Bir hizmetçi, sevimli bir hizmetçi.A servant, a lovely servant.
Zeki ve sevimli olamazsınız.You can't be smart and pretty.
Kafe gerçekten sevimli.The cafe is really pretty.
Sen, sevimliliğini ziyan eden... türden bir kızsın.You're the type of girl on whom "cuteness" is wasted.
Tazmanya canavarları aslında oldukça sevimli küçük hayvanlardır.Tasmanian devils are actually quite adorable little animals.
Bu sevimli yaratık bir Asya hamamböceği.This lovely creature is an Asian cockroach.
Benim adým Cutiepie. Ve bugün burada sevimli erkek arkadaţýmlayým...My name is Cutiepie and today I'm here with my lovely boyfriend...
Sevimli bir kızarıklık.It's a lovely glow.
İşte burada, sevimli bir insan göğsü.So, here is a lovely human breast.
Örneğin, sol tarafta, sarı sevimli bir süt damlacığı var, sağ tarafta hiçbir şey yok.For example, here is a lovely yellow droplet of milk on the left, there is nothing on the right.
Diğeride " Sevimli " rengini denememi istedi. " O nasıl görünüyor? "The other lady tells me to wear "Adorable." "What does it look like?"
Yağmur hala yağıyor ve şapkaya gerek yok sadece sevimli bir şemsiye yeterli.Hala yağmur yağıyor şapkaya ihtiyacınız yok, ihtiyacınız olan tek şey sevimli bir şemsiye.
- Sevimliymiş.- He's cute.
Çok sevimlisin.You're so adorable.
Benim karım sevimlidir.My wife's adorable.
Çok sevimli bir şeysin.You're such a cute little thing.
Hey... Kocan çok sevimli birisi.Hey~ Your husband is so cute.
Gerçekten çok sevimlisin.That you're really cute?
Çok sevimli.He has some cuteness to him.
Aman sevimli şey.Hey! Aigoo cute.
Yağmur yağmaya başladı. Soğuk, sevimsiz bir yağmur.Then it started raining, a cold, ugly drizzle.
Bu yüzden sevimli, fakat aynı zamanda bilgi taşımanın zarif bir yolu gibi, değil mi?So it's cute, but it's also like a subtle channel of conveying information, right?
Ya da sevimsiz yabani.We have the charmless misanthrope.
Saf mutluluk için sevimli,hoş ve ikidilli Rachelle Garniez'e hoşgeldin diyelimFor pure pleasure please welcome the lovely, the delectable, and the bilingual Rachelle Garniez.
Ve sevimlilik için de normalüstü uyarıcılar vardır .And there's even supernormal stimuli for cuteness.
Onun küçük, sevimli, tüylü evcil kediciği.It's her cute little, fluffy pet kitten.
Çiçekler sallanır, çimenler eğilir... sevimli evimizin etrafında.Flowers nod, grasses bow Around our lovely house
Bu da ufak bir midilli, çok sevimli bir şey.Oh, this is a little pony, little pony -- very cute little thing.
Sadece sevimliler, değil mi?They're just cute, right?
Bunlar oldukça sevimli yaratıklar.So they're really sweet little guys.
Çok sevimlisin...You're cute.
O kadar alımlı değilsin, sadece sevimlisin.. hep böyleydi bu..You're not that pretty and you're only cute now and then.
"Bir Tutam O Agnes"den daha sevimli bir şeye ihtiyacım vardı.I needed something catchier than "A Little Bit O Agnes."
Hücrelerin gözlerinin olmadığını elbette biliyorum, ama böyle daha sevimli oluyor.And I actually realize that cells don't have eyes, but it helps to make it cute.
Bu robot, küçük sevimli bir şeytandır.He's a cheeky little devil.
Küçük robotlar sizin için müzik çaldıklarında sevimlidirler.Little robots are cute when they play music to you.
Sürüler oluşturup sizi bloktan aşağıya vurmak için kovaladıklarında daha az sevimli olacaklar.When they swarm and chase you down the block to shoot you, a little bit less so.
Bu yönden, çok sevimli bir projeye dönüştürdük onu.And from that point of view we turned it into a lovely project.
Dua ederken gökyüzüne baktığımda, senin sevimli gülüşü tutuyormuş gibi hissediyorumWhen I look up at the sky as I pray, I feel as if I can hold your dear smile.
Nasıl da sevimli!How sweet!
Charlie geliyor ve o Laura ve işten bazı sevimli kız getiriyor.Charlie is coming and he is bringing Laura and some cute girl from work.
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.You think he's a nice balding guy, but he's just declared war on the content business.
Dok Go Min Ah'ta oldukça sevimli!Dok Go Min Ah is pretty too!
Sen de küçükken çok sevimli görünüyordun eminimI think you probably looked pretty when you were a child as well.
O kadar sevimli miyim?Am I that charming?
Sevimli çocuklar.Charming children.
Sevimli ve masum. Ve oldukça eğleniyorlar.And they are having great fun.
O çok sevimli.She is pretty.
Sevimliler, değil mi?<br />-Evet...But, I've opened it up as our offline store. They are pretty, right?
Bu şöyle bir şey, "Karargahım üzerinde uçan şu sevimli sinek kuşuna da bakın."It's actually, "Look at that cute hummingbird flying into my headquarters."
Çenesini kapattığı zaman gerçekten sevimli oluyor.It's really nice when he isn't talking.
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaAnd she said, "Why? You look so cute, darling." I said,
‹‹Naftali salıverilmiş geyiğe benzer, Sevimli yavrular doğurur."Naphtali is a doe set free, who bears beautiful fawns.
Çünkü bunlar başın için sevimli bir çelenk, Boynun için gerdanlık olacaktır.for they will be a garland to grace your head, and chains around your neck.
(Yusuf) Dedi ki: "Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir.(Joseph) prayed: "O Lord, dearer is prison than what they invite me to.
Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.
Yûsuf dedi: "Rabbim! Zından benim için bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir.(Joseph) prayed: "O Lord, dearer is prison than what they invite me to.
Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin nezdinde sevimsizdir.All these are evil and odious to your Lord.
Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.(Joseph) prayed: "O Lord, dearer is prison than what they invite me to.
Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."And I loaded on thee love from Me, and to be formed in My sight,