Ramazan'ı seviyorum.I love Ramadan.
Çok seviyorum burayı.I love this place a lot.
Kendinden küçük öğrencilere sataşmayı seviyor.He loves to bully younger students.
Şarkı söylemeyi seviyorlar.They love singing.
Balık tutmayı seviyorlar.They love fishing.
Çikolatayı çok seviyor.She likes chocolate very much.
Bolu'yu yaşadığı diğer her yerden daha çok seviyor.He likes Bolu better than any other place he's lived.
Tek başına olmayı seviyor.She likes being alone.
Yeşil kerevizi seviyorum.I like celery.
Kereviz yaprağını seviyorum.I like celery.
Patlamış mısırı seviyorum.I like popcorn.
Fen bilimlerini seviyorum.I like science.
Torunum yedi yaşında. Onu çok seviyorum.My grandson is seven years old. I love him very much.
Vampir hikâyelerini seviyorum.I like stories about vampires.
Onun şiir ve öykülerini her yaştan insan seviyor.People of all ages like his poems and stories.
Damatlarımı seviyorum.I like my sons-in-law.
"Avy jorrāelan" Yüksek Valyria dilinde "Seni seviyorum" demektir."Avy jorrāelan" means "I love you" in High Valyrian.
Uzak-yakın lenslerimi takmayı seviyorum.I love wearing my progressives.
Kelimeleri seviyorum.I love words.
Eğlence olarak neler yapmayı seviyorsun?What do you like doing for fun?
Amca ve dayılarımı seviyorum.I like my uncles.
Amcalarımı seviyorum.I like my uncles.
Dayılarımı seviyorum.I like my uncles.
Eniştelerimi seviyorum.I like my uncles.
Buradaki her şeyi seviyorum.I love everything here.
Teksas'ı seviyorum!I love Texas!
Kış güneşini seviyorum.I love winter light.
Seni o kadar çok seviyorum ki senden uzak duruyorum.I love you so much that I'll stay away from you.
Biliyorum, beni hâlâ seviyorsun.You still love me. I know you do.
Türk usulü çay içmeyi seviyorum.I like the Turkish way of drinking tea.
Hangi gazlı içecekleri seviyorsun?What fizzy drinks do you like?
Kızlar Tom'u seviyor.Girls love Tom.
Dilini seviyorum.I like your language.
Dilinizi seviyorum.I like your language.
Kamp ateşinin etrafında oturup şarkılar söylemeyi ve birbirimizle konuşmayı seviyoruz.We like to sit around the campfire singing songs and talking to each other.
Tom kurabiyeleri süte daldırmayı seviyor.Tom likes dipping cookies in milk.
Büyük annemi Seviyorum.I love my grandma.
Mary'yi seviyorum ama bazen çok çekilmez oluyor.I love Mary but sometimes I'm fed up with her.
Kedilerim beni seviyor.My cats love me.
Hepimizin ortak noktası futbolu seviyor olmamız.What we all have in common is that we love soccer.
Olaylara bakma şeklini seviyorum.I like the way you look at things.
Bakışlarını çok seviyorum.I love the look in your eyes.
Çocuklarım beni seviyor.My children love me.
Rüzgarı dinlemeyi seviyorum.I like listening to the wind.
Yıldızların altında uyumayı gerçekten seviyorum.I really like sleeping under the stars.
Köfteli makarnayı gerçekten seviyorum.I really like meatballs with pasta.
Bu dersi bazı öğrenciler seviyor, bazıları sevmiyor.Some students like this class, others don't.
Tom'u konuşmazken daha çok seviyorum.I like Tom better when he doesn't talk.
Demek ki sen de onu seviyorsun.So, you like him too.
Bilimi seviyorum, ama dine de sırtımı dönmüyorum.I like science, but I do not ignore religion.
Onca kusuruna rağmen yine de kendime söz geçiremeyip onu seviyorum.I can't help liking him in spite of his many faults.
Şehrin bu parçasını gerçekten seviyorum.I really like this part of town.
Tom, yabancılarla konuşmayı seviyor, ben sevmiyorum.Tom likes talking to strangers, but I don't.
Ben sadece çiçekleri seviyorum.I only love flowers.
Ziri patronunu seviyor.Ziri loves his boss.
Biz hepimiz o kara kediyi seviyoruz.We all love that black cat.
Sahilde çıplak ayakla yürümeyi seviyorum.I like walking barefooted on the beach.
"Eleştirileri takmıyorum yeni tarzımı seviyorum!"."Eleştirileri takmıyorum yeni tarzımı seviyorum!".
"Simge Sağın karınca olmayı seviyorum"."Simge Sağın karınca olmayı seviyorum".
"Cem Adrian: Seni Seviyorum"."Cem Adrian: Seni Seviyorum".