Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.The austerity measures that many city governments have implemented are hugely unpopular.
Bütün bu dünyevi bilgelik bir zamanlar herhangi bir bilge adamın sevimsiz sapıklığıydı.All this worldly wisdom was once the unamiable heresy of some wise man.
Sevimsiz olma.Don't be ungracious.
Ben sevimsiz değilim.I'm not unsympathetic.
Sanırım Tom sevimsiz.I think Tom is unlikeable.
Tom son derece sevimsiz.Tom is extremely unlikeable.
O son derece sevimsiz.She is extremely unpleasant.
Sen son derece sevimsizsin.You are extremely unpleasant.
Ben son derece sevimsizim.I am extremely unpleasant.
Onlar son derece sevimsiz.They are extremely unpleasant.
Bu gerçekten sevimsizdi.That was really unpleasant.
Bugün izlediğimiz film çok sevimsizdi.The movie that we watched today was very cheesy.
Shore'a göre, "kaba bir karakteri sevimsiz biri olarak göstermek kolaydır.According to Shore, "it's easy to make an asshole character unlikable.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.We can't see what makes people tick, at least not without difficulty.
Yağmur yağmaya başladı. Soğuk, sevimsiz bir yağmur.Then it started raining, a cold, ugly drizzle.
Ya da sevimsiz yabani.We have the charmless misanthrope.
Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin nezdinde sevimsizdir.All these are evil and odious to your Lord.
sevimsiz bulmaya başlıyorum.Je commence à la trouver antipathique.
Bu gerçekten sevimsiz bir iş ama birilerinin bununla uğraşması gerek.Il est vrai que c'est une tâche ingrate, mais quelqu'un doit s'en occuper.
Shore'a göre, "kaba bir karakteri sevimsiz biri olarak göstermek kolaydır.Secondo Shore, «è facile fare un personaggio stronzo ed antipatico.
Sıklıkla yetim oluşunu vurgular ve sevimsiz sözler sarf eder.Часто отмечают готовность ко лжи или заведомо невыполнимым обещаниям.
Ne sevimsiz bir çocuk!Wat een vervelend kind!
Ben becerikliyim sen sevimsizsin Apple 2 ile seni yenmek çok kolaydıJeg er glat, du er cheesy at slå dig er alt for nemt
Ben becerikliyim sen sevimsizsinIch bin clever, du billig
Ben becerikliyim sen sevimsizsinIo sono brillante, tu sei dozzinale
Ben becerikliyim sen sevimsizsinJestem inteligenty, ty beznadziejny
Ben becerikliyim sen sevimsizsinMegváltoztatom a világot
Ben becerikliyim sen sevimsizsinTa bóng bẩy, ngươi nhà quê
Ben becerikliyim sen sevimsizsinTe vencerei com o Apple 2 fácil
Ben becerikliyim sen sevimsizsinYo soy hábil, tú eres cursi.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.우리는 무엇이 사람들을 움직이는지 적어도 쉽게 볼 수 없습니다.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Não conseguimos ver o que motiva as pessoas, pelo menos, não sem dificuldade.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Nem látjuk mi motiválja az embereket, vagy legalábbis nem könnyen.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Ne moremo videti, kaj poganja ljudi, vsaj ne brez težav.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Nevidíme, díky čemu lidé fungují, nebo přinejmenším ne snadno.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Nie jesteśmy w stanie tak po prostu dostrzec, co kieruje ludźmi.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Non vediamo cosa fa funzionare le persone, o almeno non senza una certa difficoltà.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.No podemos ver la motivación de la gente, al menos no fácilmente.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Nu putem vedea ce dă viață oamenilor, cel puțin nu fără dificultate.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.On ne peut voir ce qui fait tourner les gens, en tout cas pas sans difficulté.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Ta không biết được điều gì làm họ tức giận mà không trải qua một vài khó khăn.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.We kunnen niet zien wat mensen aan de gang houdt, althans niet zonder moeite.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Wir können nicht sehen, was Menschen bewegt, zumindest nicht ohne Schwierigkeiten.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Δε μπορούμε να δούμε την κινητήρια δύναμη των ανθρώπων, τουλάχιστον όχι χωρίς δυσκολία.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Мы не можем видеть внутренний механизм человека, ну, по крайней мере, не без затруднений.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.Не виждаме какво движи хората, поне не без известни трудности.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.אנו לא רואים מה מפעיל אנשים, לפחות לא בלי קושי.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.لا نستطيع رؤية ما يحرك الناس، علي الأقل بسهولة.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.どんな物でも 近づけば近づくほど消えてしまいます
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.Hablar en voz muy alta puede considerarse descortés o amenazante.
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.Högljutt prat kan anses vara obekvämt eller hotfullt.
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.Parler à haute voix peut être considéré comme désagréable ou menaçant.
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.Suomessa myös aikuiset juovat usein maitoa.
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.Громкая речь может быть воспринята как неприятная или угрожающая.
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.الحديث بصوت مرتفع يعتبر أمراً غير مستساغ أو مهدداً.
Sesli konuşmak sevimsiz ve tehditkâr olarak algılanabilir.大声交谈是不雅行为,可能会认为具有威胁性。
Sevimsiz olmayı kabul ediyorum.Mi va bene essere noiosa.
Sevimsiz olmayı kabul ediyorum.Mogę sobie być bez wdzięku.
Sevimsiz olmayı kabul ediyorum.Não me importo de ser antipática.
Sevimsiz olmayı kabul ediyorum. Teknoloji manyagı olmayı da.Det har jeg det helt okay med at være.