sevim ile cümle
sevim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.Een zwarte man. Charmant, verlopen, dakloos. HIj speelde op een viool met maar twee snaren.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.Elbűvölő, rongyos, hajléktalan. Olyan hegedűn játszott, aminek csak két húrja volt.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.아프리카 계통의 미국 남성 연주자는 매력적이고 다부진 노숙자였는데 두 줄 밖에 없는 바이올린을 연주하고 있었습니다.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.אדם אפרו-אמריקאי, מקסים, מחוספס, חסר בית, מנגן בכינור בעל שני מיתרים בלבד.
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.رجلٍ أمريكي من أصل أفريقي ساحر .. مُعدم ... مُشرد يعزف على كمان يحوي فقط وترين
Afro-Amerikalı bir adam, sevimli, bakımsız, evsiz, sadece iki teli olan bir keman çalıyordu.感じの良い無骨なホームレスでした 彼は弦がたったの2本しかないバイオリンを弾いていました この話をご存じの方も多いと思います
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Basta che mi possa sempre trasformare, qualcosa di giovane e carino sarebbe meglio, no?
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Da jeg alligevel skal forvandle mig, - - er det bedre at se ung og køn ud.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Koska minä muutun kuitenkin- -voisin olla nuori ja nätti.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Mas, já que vou ter de me transformar, será melhor em algo jovem e querido, não é?
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?När jag ändå ska omvandla mig- -är det bättre att se ung och söt ut.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Pero como voy a transformarme de todas maneras, mejor que sea en algo joven y mono, ¿no?
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Skoro i tak chcę się transformować, niech to będzie coś młodego i ładnego.
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Αλλά αφού θα μεταμορφωθώ έτσι κι αλλιώς κάτι νέο και χαριτωμένο θα ήταν καλύτερο, σωστά;
Ama nasılsa şekil değiştireceksem, genç ve sevimli bir tip daha iyi olur, ha?Но поскольку я всё равно трансформируюсь, то уж лучше во что-то молодое и красивое, верно?
Aman sevimli şey.Aigoo gulligt.
Aman sevimli şey.Ehi! Aigoo, che carino.
Aman sevimli şey.Hé. Aigoo schattig.
Aman sevimli şey.Hé ! Aigoo trop mignon.
Aman sevimli şey.Hei! Vai dragut.
Aman sevimli şey.Hej! Aigoo, jak słodko.
Aman sevimli şey.Hey!Aigoo süß.
Aman sevimli şey.Hey! Astaga lucu sekali.
Aman sevimli şey.야! 에이~ 귀엽긴
Aman sevimli şey.Này! Aigoo thật dễ thương quá đi.
Aman sevimli şey.Έι! Αχ τι χαριτωμένο.
Aman sevimli şey.Эй! Айгу, как мило.
Aman sevimli şey.أنتِ أيقووو لطيف
Aman sevimli şey.残り終わったか?
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.A protože si moje babička myslela, že je to roztomilé, a já je měl rád, nechala mě v tom.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Et parce que ma grand-mère pensait que c'était mignon, et parce que j'aimais ça, elle m'a laissé dire.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Ja koska isoäitini mielestä se oli söpöä, ja koska ne olivat suosikkiruokaani, hän antoi minun uskoa niin.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Ker se je moji babici to zdelo prisrčno in ker sem bil njen najljubši, mi je pustila, da nadaljujem s tem.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.왜냐하면 저의 할머니가 그러는 제가 귀엽다고 생각하셨고, 둘다 제가 좋아하는 거라서, 할머니는 계속 그러도록 내버려 두셨어요.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Och för att mormor tyckte det var sött, och för att det var mina favoriter, så lät hon mig fortsätta.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Og fordi min bedstemor syntes, det var nuttet, og fordi de var min livret, lod hun mig blive ved med det.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Omdat mijn oma dat schattig vond, en omdat ik er dol op was, verbeterde ze me niet.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Și pentru că bunica zicea că era drăguț și pentru că era mâncarea mea preferată, m-a lăsat să cred asta.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.S mivel a nagyim aranyosnak találta, és mert az volt a kedvencem, hagyta, hogy így gondoljam.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Và vì bà tôi nghĩ điều đó dễ thương và vì sườn heo là món tôi thích bà cứ để tôi làm vậy.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Y como mi abuela pensaba que era lindo, y como eran mis favoritos, me dejó seguir haciéndolo.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Και επειδή η γιαγιά μου το βρήκε γλυκό, και επειδή ήταν τα αγαπημένα μου, με άφησε να νομίζω έτσι.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.ובגלל שסבתי חשבה שזה חמוד, ובגלל שהיא הכי אהבה אותן, היא לא תיקנה אותי.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.ونظرا لأن جدتي اعتقدت أن ذلك لطيف، و لأنها كانت طعامي المفضل، جعلتني استمر بما أنا عليه
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.僕の好物でもあったので そのままにしておいた たわいない話だ
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaDan dia berkata, "Mengapa? Kau tampak imut, sayang."
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaÉs azt mondta: "Miért? Olyan cuki vagy drágám!" Azt mondtam:
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaEt elle a dit, " Pourquoi ? Tu es tellement mignon, mon chéri. " J'ai dit,
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaIar ea a spus, "De ce?
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense ona그러자 어머니는, "왜? 너 너무 귀여워보이는데, 얘야." 라고 하셨죠. 저는
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaLei ha detto, "Perché? Sembri così carino, caro." le ho detto,
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaOdpowiedziała: "Czemu? Wyglądzasz tak słodko".
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaSie sagte: "Warum denn? Du sieht doch so süß aus, Liebling."
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaVà bà ấy nói: "Tại sao chứ? Con trông rất đáng yêu mà." Tôi trả lời:
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaY me dijo: ¿Por qué? ¡Te ves tan lindo, querido!".
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaZe zei: "Waarom? Je ziet er zo schattig uit, lieverd."
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaΚαι είπε, "Γιατί; Φαίνεσαι τόσο γλυκός, καλέ μου". Είπα,
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaА она говорит: "Почему нет, дорогой, ты выглядишь очень мило". Я ответил:
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaВона сказала: "Чому? Дорогенький, ти тут такий милий." І я відповів:
Annem ise "Niçin, çok sevimli görünüyorsun tatlım" dedi, bense onaТя каза: "Защо? Изглеждаш страхотно, мили".