Yağmuru sevmez.不喜歡下雨。
Lily gibi Tofuları pek sevmez.リンと同じくカレーがあまり好きではない。
Yağmuru sevmez.雨が好き。
Ancak Kick onu pek sevmez.キムチはそれほど好きではない様子。
Ama hâlâ Berna'yı sevmektedir.バーニィが大好き。
Tom ise onu sevmemektedir.彼はそれを好まない。
Etrafındaki kimse onu sevmemektedir, bir ağabey olarak gördüğü Kira Sakuya hariç.なお忍に惚れられているが、彼のことは響の兄としか思っていない。
New York'u şu şekilde tasvir edişi Amerika'yı sevmediğinin en belirgin ifadesidir; "Bu güzel şehir öyle mi?これは良きアメリカ主義ではないのだろうか?今日、それは確かにこの国を最も愛する人々のアメリカ主義である。
Önemli olan kötülüklerle birlikte Tanrı’yı sevmektir.愛する者のため、悪にこの身を捧げよう―」。
Sevmekten başka bir şey gelmez elinden.愛さずにはいられない
Aslı'yı hiç sevmez.「私は本当はそれを好きではなかった。
Aile llk başta çocuğu pek sevmez.彼は当初他の少年達に人気が無かった。
Canavarları pek sevmez.妖怪をとても嫌う。
Bu "yako sahibi" hanelerin, cinleri kışkırtıp sevmedikleri insanlara musallat ettiklerinden bahsedilmektedir.この試合の球審を務めた天知俊一が高めを一切、取らなかったのも原因の一つと言われる。
Beyzbolu çok sevmekte olan Gil'in açılış günü yaklaşmaktadır.野球を心から愛している青葉に期待している。
Öğrenciler onu sevmez ve hep öğrencilerin tuzağına düşer.とても学生想いで、卒業生にも慕われている。
Filmde vurgulanan Kâhin karakterinin bir özelliği de şekeri çok sevmesidir ve sigara içmesidir.自動車以外の嗜好は喫煙で、特に葉巻を好み、酒好きでもある 。
İlk başta birbirlerini pek de sevmeyen bu çift zamanla sevgili olacaklardır.この事により、それまで相寄ることのなかった2人はその夜、初めて愛し合った。
Ölü diller dersini sever ama Çılgın Bilim dersini sevmez.好きな教科は国語で、嫌いな教科は数学。
Karşılıksız Sevmedik Mi?わがままはお好き?
Küçük hayvanları ve diğer köpekleri sevmez, saldırgan davranabilir.子供や他の犬と遊ぶことも大好きで、攻撃的な面は無い。
Bu yüzden çocukların çoğu onu hiç sevmez.男の子この子好きとかあんまなくて。
11. Doktor papyonları da sevmektedir bu yüzden kırmızı bir papyon takar.テックスペックによると、赤い花が好きで、自分のボディも赤く塗っているとされている。
Amerika'yı sevmeyen biridir.一番嫌いな国について。
Kendisine "chan" takma adıyla seslenilmesini hiç sevmez.本人は切り裂きジャックという呼び名をあまり好きではない。
Nevin ve Cemal birbirlerini sevmektedir.佑斗と美羽はお互いに恋心を抱く。
Saçının kötü görünmesini sevmez ayrıcasaçı kendini değiştirebilir.気に入らないことがあると性格が変わる。
Müzik hayatlarına başladıkları anda büyük ilgi kaynağı olmuştur, buna rağmen sevmeyenleri de vardır.プロになってからは昔に比べて色々な音楽を聴いているが、それでも音楽好きと言えるほどではない。
Ace'i sevmektedir.テスを愛する。
Sevmediği kişilere boynuzunu geçirir.嫌いな相手にはとことん無視する。
Aydın olmak için sevmek gerekir.より目をするのが得意。
Yalnız kalmayı sevmez.孤独が嫌い。
Şükufe'ye deliler gibi aşıktır ama Koyu Bilal de Şükufe'yi sevmektedir.面倒見が良く、和哉からは慕われ、深雪を可愛がっている。
Karısnı ve ailesini çok sevmektedir.妻と娘を愛している。
Ama Kendal engelli olduğu için onu sevmemektedir.しかし剣道が嫌いというわけではないらしい。
En ünlü hikâyesi Hayvanları sevmek, korumak hikâyesidir.趣味・特技は絵、音楽、動物好き。
Genç kız, Japon çalışmalarına önem vermektedir ve manga, haiku, tanka okumayı sevmektedir.日本文化にはまっており、マンガが大好きで、メイドカフェで働いている。
O Gong Tae Kwang ile iyi arkadaş olmuştur ve Tae Kwang onu sevmektedir.鳥越俊太郎や中田久美が愛用している。
Yalan söylemeyi ve söyleyenleri hiç sevmez.うそつきが好きでもあり嫌いでもある。
Özellikle bu yeşillik yerleri sever, ancak çok yoğun ormanlık alanlarda yaşamayı da sevmez.特にきれい好きで、汚い場所には住みたがらない。
Bu lakabı sevmese de, isim üzerinde kaldı.ただし、この呼称を冴子は嫌っている。
Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler.自分を愛せないことは、他者を愛することを不能にする。
Bunun nedeni insanlara yakın yaşamayı sevmesi ve hayvanlar yerine insanlardan beslenmesidir.無口な少女であり、人よりも動物と過ごすことを好む。
Beni sevmelerinden ve bana güvenmelerinden tatsız bir olay olmamıştı.愛していた家族を失った私を顧みてくれる人なんていなかった。
Senin Tom'u sevmeme sebebini anlıyorum.トムが好きじゃない理由が分かっている。
Ancak sevmediği ev hayvanlan da vardır.喜歡一般人不會喜歡的內臟動物。
Elif de babası olarak bildiği Josef'i çok sevmektedir.曾祖父楊政;祖父楊潤,曾任贈衛經歷;父親楊順,曾任州同知。
Ama orada misafir sevmeyen bir hayalet vardır.另一方面,有着神出鬼沒的行事風格。
Yalnız kalmayı sevmektedir.喜歡獨處。
Bazen sallantılı evliliğine karşı bir tehdit olarak gören Jerry onu aşırı derecede sevmez.被傑瑞認為是對自己婚姻造成威脅的存在,所以相當不喜歡他。
Fotoğraf çekmeyi çok sevmektedir.十分喜歡照相。
Nikola’yı sevmektedir.崇拜妮可。
İkisi de atışırlar, ne olursa olsun hiçbir şeyde anlaşamazlar (Max'in tuhaf yemeklerini sevmemeleri dışında).兩主不樂,無以自虞(娛),願以所有,易其所無。
O yüzden lazanya ve pizzayı çok sevmektedir.她特別喜歡吃壽司和披薩。
Sağdıçları pek sevmez.他願不虛此生。
Çünkü sevenin, güzel bir inciyi sevmesi, kendisinin öz temizliğindendir.喜歡的事物:遊戲種類的話,最喜歡是純愛系列的。
Burcu ise çaresizce Emre'yi sevmektedir.」及彌子色衰而愛馳,得罪於君。
O, kiri, kini, pisliği, kötülüğü sevmez.」帝得疏,不喜,降旨譙讓。
Dan'ı sadece iyi bir savaşçı olduğu için sevmektedir.我热爱你是因为你是个好共产党员。
Bueno Nacho'da Naço yemeğinden başka yiyeceği pek sevmez.除了梅里奧達斯做的料理以外的食物都喜歡。