O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu."De tycker de är störst, bäst och vackrast...".
Sevimli görünüşlerinden dolayı Güneydoğu Asya'da ev hayvanı olarak da tutulurlar.Några individer hölls i Sydostasien som husdjur.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Han ser snygg ut för tjejer när man tar av hans glasögon.
Felfecir: Adı gibi felfecir olan ama çok sevimli sokak çocuğudur.Dödliga, men som namnet antyder, söta.
Genelde sevimlidir.Зазвичай сприятливий.
Çok tatlı, çok sevimli.Дуже красива, мила і добра.
Sevim, Ali.Oder, сіл.
1942) 1999 - Sevim Tuna, Türk ses sanatçısı (d.1942 р. Debatten om nordisk enhet (на шведською мовою).
Mabel, Lovable - Sevimli, hoş demektir.Етимологія: лат. bellus – "гарний, красивий, прекрасний, чарівний".
"Tombul" sözcüğü bazen sevimlilik anlamı da taşır.Іноді слово «шкрьяток» має і ширше значення.
Kedisi çok sevimli.Його кіт такий милий.
Kedisi çok sevimli.Її кіт такий милий.
Bebek filler sevimlidir.Слоненята гарні.
Dizinin başrollerinde Ahmet Kayakesen ve Gizem Sevim yer almaktadır.[1]Серіал має 1 сезон. Режисер серіалу — Емре Кавук. Сценарист серіалу — Бірол Гювен.
Tacitus onu, döneminin en sevimli kadını diye tanımlar.Manehto ji popisuje jako nejkrásnější ženu své doby.
Sevim'le evlenir.Vezmeš si mě, kámo?
Sevimli Hayalet Casper (Özgün adıyla Casper), 1995 yapımı ABD aile komedi fantastik filmi.Casper (v americkém originále Casper) je americká rodinná filmová komedie z roku 1995.
Hurley adanın sevimli şişmanı olarak tanınır.Lakeba je znám jako náčelnický ostrov.
Mezarı Eyüp'te Bahariye Mevlevihanesi karşısındadır. ^ Sevim, Nidayi.Făcutu-i-au și giupâniasa lui, unde l-au îngropat, mormânt di piatră frumos, ca s rămâe di pomeniri."
Sevim ile iyi bir arkadaştır.Este bun prieten cu Harry.
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu.În plus are cea mai plăcută și încântătoare înfățișare exterioară pe care o poți vedea."
Sevim, Ali.Rădulescu, Al.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Uneori vrea să fie îmbrățișat ca să se simtă mai bine.
Lili: Sevimli bir kadındır.Era o femeie simpatică.
Sevim, Ali.Alexiasz, ford.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Akkor arra gondolt, hogy majdan ő is ilyen csuklyába szeretne öltözni.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Myös miehen tulee pukeutua hillitysti.
1996 yılında Jackson'ın yönettiği Sevimli Hayaletler (The Frighteners) gösterime girdi.The Frighteners) on vuonna 1996 ensi-iltansa saanut Peter Jacksonin ohjaama kauhukomedia.
Rolling Stone piyano parçalarını "amaçsızca sevimli" olarak tanımladı.Rolling Stone kuvaili kappaletta "club-pop leikkaukseksi Ne-Yon haikealla kertosäkeellä".
Genelde sevimlidir.Ne ovat yleensä hyvänlaatuisia.
Sevim ile iyi bir arkadaştır.Hänestä tulee hyvä ystävä Annan kanssa.
İçindeki evler de orman kadar sevimlidir.Se viihtyy yhtä lailla ruohomailla kuin metsissä.
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu.Hänellä arvioitiin olevan ”erityisen kaunis ja kouliintunut lauluääni sekä viehättävä olemus”.
Lili: Sevimli bir kadındır.Η Λίλι ήταν μια πανέμορφη γυναίκα.
Sevim, Ali.Πλιάκος, Ελ.
Ulvi ve Sevim evlenirler.Οι Πάντι και Εασουάρι παντρεύονται.
123. ^ Ali Sevim, Yaşar Yücel (1990).Καλώς ήρθες, τριαντάφυλλό μου (1990) 10.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Og så glæder hun sig til at få syet en fantastisk kjole.
Sevim, Ali.Makuch, Eddie.
Ulvi ve Sevim evlenirler.Både mennesker og hunde bliver gift.
Komik ve sevimli bir kişiliği vardır.Han var en sjælden storstilet og sympatetisk personlighed.
Kısa boylu sevimli biri olan Profesör Filius Flitwick tarafından öğretilir.Kollegieoverhovedet er besværgelseslæreren Filius Flitwick.
İçindeki evler de orman kadar sevimlidir.De voksne finnes gjerne i skog.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Han var en av få til å kjøre med briller.
"Rahel sevimli ve güzeldi" ve "Lea'nın gözleri zayıftı".Mens «Lea hadde matte øyne» var Rakel «velskapt og vakker».
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu.«Vart, vakkert og stemningsfullt».
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Det er også kjent at han bruker store klær.
Başka bir nedeni ise isimlerinden dolayı sevimli ve şirin yaratıklar şeklinde gösterilmeleri gerekmekteydi.Bukti lain adalah adanya nama-nama orang seperti Tubagus (Bagus), Raden dan Ateng.
Sevimli, sürekli yeni şeyler öğrenmek ve denemek isteyen bir çocuktur.Seorang anak yang selalu ingin tahu dan mencintai hal-hal baru.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Seorang gadis muda berkacamata.
Sevim, Ali.Schom, Alan.
Allah katında en sevimli orucun Davud'un orucu olduğu belirtilir.Karena demikianlah perintah Daud, abdi Allah.
Ben de tekrar giyerek sevimli gözükeceğini düşündüm.Ia sering berdandan agar selalu tampak cantik.
Dipper ve Mabel'ın arkadaşı olan Soos, sevimli ve iri biridir.Là một người bạn của Dipper và Mabel, Soos khá mập và là một người yêu trẻ em.
Sevimli şirin bir tavşandır.Nó là một con thỏ ngoan ngoãn.
Sevim, Ali.Xưng Tán Như Lai.
Mezarı Eyüp'te Bahariye Mevlevihanesi karşısındadır. ^ Sevim, Nidayi.死神によって導かれた死者の霊(魂魄)の大多数が住む尸魂界内の貧民区。
Sevim, Ali.略称、AL。
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.眼鏡をかけたハンサムな青年。
Mabel, Lovable - Sevimli, hoş demektir.ラブリー 可愛らしい、可愛いという意味。