O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.È una specie che ama stare in gruppo.
Ama yine de birbirlerini öz kardeş gibi sevmektedirler.Al massimo si può amare gli altri come dei fratelli.
Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor."La donna comincia per amare un uomo e finisce per amare l'amore.»
"Sevmek için sevmek gerekir".Ciò che conta è amare.
Mary Garth'ı çocukluğundan beri sevmektedir.Girard ha lavorato fin dall'infanzia.
Sedef'in anneannesini sevmektedir.Adora la nonna materna.
Tom seni sevmekten asla vazgeçmedi.Том никогда не переставал тебя любить.
Yeğeni Dudley'i çok sevmektedir.Очень любил своего племянника Дурьодхану.
Önemli olan kötülüklerle birlikte Tanrı’yı sevmektir.Воистину, Аллах любит беспристрастных." пер.Э.Кулиев.
İtalyan yemeklerini çok sevmektedir.Любит итальянскую кухню.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Тем более, что девушка уже полюбила другого.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Любит читать и путешествовать.
"Sevmek için sevmek gerekir".«Коль жить да любить».
Anne ise Master Fenton'u sevmektedir.Но оказалось, что она любит пана Эдмунда.
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek.Сперва любить — потом учить.
Dizide Nuktuk'u sevmektedir.Где любят отдыхать облака.
Sevmek ne demek: Aşk, Evlilik ve Tutsaklık.Плющ — верность, супружеская любовь, привязанность.
Nikola’yı sevmektedir.Очень любит Николаса.
Ama Güzin, kocası Azmi'yi sevmektedir.Несмотря ни на что, Екатерина обожала мужа.
Mühürlenmek istemsizce olur, bir kişiyi hayatın boyunca sevmek, hayatının merkezinin o olması demektir.Он ни секунды не сомневается, это — любовь всей его жизни.
Fakat yine de karısı ve çocuklarını çok sevmektedir.Очень любит свою жену и своих детей.
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.Обожает фотографировать все вокруг.
Kitaptaki "Tülsüyü Sevmek" öyküsü, Aziz Nesin'in en ünlü hikâyelerdendir.До сих пор «Визит святого Николая» является одной из наиболее любимых рождественских сказок в Америке.
İkiside hala birbirlerini sevmektedirler.Оба они продолжают друг друга любить.
Demeter ise kızını çok sevmektedir.Ваймс безусловно очень любит свою жену.
Fakat Cürcan padişahı Fahr de bu genci sevmektedir.Однако, произведения Жэнь Жэньфа нравились императору не меньше.
10) Adaleti sevmek, zulümden nefret etmek.Любит — поддерживать справедливость, не любит — злодеев.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Лори, которую избрали королевой бала, привлечена ей, и вскоре девушки танцуют вместе.
Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor."В том, чтобы любить всех людей на свете».
"Niğde'yi sevmek için birkaç sebep..."«Хотел бы несколько слов сказать по НКО.
Burcu ise çaresizce Emre'yi sevmektedir.Обожает уклоняться от поручений.
"'Siz memleketinizi çok sevmek ama zarar vermek'".(Люби Родину; не делай Ей вреда.)
Şevket ise boşanmak istememekte fakat Funda'yı da sevmektedir.Любовь Александровна не может бросить мужа, она любит его, хотя и Бельтова тоже любит.
Genç kız, Japon çalışmalarına önem vermektedir ve manga, haiku, tanka okumayı sevmektedir.Любит Японию, изучает язык этой страны и увлекается чтением манги.
Goat, kadınlara ilgi duymaktadır ve eski ve hurda olan her şeyi sevmektedir.Считается что ками любят всё новое и чистое.
Oğlu Ricky de annesini çok sevmektedir.Карэн тоже очень любит своего брата и мать.
Nevin ve Cemal birbirlerini sevmektedir.فجمال ونيفين يحبان بعضهما.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.أنا أعرف أنه لديك أيضاً قلب بإمكانه حب الاخرين!!
6 Salinger için nevrozun çözümü sevmektir.عاشق الساكس 2 6.
Ace'i sevmektedir.كيف بحبك هيك.
Komşu kızı Aynur'u sevmekte ve mahalledeki arkadaşları Sülo ve Murat'la birlikte aylaklık etmektedir.وتقع في حب جارهم وجارها مصطفى.
1993 – Kaliforniya Üniversitesi'ne bağlı “WCP” Akademisi'nce “Özgürce Sevmek” isimli onur ödülü.1993 جائزة اونور بعمل اسمه (الحب بحرية) بالأكاديمية المتصلة بجامعة كاليفورنيا .
İkiside hala birbirlerini sevmektedirler.من الواضح أن المرأتين تكرهان بعضهما.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.كان كول شخصا يحب المشاركة في المجموعات.
O bir çete üyesi gibi davranmayı sevmektedir.Ele também gosta de agir como membro de uma gang.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Eu posso dizer que ela realmente quer essa merda também.
Ülkesini sevmek.Gostava do seu país.
Yalnız kalmayı sevmektedir.Ela gosta de ficar sozinha.
Seni Sevmek 08.Quando a Gente Ama" "08.
Çünkü Artemis hayvanları ve doğayı çok sevmektedir.Thea ama animais e a natureza.
Seyahat etmeyi ve okumayı sevmektedir.Adora viajar e escrever.
Oysa Kameda bu kadınları onların düşündüğü anlamda değil başka bir boyutta sevmektedir.Agostinho amava aquela mulher mais do que podemos imaginar.
Fakat tabii ki herkes Pootie'yi sevmek zorunda değildir.Ninguém demonstrou qualquer simpatia por Jacobi.
Kitap okumayı oldukça sevmektedir.Barbara gosta muito de ler.
Özellikle Sam'i çok sevmektedir.Já adorou bastante a Jesus.
Vujacic Basketbol oynamanın yanı sıra, voleybol, tenis ve futbol oynamayıda sevmektedir.Além do basquete, ele gosta de jogar vôlei, tênis e futebol.
"Sevmek için sevmek gerekir".«Direito de Amar».
İkisi dle birbirlerini çok sevmektedir.Cada um dos três amam-se uns aos outros.
Aslında her ne kadar göstermese de, çocukluk arkadaşını sevmektedir.Apesar disso, ela gosta de um amigo de infância.
Her şeye rağmen tekrar sevmek" açıklamasında bulunmuştur.Ele disse "Thank you" novamente.