Ana içeriğe geç
Sözlük

sevim ile cümle

sevim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Amerikan yersincapları çok sevimlidir.Gophers are cute.
Mary gençken çok sevimli olmalı.Mary must've been very pretty when she was young.
Sami'nin altı tane sevimli çocuğu vardı.Sami had six adorable children.
Sami'nin Leyla adında sevimli bir kızı vardı.Sami had an adorable daughter named Layla.
Gerçekten çok sevimlisin.You are really adorable.
Sami'nin sevimli bir karısı vardı.Sami had a lovely wife.
Patronum sevimlidir.My boss is cute.
Tom sevimli, değil mi?Tom is cute, isn't he?
Tom, Mary'nin sevimli olduğunu düşündü.Tom thought Mary was charming.
Bugün izlediğimiz film çok sevimsizdi.The movie that we watched today was very cheesy.
Mary hem sevimli hem eğlenceli.Mary is both cute and funny.
Onu çok sevimli buluyorum.I find it very cute.
"Dünyalarını Kaybetmişlere Yazan Sevim Burak"."Dünyalarını Kaybetmişlere Yazan Sevim Burak".
Babası bir terziydi ve Bosse'in eserleri kıyafetleri her zaman sevimli ayrıntılarla tasvir etti.His father was a tailor, and Bosse's work always depicted clothes in loving detail.
Sevim Tanürek (1934(?) - 16 Mayıs 1998), Klasik Türk müziği şarkıcısı.Sevim Tanürek (1934(?) – 16 May 1998) was a Turkish classical music artist.
Shore'a göre, "kaba bir karakteri sevimsiz biri olarak göstermek kolaydır.According to Shore, "it's easy to make an asshole character unlikable.
Rolling Stone piyano parçalarını "amaçsızca sevimli" olarak tanımladı.Rolling Stone described the piano pieces as "aimlessly pretty".
Kayınbiraderleri onlara kendi kardeşlerinden daha sevimli gelecek.So his parents loved him more than the other siblings.
Çok tatlı, çok sevimli.It's cute, very cute.
"Rahel sevimli ve güzeldi" ve "Lea'nın gözleri zayıftı".Whereas "Rachel was lovely in form and beautiful", "Leah had tender eyes".
Sevim, Ali.Tezel, Ali.
Betty: Vipo'nun sevimli oyuncak kedisi.Caramel: Betty’s golden-haired cat.
Komik ve sevimli bir kişiliği vardır.She has a kind and gentle personality.
Sevim Belli veya Sevim Tarı (d.Sexred, or Sexræd (d.
Allah katında en sevimli orucun Davud'un orucu olduğu belirtilir.It is a promise made to David by God.
Sevimli kişiliği ile tanınır.He is well known for his cheerful personality.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.He has poor eyesight for which he wears large glasses.
Virginia Woolf’un Flush’ı bu konuda son derece sevimli bir kitaptır.It is like a Virginia Woolf novel, too full.
Burada, daha sonra hayatının en sevimli dostu olan ıslığı ile tanışmıştır.Then he met the love, and best friend of his life, Winter.
Kısa boylu sevimli biri olan Profesör Filius Flitwick tarafından öğretilir.The class is taught by Filius Flitwick.
1917 yılında ilk çocuğu Sevim dünyaya geldi.In 1917 the first boy was admitted.
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu.He was "the bravest, toughest, fiercest and most beautiful of angels."
2007 yılında Sevim Demiroğlu ile Adana'da evlenmiş; fakat sonraları boşanmışlardı.He married Marjorie De Sousa in May 2004, but the couple later broke up.
O kadar sevimliler ki!They're just too cute.
Sevimli canavarlar gibi oluyorlarThey become lovely monsters.
İnsanları sevimsiz hale getirenin ne olduğunu sorun yaşamadan göremiyoruz.We can't see what makes people tick, at least not without difficulty.
Gerçekten, çok sevimli.It's really cute.
Bu sevimli.It's cute.
Siz gerçekten sevimli bir çiftsiniz.You guys make a really cute couple. Oh, thanks, Paige.
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdi Hindistan'da?Who else could have been charming rabbits and pheasants as the natives charm snakes in India?
Eve gidelim, küçük sevimliler.Let's go home, little darlings.
Ve Silent Running'daki gibi sevimli robotlar.And cute little robots much like those in Silent Running
Çok sevimliydin. senin arkadaşların sevimli değil midir? öyledirler, ama senin kadar değil.Isn't your friend funny too? Funny, but not like you.
Bana çok sevimli gelmişti.It was so cute to me.
Oo, o da sevimli ve bahse girerim normal bir şekilde konuşuyordur.Ooh, but so is he and I bet he talks normal.
Bunu eğlenceli ve sevimli olmak için yapılan, bizim bebek düşünürken.I made it to be fun and cute, while thinking of our baby.
En iyi dileklerimle" ve sonuna "Mutlu inişler" yazmış. Ki bence oldukça sevimliceydi.I wish you all the best." And he signed it, "Happy landings," which I thought was quite lovely.
Aynı zamanda nazik, yakışıklı ve sevimli bir adam ve fazlasıyla erkeksi.He's also a kind, good-looking, lovely man, and he's very masculine.
Bu bir yangın musluğunu evlat edinebileceğiniz küçük, sevimli bir uygulama.It's a cute little app where you can adopt a fire hydrant.
Bu uygulamanın içinde sevimli küçük oyun dinamikleri de var.So it's got cute little game dynamics on it.
Mother Sevim, wants to talk with you.Mother Sevim, wants to talk with you.
Ucuzdur, sevimlidir ve işçiler maaşlarını alır.He's affordable and adorable, and workers keep their pay.
Haydi bu sevimli oje tasarımına başlayalım.Entonces vamos a empezar este bonito color!
Sevimli köpek.Lovely dog.
Çocuklarla ilgili kitaplarımda sevimli yumuşak tüylü hayvanlar var.Even my books on children have cute, fuzzy animals.
Ve çok sevimli biri.And he's just a lovely guy.
- Çok sevimli, Karl.- That's sweet, Karl.
Çok sevimli, Maxie.So sweet, Maxie.
Bebeğim, çok sevimli konuşuyorsun.I just... Baby, you have such sweet pillow talk.
Bu sevimli minik beyinler ne biliyor ve bu bilgi nereden geliyor?What do these beautiful young minds know, and where does this knowledge come from?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod