في حب المكسيك
Meksika'yı sevmenin zor olmadığını kabul edecektir.難しくないと同意するでしょう。 色々な場所に行きましたが
Seni sevmenin nasýl muhteţem bir his olduđunuكقطرات مطر لامعة مع ضوء الشمس
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.å elske har sin tid og å hate har sin tid; krig har sin tid og fred har sin tid.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Aika on rakastaa ja aika vihata. Aika on sodalla ja aika rauhalla.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Älska har sin tid, och hata har sin tid. Krig har sin tid, och fred har sin tid.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.čas ljubezni in čas sovraštva, čas vojne in čas miru.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.Čas milování a čas nenávidění, čas boje a čas pokoje.
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.čas milovaniu a čas nenávideniu, čas vojne a čas pokoju.