Ana içeriğe geç
Sözlük

sevimli ile cümle

sevimli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Betty: Vipo'nun sevimli oyuncak kedisi.ポック ズーのペットの小鳥。
Davy yaramaz olduğu kadar akılı ve sevimlidir.デビル 意地悪で可愛らしい担任。
Sevimli ve oyuncudur.イケメンで大人気の俳優。
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.是位十分成熟的女性,帶著眼鏡。
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.涂装 仅仅是看着好看而已。
Çok tatlı, çok sevimli.3.美好、甜蜜。
Çok tatlı, çok sevimli.무척, 무척 잘생겼다.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.참고로 안경을 착용한 여자.
Tacitus onu, döneminin en sevimli kadını diye tanımlar.테오파노는 당대 최고의 미녀였다고 전해진다.
Komik ve sevimli bir kişiliği vardır.상냥스럽고 사랑스러운 성격이다.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.הייתה גם התנגדות חוזרת ונשנית להתהדרות בלבוש.
Sevimli şirin bir tavşandır.זהו כריש קטן ומוזר.
İyi derecede İngilizce konuşuyor ve sevimli tavırlarınız ile nasıl davranması gerektiğinizi biliyorsunuz."יש גם כמה שחקנים שמדברים אנגלית בצורה נפלאה שרציתי לעבוד איתם."
İyi derecede İngilizce konuşuyor ve sevimli tavırlarınız ile nasıl davranması gerektiğinizi biliyorsunuz."Говори добре английски и умее да бъде очарователна“.
Betty: Vipo'nun sevimli oyuncak kedisi.Бети – плюшена котка-играчка.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Volio se elegantno odjevati.
Sevimli şirin bir tavşandır.Prekrasna Poljica Kozička!
Kayınbiraderleri onlara kendi kardeşlerinden daha sevimli gelecek.Njegov je rad ostao poznatijim od bratova.
Türlü oyunları, hareketli yapısı ve sevimli görüntüsü ile kendini sevdirmeyi başarır.Sliku mu privlače likovnom spontanošću, zapažanjem i maštovitošću.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Morala pa se mu je pokazati tudi v lepih oblačilih.
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu.Opisal ga je kot »...eno od najlepših, najbolje grajenih in najbolj naseljenih mest.
Komik ve sevimli bir kişiliği vardır.Bil je zelo topla in ljubeča osebnost.
Alexander imparator olduğunda, genç, sevimli, iyi niyetli ve tamamıyla annesinin yönetimi altındaydı.Kai Aleksandras tapo imperatoriumi, jis buvo jaunas, draugiškas, gerų norų ir visiškai po motinos padu.
İçindeki evler de orman kadar sevimlidir.Tokio pat dydžio kaip ir miškinė kiaunė.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Taip visai nenorima parodyti, kad siekiama gražių, naujų drabužių.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.Afroamerykanin, czarujący, obszarpany, bezdomny, na skrzypcach mających tylko dwie struny.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.Een zwarte man. Charmant, verlopen, dakloos. HIj speelde op een viool met maar twee snaren.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.Elbűvölő, rongyos, hajléktalan. Olyan hegedűn játszott, aminek csak két húrja volt.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.아프리카 계통의 미국 남성 연주자는 매력적이고 다부진 노숙자였는데 두 줄 밖에 없는 바이올린을 연주하고 있었습니다.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.אדם אפרו-אמריקאי, מקסים, מחוספס, חסר בית, מנגן בכינור בעל שני מיתרים בלבד.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.رجلٍ أمريكي من أصل أفريقي ساحر .. مُعدم ... مُشرد يعزف على كمان يحوي فقط وترين
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.感じの良い無骨なホームレスでした 彼は弦がたったの2本しかないバイオリンを弾いていました この話をご存じの方も多いと思います
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Basta che mi possa sempre trasformare, qualcosa di giovane e carino sarebbe meglio, no?
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Da jeg alligevel skal forvandle mig, - - er det bedre at se ung og køn ud.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Koska minä muutun kuitenkin- -voisin olla nuori ja nätti.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Mas, já que vou ter de me transformar, será melhor em algo jovem e querido, não é?
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?När jag ändå ska omvandla mig- -är det bättre att se ung och söt ut.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Pero como voy a transformarme de todas maneras, mejor que sea en algo joven y mono, ¿no?
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Skoro i tak chcę się transformować, niech to będzie coś młodego i ładnego.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Αλλά αφού θα μεταμορφωθώ έτσι κι αλλιώς κάτι νέο και χαριτωμένο θα ήταν καλύτερο, σωστά;
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Но поскольку я всё равно трансформируюсь, то уж лучше во что-то молодое и красивое, верно?
Aman sevimli şey.Aigoo gulligt.
Aman sevimli şey.Ehi! Aigoo, che carino.
Aman sevimli şey.Hé. Aigoo schattig.
Aman sevimli şey.Hé ! Aigoo trop mignon.
Aman sevimli şey.Hei! Vai dragut.
Aman sevimli şey.Hej! Aigoo, jak słodko.
Aman sevimli şey.Hey!Aigoo süß.
Aman sevimli şey.Hey! Astaga lucu sekali.
Aman sevimli şey.야! 에이~ 귀엽긴
Aman sevimli şey.Này! Aigoo thật dễ thương quá đi.
Aman sevimli şey.Έι! Αχ τι χαριτωμένο.
Aman sevimli şey.Эй! Айгу, как мило.
Aman sevimli şey.أنتِ أيقووو لطيف
Aman sevimli şey.残り終わったか?
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.A protože si moje babička myslela, že je to roztomilé, a já je měl rád, nechala mě v tom.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Et parce que ma grand-mère pensait que c'était mignon, et parce que j'aimais ça, elle m'a laissé dire.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Ja koska isoäitini mielestä se oli söpöä, ja koska ne olivat suosikkiruokaani, hän antoi minun uskoa niin.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Ker se je moji babici to zdelo prisrčno in ker sem bil njen najljubši, mi je pustila, da nadaljujem s tem.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.왜냐하면 저의 할머니가 그러는 제가 귀엽다고 생각하셨고, 둘다 제가 좋아하는 거라서, 할머니는 계속 그러도록 내버려 두셨어요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod